Yeni Bir Dünyanın Kurucuları — Evrensel Gençlik

İlkokulda, tarihin dönüm noktaları anlatılırken yeniçağı yakınçağa bağlayan Fransız Devrimi’nin bahsi geçer. Burjuvazinin, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik şiarıyla monarşiyi yıktığı, milliyetçiliğin çıkış noktası olan bu olayın sonrasında olmuş, daha önemli bir tarihsel dönüm noktası varsa o da Ekim Devrimi’dir (büyük önemine rağmen milli tarih kitaplarında “çarlığın yıkılmasının ardından iç karışıklığa sürüklenmek” diyerek geçiştiriliyor).

İlk Sosyalist Devrim

Rusya işçi sınıfının, burjuva-feodal devleti yıkarak kendi iktidarını inşa ettiği Ekim Devrimi (Paris Komünü bir yana) dünyada yaşanan ilk sosyalist devrimdir. Bu devrim ile ilk kez bütün ulusların eşit ve gönüllü birliği tanındı. Milliyetçi Fransız Devrimi’nin aksine, ulusal sorun ulus özelinde değil, emperyalizme karşı genel bir sorun olarak ele alındı. Devrimin Rusya’da gerçekleşmesi ise emperyalizmin doğası ile, zincirin ancak en zayıf halkasından kopabileceği gerçeği ile ilgiliydi.

Ekim Devrimi, 20. yüzyıl dünyasında toplumsal, siyasal, kültürel, bilimsel, birçok alanda derin etkiler bıraktı. Avrupa’da sınıf savaşının keskinleşmesi, ezilen halkların kurtuluş savaşlarının (Türkiye dahil) desteklenmesi, sanatın emekten yana zenginleşmesi, bilimde maddeci diyalektik yöntemin gelişmesi… Ama bu devrimin bıraktığı etkilerden en önemlisi, dünya işçi sınıfına ve ezilen halklara emperyalist boyunduruktan kurtuluşun, sosyalist iktidarı kurmanın yolunu göstermesiydi.

Yeni Devrimlerin Sancıları

Bugün “küreselleşme” adı altında uluslararası bir sömürü düzeni hüküm sürüyor. Dünya kaynaklarını kendi aralarında paylaşmak için birleşmiş, kendi aralarında bile anlaşamayan birkaç burjuva ulus-devlet için “BM uluslararası meşruiyet zeminidir” deniyor. Ekonomik gücünü bağımlı ülkeler yaratmak için harcayan ABD, Afganistan ve Irak’ı “özgürlük getiriyorum” diye işgal ediyor. Çıkarları zedelenen Fransa, Almanya, Belçika gibi ülkeler ABD’ye karşı bloklaşıyor. Çin, kendi çevresindeki ülkeleri kendisine bağlamaya çalışıyor.

Dünyanın bir yüzünde, pazar ve kaynak peşinde yaptıkları işgaller ve dayatmalarla burjuvazi, şirketler ve devletler var. Diğer yüzünde ise, kendi devletlerinin yaptığı çıkar hesaplarına karşı çıkan, emperyalist işgale karşı direnen halk ve emekçiler bulunuyor. Birincisi dünyanın çürüyen ve can çekişen yanını, ikincisi ise gelişen yanını oluşturuyor.

Burjuvazi; Birinci Dünya Savaşı’ndan beri özünde değişmedi. Ekim Devrimi’ni yaratan, burjuva devletlerin yüzlerce yılda yapamadığını on yıllara sığdıran Sovyetler Birliği’ni kuran işçi sınıfı da, o günden bu güne yaşadığı yenilgilere karşın özünde değişmedi. Yeni bir dünyanın kurulması ihtiyacı giderek artıyor. Kapitalizmin kendi sonunu hazırladığı günümüz dünyası, yeni devrimlere gebe. Bunun sancıları da, özellikle Türkiye ve İran gibi her türlü emperyalist planda yaşamsal önem taşıyan, “zayıf halka” özelliği gösteren ülkelerde daha yoğun yaşanıyor.

Şubat 1917

Emperyalist ülkelerin dünyayı yeniden paylaşmak için 1914’te başlattıkları I. Dünya Savaşına Çarlık Rusyası da katılmıştı. Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin (RSDİP) örgütlü olduğu ve 1905 devriminin deneyimlerini taşıyan işçi sınıfı içinde, savaşa ve çarlığa karşı genel grev fikri yaygınlık kazanmıştı. 18 Şubat’ta bir fabrikada başlayan grev on günde bütün ülkeye yayıldı, işçi ve asker ayaklanmasına dönüşerek çarlık yönetimini devirdi. Ancak, çarlık dumasında (Meclis) bulunan liberallerin, RSDİP’deki menşeviklerle anlaşmasıyla geçici bir burjuva hükümet kuruldu.

Temmuz 1917

Geçici hükümet “anayurt savunması” bahanesi ile emperyalist savaşa ortak olurken, Lenin’in önderliğindeki bolşevikler “bütün iktidar sovyetlere” sloganı ile hükümete karşı bir kitle hareketi örüyorlardı. 4 Temmuz’da yüzbinlerin bolşeviklerin sloganını haykırdığı gösteride onlarca kişiyi katleden geçici hükümet, büyüyen hareketi ezmek için askeri önlemleri giderek artırıyordu.

Ekim 1917

Bolşevik Parti Merkez Komitesi, II. Sovyetler Kongresi öncesinde geçici hükümetin devrilmesi için koşulların olgunlaştığına karar verdi. Eski takvime göre 24 Ekim’i 25 Ekim’e, yeni takvime göre 6 Kasım’ı 7 Kasım’a bağlayan gece, Aurore zırhlı gemisinin top atışları ile Kışlık Saray’a saldırı başladı ve saray birkaç saat içinde ele geçirildi. 7 Kasım sabahı toplanan II. Sovyetler Kongresi ilk olarak geçici bir işçi ve köylü hükümeti kurulmasına karar verdi. Bütün savaşan halklar ve hükümetlei adil ve demokratik bir barış için görüşmeye çağırıldı. Toprak reformu kararı ile büyük toprak mülkiyeti geçersiz kılındı. Rusya halklarının hakları kararnamesi ile ulusların eşit, özgür ve gönüllü birliğinin sağlanması için, her ulusun kendi kaderini tayin hakkının (ayrı devlet kurma hakkı dahil) tanınması karar altına alındı. Böylece Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kurulmuş oldu.

(Evrensel Gençlik sayı 19)

2 Comments

Filed under makale

2 responses to “Yeni Bir Dünyanın Kurucuları — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER