Bilim neye hizmet etmeli? — Evrensel Gençlik

sayi44a

Irak’ta işgal sürüyor. Her türlü bilimsel ve teknik olanakları elinde bulunduran işgalcilerin tek yapamadığı şey, binlerce Iraklıyı öldürmüş olmalarına inandırıcı bir gerekçe bulmak oldu. İşbirlikçilerinin de yardımıyla bütün dünyayı saran istihbarat ağlarına rağmen, nasıl olduysa, güvenliklerini tehdit eden kitle imha silahlarını bulamadılar. İngiltere’de bu tartışmaların basına yansıması ile tetiklenen olaylar zinciri, devlete danışmanlık eden mikrobiyolog David Kelly’nin ölümü ile sonuçlandı.

Savaşın başladığı haftalar, savaş karşıtı hareketin de yükseldiği, işgalcilerin yalanlarına kanmayan milyonlarca insanın savaşın durması için sokaklara döküldüğü haftalar oldu. Savaş karşıtlığı bilimadamları arasında da yankı bulmuştu. Dr. Daniel Amit savaşı haksız bulduğunu, bu nedenle Amerikan örgütlerinden ayrıldığını açıkladı, Türkiye’den de onu izleyenler, bilimin savaş için kullanılmasına karşı tavır alanlar oldu. Ama sonra Bağdat’ın düşüşü, hareketin de düşüşü oldu.

O dönem YÖK başkanı ile ortak açıklama yapan rektörler, Kürt devleti paranoyasını ileri sürerek üniversiteler adına işgale destek vermişlerdi. Bu açıklama, 80’lerden beri bilim ve üniversitelerin YÖK sopası ile ıslah edilmeye çalışıldığı gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. YEK tasarısının gündeme gelmesinden sonraki dönemde üniversiteler üzerine yürüyen tartışmalarda öğrencilere hiçbir söz hakkı tanınmaması da aynı anlayışın bir yansımasıydı.

Bütün bu olayların kesiştiği sorun: Bilim neye hizmet etmeli? YÖK, üniversiteler adına işgali desteklediğini söylüyor. ABD ve onun öncülük ettiği NATO, her ne kadar “barışı” savunduğunu iddia etse de, en başa ‘terörizme karşı savaş’ ve güvenlik konseptini koyuyor ve bilimi de bu çerçevede değerlendiriyor.

Bu soruya verilen farklı yanıtlar da var. İkinci Dünya Savaşı’nda Stockholm Çağrısı’nı kaleme alan Frédéric Joliot-Curie ve bu çağrıyı imzalayan bilimadamları emperyalizme teslim olmamış ve barışı savunmuşlardı.

Türkiye’deki NATO zirvesi, yeni işgaller ve savaşlar için bir dönüm noktası olacak. ABD, bu zirveye katılacak ülkeleri ortadoğu planlarına katmaya çalışıyor. Türkiye de bu planlarda kilit nokta niteliğinde.

Emperyalizmin gelecek tasarıları, bilimi bir saflaşmaya zorluyor. Üniversiteler ya güvenlik ve kitle imha silahları üzerine yaratılan paranoyayı sorgulayacak; ya da genişleyerek sürecek işgallere sessiz destek verecek. Ya üretilen bilgilerin bilime kaynak aktarabilen küçük bir azınlığın çıkarlarına hizmet etmesine seyirci kalacak, ya da bilimin evrenselliği ilkesini savunacak. Joliot-Curie’nin dediği gibi; bilimin elde ettiği sonuçlar mükemmel gelişmeler de sağlayabilir, atom bombası örneğinde olduğu gibi korkunç yıkımlara da yol açabilir. Bu tamamen bilim emekçilerinin, öğretim üyelerinin, öğrencilerin alacağı tavra bağlı.

sayi44b

Bilimin direnişi ve Frédéric Joliot-Curie

Avrupa’nın bağrında yükselen faşizmin bütün dünyayı savaşa sürüklediği yıllardı. Nazilerin işgal ettiği ülkelerden biri olan Fransa’da bilimadamları, buluşlarının Nazilerin eline geçmemesi için çalışıyordu. Bu bilgilerin en önemlisi de atom enerjisinin kullanılmasıydı.

Eşi Irene Curie ile yapay radyoaktiviteyi bulan Frédéric Joliot-Curie, bu bilginin faşizmin elinde yol açabileceği sonuçları iyi biliyordu. İşgal altındaki Fransa’nın bağımsızlığı için direniş hareketini başlatanlardan biri Joliot-Curie oldu. Ulusal Üniversite Cephesi ile meslektaşlarını kurtuluş savaşı için seferber etti. Laboratuvarında ürettiği patlayıcılarla da direnişe destek oldu. Mücadele sürerken Fransız Komünist Partisi’ne katılan Joliot-Curie, bir yandan ülkesinin bağımsızlığı için savaşırken, diğer yandan dünyada barışın sağlanması için çaba sarf ediyordu.

Savaş bittikten sonra dünyadaki ilk atom pilini yapan Joliot-Curie, bilimsel çalışmalarını sürdürürken, bilim işçilerinin örgütlenmesinin ve bilimsel çalışmaların insanlığa hizmet etmesinin de savaşını veriyordu. 1950 yılında Stockholm Çağrısı’nı yazarak bilimadamlarını atom bombasına karşı tavır almaya çağırdı. Dünya Bilim Emekçileri Federasyonu ve Dünya Barış Konseyi’ne başkanlık etti. Atom enerjisinin savaş için kullanılmasını kesin olarak reddettiği için Atom Enerjisi Yüksek Komiserliği görevinden uzaklaştırıldı.

Bilim dünyasının antiemperyalist direnişini temsil eden Joliot-Curie, Stockholm Çağrısı’nın son paragrafında şöyle diyordu:

“Biz dünyanın bütün halklarının, her gün daha gelişip serpilen ve onların hizmetine sunulan bilimin araç ve gereçlerinden ve doğanın güçlerinden barış içinde sayi44cfaydalanmaları gerektiği düşüncesindeyiz. Eğer kimi kesimler; insanlığın en kıyımcı, yıkıcı ve etkili araç-gereçlerıne sahip olduklarını sanarak, dünyaya sahip olmakla övünüyorlarsa, şunu bilmelerini, anlamalarını istiyoruz: Gittikçe çoğalan barış yandaşları, onların kırımcı eylemlerini engelleyecek ve onları geldikleri yere geri gönderecektir.”

 

“Bilim Yoluyla Güvenlik”

Haziran’da Ukrayna’da toplanan NATO Bilim Komitesi’nin önerileri üzerine, Kuzey Atlantik Konseyi, NATO’nun sivil bilim desteği için yeni bir konsepti kabul etti.

Programın alacağı yeni yönü vurgulamak için yeni bir isim seçildi; program bundan sonra “Bilim Yoluyla Güvenlik” için NATO Programı olarak bilinecek.

Yeni isim, gözden geçirilen programın hedef ve amaçlarını daha isabetli bir biçimde yansıtıyor. Artık yalnızca ittifakın yeni yönelim ve hedeflerini ve/veya ortak ülkelerin önceliklerini izleyen, güvenlikle ilgili Öncelikli Araştırma Konuları üzerine yapılan işbirliklerine destek önerilecek. Öncelikli Araştırma Konuları, aşağıdaki alanları içeriyor:

– Terörizme karşı savunma

– Diğer güvenlik tehditlerine karşı koyma

– Ortak ülkelerin öncelikleri

Bu yalnızca geleneksel işbirliği destek mekanizmaları değil, “Barış için Bilim” projeleri için de geçerli olacak.

Akdeniz Diyalog ülkeleri artık ilk defa “Barış için Bilim” çerçevesinde destek alma hakkı elde etti.

Yeni programın özelliği, 1990’larda gerekli olan, birincil olarak ortaklıkları beslemek ve gelişmiş bir bilim toplumu inşa etmek için bilimadamlarını bir araya getirmekten uzaklaşması. 11 Eylül 2001 terörist saldırıları ile değişmiş olan dünyada, artık program bilimadamlarını, NATO, Ortak ve Akdeniz Diyalog ülkelerinin yeni güvenlik sorunlarını çözmeye çalışmaları için bir araya getirecek.

(30 Mart 2004 tarihli yazı, NATO internet sitesinden alınmıştır)

(Evrensel Gençlik sayı 44)

2 Comments

Filed under bilim, makale

2 responses to “Bilim neye hizmet etmeli? — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER