Geleceği kurmak için — Evrensel Gençlik

Geçtiğimiz cumartesi günü Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden gelen elektrik-elektronik, bilgisayar ve haberleşme mühendisliği öğrencileri ODTÜ’de buluştu. Elektrik Mühendisleri Odası II. Öğrenci Kurultayı’na gelen EMO-Genç delegeleri, mühendislerin karşı karşıya oldukları sorunlar üzerine tartıştılar ve kararlar aldılar. Kurultay elektrik kaçakçılığı ile mücadelesinde öldürülen Hasan Balıkçı’nın anısına yapıldı.

Cuma gecesi iki otobüs dolusu mühendislik öğrencisi olarak türküler söyleyerek İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çıktık. Gidiş-dönüş ve beslenme EMO tarafından karşılanıyordu. Bu olanağı Ankara’da dolaşmak için kullananlar da vardı. Sabah ODTÜ’ye vardığımızda protestolu açılışın yapıldığı salondaydık. Okulun içinde olmasına rağmen öğrenciler bu salonu kullanmak için kiralamak zorunda bırakılıyor.

Sabah TMMOB Başkanı Kaya Güvenç’in konuşmasının ardından yapılan divan seçimi ile kurultay başladı. İlk oturumların konusu üniversite öncesinde ve üniversitedeki eğitimdi. Önce bildiriler sunuldu. Sunuşlar başladıktan itibaren salondaki yaklaşık 700 kişinin yarısı üçer beşer dışarı çıkmaya başladı. Bildirilerde İstanbul-Ankara ağırlığı olmaması, birçok bildirinin geldiği Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nin yanısıra İzmir, Malatya, Mersin, Isparta, Antep gibi birçok ilden katılım olması dikkat çekiyordu. Her sene onbinlerce mühendisin mezun olduğu düşünülürse, yeterli çalışma yapılsaydı katılım çok daha fazla olabilirdi denebilir.

Bildiri sunuşları bittikten sonra tartışmalara geçildi. Eğitim konusunda söylenenler dönüp dolaşıp 12 Eylül ve YÖK’e gelip dayanıyordu. Üniversitedeki eğitimin yetersizliği, uygulama eksikliği, eğitime yatırım yapılmaması, yabancı dilde yapılan eğitimin sağlıksızlığı, öğrencilerin kaderinin 3 saatlik bir sınavla belirlenmesi, öğrencilerin bu koşullar altında istediği meslekler yerine çok kazanacağını düşündüğü popüler mesleklere yönelmesi, teknokentlerin sermayenin sömürüsünü artırmak için üniversite kaynaklarını kullanması… Bunun gibi sorunların, Türkiye’ye 12 Eylül darbesi ve 24 Ocak kararları ile başlayan bir süreç olarak yansıyan, sermayenin “neoliberalizm” olarak da adlandırılan akımlar üzerinden yürüttüğü saldırılar ile ilgili olduğu söylendi. Darbenin ardından anayasa bile çıkmadan kurulan YÖK’ün ise bu saldırıların üniversitelerdeki yürütücüsü olduğu belirtildi. Tartışmaların ardından konu ile ilgili önergeler okundu ve karara bağlandı. Çoğu “EMO Genç … savunur” biçimindeki önergelerden kabul edilmeyen olmadı.

