Sorunlar karşısında bilim — Evrensel Gençlik

sayi4

Benzinsiz çalışan arabalar, geniş ve rahat evler, görüntülü iletişim, havadan ulaşım olanakları… Bilim ve teknolojinin insanlığa vaat ettikleri saymakla bitmez…

Yüksek fiyatlarla satılan teknolojik oyuncakları, uzay araçlarını ve uyduları göstererek “bir gün teknolojinin neyi başaracağı” üzerine verilen söylevler çoktan eskidi. Daha kapitalizmin ilk zamanlarında işçiler onlara hiçbir hak tanımayan bu sömürü sistemine isyan ettiler, öfkelerini makineleri kırarak gösterdiler. Emperyalizm çağına girildikten sonra iki acımasız paylaşım savaşı yaşandı. Nazi faşizminin insanlardan sabun üretmesi, ilaç firmalarının fakir insanları tıbbi deneylerde kobay olarak kullanması, ABD’nin Japonya’ya attığı atom bombalarının yarattığı dehşet, özellikle Amerikan bağlantılı devletlerin kullandığı “son model” işkence aletleri, Irak işgalinde kullanılan misket bombaları…

Kapitalist dünyanın yaydığı umutlar, gençlik hayalleri olarak geride kaldı.

Günümüzde insanlığın, açlıktan salgın hastalıklara, evsizlikten yapılaşmaya kadar birçok sorunu var. Bu sorunlar uzun zamandan beri var ve bir türlü çözülemiyor. Bir yere yardım yapılsa, bir salgına son verilse dahi, emperyalist müdahaleler ve yoksulluğun giderek artmasıyla bu sorunlar hep daha da derinleşiyor. Oysa insanlığın bütün bu sorunları çözmek için teknik kapasitesi mevcuttur. Konaklama sorununa karşı depreme dayanıklı binalar yapmak, çevreyi kirletmeden enerji sağlamak, bütün dünyayı doyuracak kadar gıda üretmek, aşılamalar yaparak çoğu açlık kaynaklı olan salgın hastalıkların kökünü kurutmak, dünyanın her yanına su, elektrik sağlayacak altyapıyı kurmak ve diğer birçok şey için ne kaynak ne de bilgi eksiği var. Ne var ki bunlar hiçbir zaman gerçekleşmiyor…

Bilim ve teknolojinin sunduğu tüm bu olanaklar neden bir türlü gerçeğe dönüşmüyor? Mühendisler mi tasarlamıyor, onlar tasarlıyor da işçiler mi yapmıyor? Mesela otomobil ulaşımı yerine raylı ve toplu ulaşıma ağırlık verilse hem çevre kirliliği, hem de trafik kazaları azalırdı. Ancak kapitalist devletlerde bunun yolu kapalıdır. Çünkü bu devletlerde etkili olan büyük petrol şirketleri için bir sömürü aracı olarak otomobil ve petrol pazarı çok önemlidir ve kaybetmeyi göze almazlar. Dolayısıyla bu konudaki çalışmalar da azınlığa hizmet ediyor. Böyle bir sistemde sorunların çözülmesi bir yana, derinleşmesi kaçınılmazdır.

Açlık, toprak parçasından gıda elde etme sorunu mudur? İşsizlik, fabrikalara ulaşma ve iletişim kurma sorunu mudur? Savaşlar, ülkeyi yönetenlerin acemiliğinden mi oluyor? Yoksa bütün bu sorunlar aslında tek bir toplumsal sorunla mı ilgilidir? Toprağı ve bitkiyi araştırmak açlığı, mikropları araştırmak salgın hastalıkları çözmeyecek. Bütün bu sorunların kaynağında, kapitalist üretim ilişkileri var ve bugün bilim adamlarının ele alması gereken en temel sorunu oluşturuyor.

Toplumsal sorunun çözülmesinin bilime yüklediği sorumluluk, savaş döneminde antiemperyalizm ve savaş karşıtlığı olarak ortaya çıktı. Daniel Amit gibi bilim insanlarının Amerikan örgütlerinden ayrılmaları, bazı öğretim üyelerinin savaşla ilgili bir projede yer almayacaklarını açıklamaları, 98 öğretim üyesinin YÖK ve YEK egemenliğine karşı yaptığı basın açıklaması, bilimin üzerindeki sorumluluğun ve bilimin toplumsal rolünün yansımalarıdır.

Bilim, savaşı ve emperyalizmi protesto etmekten fazlasını yapabilir ve bunun tarihte de birçok örneği vardır. Sistemin değişmesi, toplumsal soruna karşı sistematik, bilimsel ve toplumsal bir yaklaşımı gerektirir.

(Evrensel Gençlik sayı 4)

***

sayi1cizim

sayi2cizim

sayi3cizim

2 Comments

Filed under bilim, makale, programlama

2 responses to “Sorunlar karşısında bilim — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER