Barış’ın Norveçli oyun arkadaşı – PC! 20

“Internet’te Eski Dostlar, Yeni Dostlar”

Internet dünyanın en yaygın bilgi ve iletişim ağı. İstediğiniz her konuda bir şeyler bulabiliyorsunuz Internet’te. Üzerinde çalıştığınız bir araştırma konusunda dünyada kim, neler yapıyor? En sevdiğiniz bilgisayar oyununun başka hayranları kimler? Merak ettiğiniz bir konuda, filan ülkenin falan gazetesinde dün hangi haber çıkmış? Bütün bu bilgilere Internet aracılığı ile hızlı biçimde ulaşabilirsiniz.

Ama bütün bunlara ek olarak, Internet’te izi bulunan eski dostlarla haberleşmeniz de artık çok kolaylaştı.

Dağ Dağa Kavuşmaz

Sizler Mustafa’yı tanımazsınız. Mustafa benim çok sevdiğim, fakat onyedi yıldır göremediğim bir arkadaşım. Yıllar önce izini kaybettim, yalnızca Amerika’da yaşadığını biliyordum. Birkaç hafta önce Internet’ten, kanserden korunma üzerine makale özetleri derlerken bir makalede yazar olarak adını gördüm ve bizim Mustafa’nın çalıştığı kurumu öğrendim: Ulusal Kanser Enstitüsü… Birkaç gün önce de, yine Internet’ten kanser ile ilgili kuruluşların web bölgelerini gözden geçiriyordum. Bir de baktım, Ulusal Kanser Enstitüsü’nün web sayfasında, kurumda çalışanların adres rehberi var! Hemen rehbere girip Mustafa’nın elektronik posta adresini buldum ve ona bir mesaj gönderdim. Sonra da sık sık ekrandan posta kutumuza bakmaya, Mustafa’nın yanıtını beklemeye başladım. Birkaç gün sonra yanıt geldi. Mustafa benden haber aldığı için çok sevinmişti, ama bir araştırma için İspanya’da olduğundan ancak yanıt verebiliyordu… Şimdi Mustafa ile hem iki eski dost olarak hem de mesleki konular hakkında yazışıyoruz. Bu yaz, belki bize konuk olacaklar!

Bu deneyimden sonra, eski dost arama işlerini kolaylaştıracak yöntemler buldum. Örneğin bu iş için arama makinelerini kullanmaya başladım. Biliyorsunuz, sizin verdiğiniz anahtar sözcüklere göre, Internet üzerindeki bölgeleri tarayan ve size sonuçlarını gösteren tarama programlarına “arama makineleri” deniyor. Alta-Vista, Yahoo, Webcrawler, Magellan gibi birçok arama makinesi var. Eğer aradığınız kişinin Internet üzerinde bir izi varsa, onu örneğin, “Alta-Vista” ile bulabilirsiniz.

Bunun için Alta-Vista’yı açın, anahtar sözcük bölümüne tırnak içinde aradığınız ismi yazın. Bu sırada iki şeye dikkat edin; birincisi “ş”, “ç”, “ı” gibi Türkçe karakterleri kullanmayın, ikincisi küçük harflerle yazın. Örneğin, “hulya avsar” ya da “kenan dogulu” diye yazmalısınız. Aslında Internet aracılığı ile aradığınız kişiyi bulmanız için hazırlanmış programlar da var. Örneğin, AltaVista’nın açılış sayfasında “Who Where” adlı bir link var, bu link ile Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan kişi ve kuruluşların adreslerine ulaşabiliyorsunuz.

Bu yöntemleri öğrendikten sonra, yıllardan beri görüşemediğim, ama yurtdışında bir yerlerde olduğunu bildiğim eski arkadaşları da aramaya başladım. Az önce, Fen Lisesi’nden arkadaşım olan Oğuz’un, Amerika’da bir üniversitenin matematik bölümünde olduğunu (yine Internet’te arama yaparak) öğrendim, ona da bir mesaj gönderdim. Oğuz’un matematikçi olması beni hiç şaşırtmadı, çünkü lisede de çılgın bir matematik merakı vardı. İçini rakamlarla doldurduğu bir defter hatırlıyorum.

Barış, Ali ve Ole…

Bizim gibi belli bir yaşa ulaşmış kişiler için eski dostları bulmak anlamlı ve heyecan verici olabilir ama, henüz bir ortaokul öğrencisi olan Barış’ın ne yatılı okuldan ne de askerlikten arkadaşları var… Onun bilgisayarda en çok ilgilendiği konu (şimdilik), “doom” ve benzeri oyunlar. Bizim evin bilgisayar bölgesinden bağırışlar, çığlıklar, silah atışları, koşturma sesleri duyarsanız telaşlanmayın. Çünkü olsa olsa Barış oyun oynuyordur! Bir de arkadaşlarıyla geliştirdikleri bir muziplikleri var. Oyunların konuşma bölümlerini Türkçeleştiriyorlar. Örneğin Amerikan askerleri “Yaylalar, yaylalar!” diyerek yürüyüş yapıyor, vurulunca “öldüm anam!” diye bağırıyorlar.

Bir süredir bizim evde yeni bir icat çıktı. Barış artık Doom oyununu yalnız başına değil, Ali ile birlikte oynuyor. Ama Ali kendi evinde, Barış kendi evinde iken oynuyorlar, yani modem kullanıyorlar. Saati gelince birbirlerini telefonla arayıp oyunlarına başlıyorlar. Barış’ın dediğine göre, bazan ikisi birlikte canavarlara karşı, bazan da ikisi birbirine karşı mücadele ediyorlarmış. Telefon hat ücretleri daha düşük diye bu modem oyunları geceleri gerçekleşiyor!

Ama bu yazıda asıl anlatacağım o değil, Barış ile Ali bir yandan hazır oyunları kullanırken, bir yandan da kendileri oyun programları, “doom” bölümleri yazıyorlar. Aynı zamanda Internet üzerinden başka “doom” meraklıları arıyorlar. Kısa bir süre önce, Ole adlı Norveçli bir genç arkadaş buldular, onunla oyun bölümleri alış verişi yapıyorlar, birbirlerine oyun hileleri öğretiyorlar vb. Yani komşumuzun çocuğunun adını bilmeyen Barış’ın şimdi, Norveç’ten bir oyun arkadaşı var. Barış’ın, “Cyber Software” adlı grupları için hazırladığı web bölgesini ilk ziyaret edenlerden birisi de Ole oldu. Barış şimdi hem web sayfasını düzenlerken hem de yazdığı oyunları geliştirirken Ole’nin önerilerini de dikkate alıyor. Barış ve Ali belki, önümüzdeki yıllarda Ole ile yüzyüze de görüşürler.

Siz De Q Yöntemini Mi Uyguluyorsunuz?

Şimdi bir başka hikaye anlatacağım. Karım Hüray, bir-iki yıldır, az bilinen ve daha çok sosyologlar ile sosyal antropologların kullandığı bir araştırma yöntemi olan “Q yöntemi” ile ilgileniyor. Bazı hasta gruplarına uyguladığı testleri uygun biçimde değerlendirerek, kimi psikiyatrik hastalıkları daha iyi tanımaya uğraşıyor. Bu yöntemi psikiyatri alanında kullanan başka araştırıcı sayısı Türkiye’de sıfır, dünyada ise üçü-beşi geçmiyor. Bu durumda Hüray için kendisi ile aynı alanda çalışan kişileri bulmak büyük önem taşıyor.

Belli konuda çalışan araştırmacıları bulmak için, Internet-öncesi dönemde şöyle yapılırdı: Bilimsel dergilerde yayınlanan makalelerin özetlerini MedLine gibi kaynakların hazırladığı CD’lerden tararsınız, benzer araştırmaları yürütenlerin adreslerini bulursunuz, onlara mektup yazarsınız (ya da faks çekersiniz ama faks, uzun metinler ve çok rakamlı sayfalar için uygun olmuyor), gelecek yanıtı beklersiniz vb. Kuşkusuz bu işler haftalar, hatta aylar sürerdi. Şimdi, yani Internet-döneminde ise Hüray gibi yaparsanız, bu işler birkaç gün içinde tamamlandığı gibi, gelişmelerden de çok kısa süre içinde haberdar olursunuz. Hüray önce kullandığı yöntemin adını yazarak Alta Vista’dan bir tarama yaptı, Amerika’dan ve Almanya’dan, Q yöntemini psikiyatri alanında kullanan başka araştırıcılar buldu. Sonra bunlara e-posta mesajları yollayarak kendi yaptıklarını anlattı ve görüşlerini istedi. Amerika’daki araştırıcı, Hüray’a, çalışmasının sonuçlarını değerlendirmesi için 400 dolara satılan bir bilgisayar programı önerdi. Ama Hüray, Almanya’daki araştırıcıdan bu yazılımı ücretsiz olarak temin etti. Üstelik programı kullanabilmek için mektup ya da disket postalamaya gerek kalmadı, çünkü bu programı yine Internet’i kullanarak kendi bilgisayarımıza “indirdik” (yani “download ettik”). Şimdi Hüray kendi verilerini bu hazır programa yükledi, değerlendiriyor.

Bakalım, Internet aracılığı ile daha kimleri bulacak, kimlerle tanışacağız?

Dr. Caner Fidaner
PC! 20 \ > 15/07/1997
Kim Korkar PC!’den?
Yeni Başlayanlar İçin

1 Comment

Filed under makale

One response to “Barış’ın Norveçli oyun arkadaşı – PC! 20

  1. Pingback: Barış ve Bilgisayar | YERSİZ ŞEYLER