Son oturumun konusu ise üniversite sonrasında yaşananlardı. Bu konuda sunulan bildirilerde, mühendislik mesleğinin karşı karşıya olduğu sorunlar ele alındı. Mühendislerin 50’li yıllardaki ayrıcalıklı konumundan çok uzak bir duruma geldiği, uluslararası sermayenin Türkiye’ye biçtiği role uygun olarak, Türkiye’deki mühendisliğin de “montaj” kelimesinde anlamını bulan bir “işçilik” durumuna düştüğü söylendi. Bu işçileşmenin sonucu olarak bir yandan yabancılaşma sorunu, bir yandan sendikalaşma ve hak mücadelesi sorunu ile karşı karşıya kalındığı belirtildi. Hak saldırılarının yaşandığı her yerde olduğu gibi mühendislikte de cinsel ayrımcılık yoluyla kadınların haklarının daha yoğun saldırıya uğradığı üzerine bir sunum yapıldı. Son sunumda ise TMMOB’nin karşı karşıya olduğu üyelerini çalıştıramama sorunu ele alındı. Oturumun sonunda yine kararlar alındı. Ayrıca her konuda konuşmak için serbest kürsü açıldı. Konuşanların en çok vurguladığı, bizim öğrencilerin sorunları ve kendi sorunlarımız üzerine konuşurken dünyanın sorunlarını iyi tespit etmemiz gerektiğiydi. Biz burada eğitim sorununu tartışırken ABD Ortadoğu’yu birbirine katıp rant elde etmeye çalışıyor. Emperyalist işgal ve Kürt sorunu ile de ilişkili olarak halkların kardeşliğinin ve barışın savunulmasının önemi üzerinde duruldu.

Kurultayda alınan kararlar ile EMO-Genç neyi “savunduğunu” ortaya koydu. Bundan sonra yapılacak olan, bu kararların hayata geçebilmesi için, mühendislik öğrenciliği alanına uygun mücadele biçimleri belirleyerek harekete geçmek olacak. Aslında çalışmanın nasıl yürütüleceği konusunda tartışılabilecek birçok konu vardı: Yeni üyeler kazanmak için izlenebilecek yollar, ilgili bölümlerin ÖTK’leri ile kurulabilecek ilişkiler, üniversitelerdeki faaliyetin kulüpleşme ya da belli kulüpler altında yürütülmesi ile geliştirilmesi olanakları… Belki de şimdi sıranın bunlara geldiğini söyleyebiliriz.

Anadilde eğitim tartışması

Üniversite eğitimi üzerine bildirilerde ele alınan bir konu da yabancı dilde eğitimdi. Önce birkaç sunuşta İngilizce eğitimin iletişimi, düşünmeyi ve bilim yapılmasını engellediğinden bahsedildi. Sonraki bildiriyi sunan öğrenci yine yabancı dilde eğitim yapılmasına karşıydı ama “Türk milletinin buna layık olmadığından” ve “Türk dilinin yok olması tehlikesinden” bahsediyordu. Bir sonraki bildiriyi sunan öğrenci yine aynı bakış açısından konuya değindi ve sunuşunu “gençlik ulusal cephede birleşmiştir” diye bitirdi. Bunun üzerine söz alan bir arkadaş, anadilde eğitim sorununun yalnızca Türkçe’nin sorunu olmadığını, Türkiye’de yaşayan insanların farklı farklı anadilleri olduğunu söyledi. Buna çözüm için ayrı ayrı her dilde verilen eğitimin dışında iletişim için ortak bir dil belirlenmesi gerektiğini belirtti ve buna Sovyetler Birliği’nde yapılmış uygulamaları örnek gösterdi. Bunun üzerine konuşanlar bu görüşe destek verdiler. Başka bir öğrenci, İngilizce eğitime karşı böyle tepki gösterilmesi üzerine “Ben Türkçe’yi okulda öğrendim. İngilizce eğitime karşı olmak tabi önemli, ama anadilinizi konuşmanıza bile izin verilmediğini düşünün. Biz bu sorunu çok daha yoğun yaşıyoruz. Bize devlet teorisi dersi veriyorlar, alt katta karakol var.” diyerek yaşadığı sorunları anlattı. Oturum sonunda anadilde eğitim kararı oylanacakken “ulusal cephe”den bahseden öğrenci ayağa kalktı ve “anadilde” kelimesinin kanunlara göre Türkçe anlamına geldiğini iddia etti. Bunun üzerine divan başkanı, önergenin yazım aşamasında bulunduğunu ve kastedilenin bu olmadığını söyledi. Karar oy çokluğu ile kabul edildi.

(Evrensel Gençlik sayı 19)

2 Comments

Filed under bilim, deneyim, makale, programlama

2 responses to “Geleceği kurmak için — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER