Niçin çocuklarımızın kitap okumasını istiyoruz? – PC! 11

“Kitap mı, bilgisayar mı?” yanlış bir soru. Kitaplar da, bilgisayarlar da birer araç. Önemli olan sizin benimsediğiniz amaçtır. Bu amaç doğrultusunda kitabı da, bilgisayarı da kullanmak mümkün. Bu nedenle kendinize kitap ya da bilgisayar edinmeden önce bir amaç bulmanız daha yararlı olur.

80’li yıllarda duyduğum bir fıkra vardı: Öğretmen öğrenciye sormuş; “Einstein’ın görecelik kuramını okudun mu?” Öğrenci yanıtlamış: “Hayır efendim, henüz okumadım… Video kasetinin çıkmasını bekliyorum, çıkınca seyredeceğim.”

Bu fıkrayı bugüne uyarlarsak, öğrencinin görecelik kuramını Internet’te aradığını düşünebiliriz. Ancak o kuramı okumak ve anlamak için Internet’in sörf ortamı pek elverişli bir mekân sayılmaz herhalde… Yani bilgiye ulaşmak için bilgisayar iyi bir araç, ama bilgiyi yalnızca okumak değil, “sindirmek” için daha sakin bir ortama gereksinim var. Ama belki de alışkanlıklarımdan dolayı bana öyle geliyor, bilgisayarla büyüyen Barış ile Barış’ın kuşağı başka türlü düşünecek.

Yazılı malzemeyle insanın ilişkisine bilgisayarların ya da bilgisayar kültürünün ne gibi etkileri olacağı konusunda farklı görüşler dinliyorum. Ben galiba bu konuda iyimser olanlardanım, çünkü aklıma hep bilgisayarın kitap kültürünü yaygınlaştıracağına ilişkin örnekler geliyor. Yukarıdaki fıkra, bilgisayarın kitaba (ya da kitabın içeriğine) ulaşmayı kolaylaştıran bir araç olduğunu anımsatan bir örnek. Bilgisayarlar bunun dışında kitapları (daha doğrusu yazıları) depolamak, saklamak ve korumak için de kullanılabilir.

Altı-yedi yıl kadar oluyor; bir tıp fuarında düzenlediğimiz standda kompakt diskten makale tarama yöntemini, yani “medline”ı tanıtıyordum. Ziyaretçilerden birisi, “Anlaşılan, bir gün evimizdeki tüm kitapları bu disklere yükleyebileceğiz, sonra da bilgisayardan istediğimizi açıp okuyabileceğiz, öyle mi?” dedi. Kitap dünyası ile bilgisayar dünyası arasında bu kadar bire bir ilişki kurmak o zamana kadar aklıma gelmemişti doğrusu.

Aslında bilgisayarın kitaplarla ilişkisine her zaman bu kadar endişesiz, bu kadar iyimser bakmak mümkün olmuyor. Bu konuda akla gelen çeşitli sorular da var. Bilgisayar çocukların (ve büyüklerin de) kitap okumasına engel olan bir araç mıdır? Bir başka deyişle bilgisayar kitabın (ve okumanın) rakibi midir? Bilgisayarlar yayıldıkça okuma alışkanlığı körelecek mi?

Oğlum Barış zamanının önemli bir kısmını bilgisayar başında geçirdiği için midir, bilemiyorum, bu sorular epeydir benim de zihnimi işgal ediyor. Çünkü dünyayı tanımada kitapların insanın yaşamında vazgeçilmez bir rolü olduğunu adeta bir kanun maddesi gibi ezberlemişiz. Çevreme bakıyorum, kendisi hiç gazete-kitap okumayan ana-babalar bile çocuklarının kitap okumasını istiyorlar; yalnızca öğüt verme düzeyinde de olsa bu konuda bir çaba gösteriyorlar. Türkiye’de çok az kitap basılıyormuş, okumayı alışkanlık haline getirmiş kişi sayısı azmış, o bir başka hikâye… En azından söylem düzeyinde hepimiz “kitapsever” sınıfına giriyoruz.

Kitabın Rakipleri

Kitabı rakipsiz kılma çabaları benim çocukluğumda da vardı. O zamanlar çocukların büyük zevk alarak okudukları çizgi romanlar haftalık dergi olarak yayınlanırdı biz o kitap grubuna en ünlü kahramanlarının adıyla “Teksas-Tommiks” derdik. Çocuklar arasında bu kitaplar değiş-tokuş edilir, alınıp satılır, bazen de çikletten çıkan futbolcu resimleriyle değiştirilirdi. Derste kitabının arasında koyduğu çizgi romanı okurken öğretmene yakalananlarımız da olurdu. O zamanlar, yani 1960’larda entelektüel çevrelerde bu çizgi romanların aleyhine bir tartışma yürüyordu. Birçok yazar çocukların bu çizgi romanlar yüzünden kitap okumaktan soğuduğunu ya da kitap okumanın zevkine varamadığını düşünüyordu.

Sonra televizyon geldi ve benzer tartışmalar onun için de yapılmaya başlandı. Bazı yazarlar, çocukların sürekli televizyon önünde oturmalarının kitap okumalarına engel olduğu düşüncesindeydiler. Birçok aile de bu görüşün doğruluğuna inanıyor ve çocuklarının televizyon seyretmelerini kısıtlıyordu. Kötü not almış küçük öğrencilerre verilen en popüler ceza televizyondaki çizgi filmleri seyretmesinin yasaklanmasıydı.

Gerek çizgi romanların, gerekse televizyon programlarının konularına ve içeriklerine de (şiddet içerdikleri gibi) çeşitli itirazlar var. Ben o tip itirazları bu yazının kapsamı dışında bırakıyorum; yalnızca zaman alarak ya da doğal merakları gidererek kitap okuma alışkanlığını köreltme iddiası ya da endişesi üzerinde duruyorum.

Kitap: Amaç Değil, Araç…

Bilgisayarın kitap okumayı engelleyici olduğu şeklindeki iddiaları doğru biçimde değerlendirebilmek için olaya biraz daha geriden bakmak gerekiyor. Örneğin, şöyle bir soru işe yarayabilir: “Niçin çocuklarımızın kitap okumasını istiyoruz?”

Bu soruya benim biraz uzun bir yanıtım var: “Dünyayı daha iyi tanımaları, insanı ve doğayı öğrenmeleri, olanakları ve olanaksızlıkları doğru biçimde değerlendirip kendi tercihlerini daha sağlıklı yapabilmeleri için çocuklarımın kitap okumasını isterim.” Demek ki, kitap okumak kendi başına bir amaç olarak değil, daha başka bazı amaçlar için bir araç olarak düşünülmeli.

Acaba bilgisayar bu amaçlara ulaşmayı güçleştiriyor mu, yoksa iyiden iyiye kolaylaştırıyor mu?

Doğrusu sorular gittikçe karışmaya başladı. Çünkü Barış’ın yaşamında bilgisayarın tuttuğu yere bakıyorum ve düşünüyorum da, bilgisayarın dünyayı tanımayı kolaylaştırdığı da iddia edilebilir; tersine, kişinin öteki insanlarla ilişkilerini azalttığı da söylenebilir. Ancak şu ‘bilgisayarın insan ilişkilerine etkisi’ adı verilebilecek olan bu ince konuyu bir başka yazıya bırakalım da, kitap konusunu bağlayalım. Yani, işte bu yazının “mesajı” geliyor:

Kitaplar da, bilgisayarlar da birer araçtır. Önemli olan sizin benimsediğiniz amaçtır. Bu amaç doğrultusunda kitabı da, bilgisayarı da kullanmak mümkündür. Bu nedenle kendinize kitap ya da bilgisayar edinmeden önce bir amaç bulmanız daha yararlı olur.

Eğer çocuğunuzun geleceğini düşünüyorsanız, onun da kendisine birtakım amaçlar edineceği ortamı sağlamaya çalışın; bunu başarabilirseniz çocuğunuz bilgisayarı da, kitapları da nasıl kullanacağına kendisi karar verebilecektir.

Internet’ten Kitap Siparişi

Dünyanın başka ülkelerinde basılmış, edinmek istediğiniz, ama arayıp da bulamadığınız kitaplar varsa, Internet üzerinden çalışan sanal kitapçılarda bunları arayabilirsiniz. Örneğin http://www.amazon.com adresinde dünyanın en büyük “sanal kitabevi” bulunuyor. Burada, konu, yazar, kitap adı gibi başlıklarla arama yaparak bir milyondan fazla kitaba ulaşabiliyor, bunları kredi kartı ile ısmarlayabiliyorsunuz. Biz de yukarıdaki yazıyı yazdığım gece, eşim Hüray’a bu sanal kitapçıdan meslekî bir kitap ısmarladık. İstek formunda kitap bedelini kredi kartıyla ödemenin çok güvenli olduğunu ısrarla vurguluyorlar ve dört-altı hafta içinde kitabın elimize geçeceğini söylüyorlar. Siparişi yaptıktan hemen sonra e-posta kutumuza Amazon’dan bir onay mesajı geldi. Bakalım kitabımız ne zaman gelecek ve bir sorun olacak mı? Sonucu size de ileteceğiz.

Remzi ve Pandora Kitabevleri Web’de

Internet’ten kitap siparişi yapmak istiyorsanız, bu işi Türkiye’de de gerçekleştirebilirsiniz. Büyük kitabevlerimizden ikisinin açtığı Web alanları, bu iş için aklımıza gelen ilk isimler. Bunlardan biri, Remzi Kitabevi. Uzun yıllardır kitapçılığın yanı sıra yayıncılık da yapan Remzi Kitabevi, şimdi kitabevleri dışında da, Internet üzerinden okuyucularına hizmet veriyor.

http://www.remzi.com.tr adresine girdiğiniz zaman, yukarıdaki ekranla karşılaşıyorsunuz. Yeni kitaplar hakkında bilgi edinmeniz, değişik kategorilerde kitap bilgilerine erişmeniz ve kitap siparişinde bulunmanız mümkün…

http://www.pandora.com.tr ise, Pandora Kitabevinin ana sayfasına götürecek sizi. Pandora’nın sayfalarında kitap bilgilerinin yanı sıra, yayınlanan kitaplar hakkında istatistiki bilgiler de yer alıyor. Tabii ki, kitap siparişi de yapabiliyorsunuz. Pandora’nın sayfalarında 45.000’i aşkın kitabı içeren bir veritabanı üzerinde tarama yapabiliyorsunuz.

Pandora Kitabevi yöneticileri, özellikle yurt dışından büyük bir ilgi gördüklerini söylüyorlar.

Her iki Web alanı da, titizlikle hazırlanmış ve ortalama Web sayfalarının aksine son derece estetik ve işlevsel kullanıma izin veriyor.

Dr. Caner Fidaner
PC! 11 \ > 13/05/1997
Kim Korkar PC!’den?
Yeni Başlayanlar İçin

2 Comments

Filed under makale

2 responses to “Niçin çocuklarımızın kitap okumasını istiyoruz? – PC! 11

  1. Pingback: Barış ve Bilgisayar | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Barış ve Bilgisayar — derleme | YERSİZ ŞEYLER