Vizontele ve nedenleri unutulmuş devrimcilik — Evrensel Gençlik

“Oraya güzel şeyler de gelirdi… Ama hiçbiri uzun kalmazdı.” diyor Vizontele-Tuuba filminin afişinde. İlk filmde bölgeye televizyonun gelişi anlatılıyordu, bu filmde ise kütüphane müdürü olarak sürgün edilen bir öğretmen ile kurulan kütüphane anlatılıyor. Öyküsü 70’li yılların sonunda Hakkari’nin bir ilçesinde geçen film, hem bugünün gençlerinin, hem de 80’lerin gençlerinin ilgisini çekiyor. İzleyenlerden filmi “fazla politik” bulanlar da var, dönemi hatırlayıp gözleri yaşaranlar da… Filme yapılan yorumlarda kuşak farkının büyük etkisi var.

“Devrimci” genç tipi

Filmdeki politik atmosfer, duvar yazıları ve afişlerle bezenen mekanların yanısıra farklı siyasetleri temsil eden insan tipleriyle sağlanmış. Bu tiplerin kimisi sağcı, kimisi solcu, ama özellikle dikkati çeken bir “devrimci genç” tipi var. İlçedeki genç erkekler tek kalıptan çıkmış gibi birbirlerine benziyorlar. Farklı fraksiyondan iki dernekte örgütlenen bu gençler, bıyık bırakan, sigara içen, elinden kitabı düşürmeyen, ama pek de kitap okumayan kaba saba adamlar olarak görünüyor. Buna diğer insanlardan ve yaşamdan kopuk, kendi havasında halleri, uzlaşmazlık ve kavgacılık eklenince, insani yanları olarak yalnızca sevgilileri ile ilişkileri kalıyor. “Bu gençler neden devrimci olmuşlar?” sorusunun cevabını ise filmde bulmak mümkün değil.

Filmde 80 darbesi dolaylı yoldan anlatılıyor. Televizyonda generallerin yaptığı açıklama görülüyor, solcular ve kütüphane müdürü götürülüyor, ardından anlatıcı “ama onlar yalnızca suça teşebbüs etmişti” anlamına gelen sözler söylüyor. Sağcılar fırsatçılıklarıyla yerin dibine batırılmış, solcular uzlaşmazlıkları ile eleştirilmiş; ama darbenin bir temsilcisi yok filmde. Ordu mensubu tek kişi ilçedeki komutan, o da darbe ile ilgili bir yorum yapmıyor. Gençler sürekli olay çıkarıyor, iyi niyetli komutan da onlara acıyıp mahkemeye sevk etmiyor.

Filmdeki en olumlu karakterlerden biri, solcu kütüphane müdürü Güner. İlçedeki insanlarla iyi geçinen Güner, kütüphane kurabilmek, halkı kitap okumaya alıştırabilmek için elinden geleni yapıyor, halka okuma yazma kursu açıyor. Kütüphaneyi birbirine katan “devrimci” gençler bile onu yıldıramıyor!

Darbe unutuldu mu?

Dönemin ve politik atmosferin ele alınması önemli bir adım. Gençliğinde mücadele etmiş, darbeyi yaşamış insanlara geçmişlerini hatırlatmakta başarılı. Ama darbeyi yaşamamış bizim gibi gençlere o dönemi sebepleri ve sonuçlarıyla, gerçekçi ve etkili bir şekilde anlattığını söylemek zor. Bugün yaşananlardan kopuk, başka bir dünya anlatılıyor gibi. O dönemi yaşamadık belki; ama darbenin sonuçları ile her gün yüzyüzeyiz.

80 darbesinin başta gençlik olmak üzere halk ve emekçiler üzerindeki en büyük etkisi bölünmüşlüğü artırmak oldu. Din, ırk, cinsiyet, fraksiyon ve diğer her türlü araç, halkın mücadelesini parçalamak için kullanıldı. Bu baskı karşısında dayanamayarak mücadeleyi bırakan birçok kişi, bugünün “eski solcular” kuşağını oluşturdu. Geçmişte yaptıklarını çocukluk olarak görenler, neden mücadele ettiğini unutanlar hep çocuklarına siyasete bulaşmamayı öğütlediler. Öyle ya, birkaç deli dolu gencin peşine takılarak bir yere varılacak değildi! Filmde anlatılanın aksine, dünkü gençlerin mücadele etmesinin bir sebebi vardı; bugün de var. Geçmişle bugün arasındaki bağlantı da bu anlatılmayan sebeplerde gizli.

Filmin bütününe baktığımızda, gerçekçi ve sorgulayan bir yaklaşım yerine duygusal ve kurgusal öğeleri öne çıkaran bir yaklaşımın hakim olduğunu görüyoruz. Darbenin Türkiye solundaki yozlaştırıcı etkileri, birçok insana uğrunda mücadele ettiği değerleri unutturan etkisi göz önünde bulundurulduğunda, darbecileri eleştirmekten kaçınılması, gençliğin mücadelesinin hedefsiz bir uğraş gibi gösterilmesine şaşırmamak gerekiyor. Ama sormak gerekir, eski değerlerini unutanlar, onlara geçmişlerini sevgiyle anımsatan bu filmi hani o siyasete bulaşmamasını öğütledikleri çocukları “fazla politik” bulunca ne hissediyorlar acaba?

Hafızamızı taze tutalım!

Ne dünya değişti, ne de mücadele bitti. Darbe 24 Ocak kararlarını hayata geçirmek için yapılmıştı, şimdi de yeni yasalarla, özelleştirmelerle aynı saldırı devam ediyor. Türkiye ABD boyunduruğu altındaydı, hala öyle. Gençlik tam bağımsız demokratik Türkiye istiyordu, yine istiyor. Koşullar değişmedikçe bu böyle devam edecek. Geçmişi unutmak, bugünü de unutmak anlamına geliyor. Önümüzü görebilmek istiyorsak, hafızamızı taze tutalım!

(Evrensel Gençlik sayı 34)

2 Comments

Filed under makale

2 responses to “Vizontele ve nedenleri unutulmuş devrimcilik — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER