Bilim ve öznelci karanlık — Evrensel Gençlik

sayi48b

sayi48a

Liselerde işlenen biyoloji derslerinin resmi programında evrim konusuna ne kadar süre ayrılıyor biliyor musunuz? Toplam ders saatinin binde biri! Lise son sınıf öğrencileri, son biyoloji dersinin son 25 dakikasında evrim fikriyle tanışıyor.* Ayrıca dersin işlenişini anlatan açıklamada bu bölümde anlatılanların yalnızca “görüş” ve “yorum” olduğu, diğer bölümlerde anlatılanlar ise “kesin bilgiler” olduğu için bu görüşlerin biyolojinin bilgi birikimine hiçbir şekilde temel teşkil edemeyeceği uyarısı yapılmış. Hatta “bilgilerin yetersizliği” gerekçesiyle bu konular üzerine tartışılmaması öğütlenmiş.

Geçenlerde İtalya’da Berlusconi hükümetinin “o yaştaki gençlerin anlamayacağı” gerekçesiyle ilköğretim ve ortaöğretim programından evrim konusunu kaldırma girişimi, halk ve akademiden gelen büyük tepki ile boşa çıkarıldı. ABD’de birçok eyalette evrimin anlatılması yasak. Türkiye’de ise evrim konusu lise eğitiminin son 17 dakikasına sıkıştırılmış. Yalnızca biyoloji değil, tüm bilimlerde ve felsefi görüşlerde büyük sarsıntılar yaratmış, modern dünyada hem ilerici hem gerici cepheyi oluşturan fikir akımlarına temel oluşturmuş evrim gibi bir teorinin böyle kenara atılması ne anlama geliyor?

Eğitimde evrimin yerinin daraltılması çabalarına paralel olarak, büyük mali kaynaklara dayanan, Türkiye’ye de Harun Yahya ismiyle giren evrim karşıtı bir propaganda yürütülüyor. Yerine göre şu ya da bu dine dayanan bu propaganda, hem evrim teorisine, hem de bir bütün olarak materyalizme savaş açıyor. Bu savaş, bir yandan emperyalizmin “terörizme karşı haçlı seferleri” ve köktendinci terör örgütlerinin estirdiği fırtına ile, diğer yandan göklere çıkarılan “medeniyetler çatışması” tezleriyle destekleniyor. Bilimsel düşüncenin etkisinin kırılması ve onun yerini kör inancın alması için milyarlarca dolar dökülüyor.

Materyalist düşünceye karşı olmanın felsefi anlamı idealizm, yani algıların dışındaki maddi dünyanın reddedilmesi, ‘varlık, algılanmış olmaktır’ şeklinde özetlenen düşünce oluyor. Postmodern düşüncenin bilinemezciliği ve dünya karşısında çaresizliği de, Matrix filminde ifadesini bulan algıcı felsefe de aynı şeye işaret ediyor: Kapitalist düzenin insanları birbirinden koparma, birbirinin bilgisinden yoksun kılarak bireyciliğe itmesinin vardığı son nokta, işte bu öznelci bakış açısıdır. Egemenler eğer bunu yaymakta başarılı olurlarsa, dünyanın nasıl bir yer olduğunu tartışmak yerine, onu yok sayabilecekler.

Müslümanlık, hristiyanlık gibi dinleri temel alarak geniş kitlelere idealist bir felsefenin egemen kılınması çabaları, ortaçağın bilim düşmanı skolastik felsefesini, dünyayı anlamaya ve değiştirmeye çalışanların şeytan olarak görüldüğü, neyin doğru neyin yanlış olduğunu kilisenin belirlediği dönemleri anımsatıyor. Aydınlanmayı başlatan ve sürdüren burjuva sınıfı, şimdi yüzyıllar sonra kendi başlattığı fikirlerden tümüyle vazgeçiyor.

Küreselleşme ile küresel bir ekonominin kurulduğu, bütün çatışmaların sona erdiği savunulmuş, kanıtlanmaya çalışılmıştı. Şimdi ise yeni çatışmalar karşısında tamamen bilim ve mantık dışı bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Tehditler, kitle imha silahları ve terörizm üzerine koparılan fırtınada bilimsel bir bakış açısının, sebeplerini bulup çözme, en azından savunma çabasının bile çoğunlukla terk edildiğini görüyoruz.

Dünyayı sonu gelmez savaşlara sürükleyen emperyalizm, bunun nedenlerini açıklamak zorunda kalmak istemiyor. İçine girdiği ideolojik yenilenmenin etkilerini medyada, kültürel alanda, politik yaklaşımlarda ve birçok yerde görmek mümkün. Propagandanın etkisi, bir süre için idealizme doğru bir kaymaya neden olabilir. Ancak dünya bu felsefenin politik anlamları ile sarsıldıkça saflaşma derinleşiyor. Taraflar netleştikçe bilimden yana olanların mevcut düzenle hesaplaşma içine girmesinin koşulları daha da olgunlaşıyor.

– Lise 3 biyoloji programının 2 ders saati ayrılan son konusunun 7 başlığından son ikisi evrimle ilgili (http://ttkb.meb.gov.tr/programlar/).

sayi48c

sayi48d

EVRİM NEDİR?

Canlı türleri çoğalırken kendi içlerinde bir çeşitlilik de oluştururlar. Evrimin hammaddesi olan bu çeşitlilik içinde doğal seçilim gerçekleşir. Yani çevresel koşullara uygun olan canlılar hayatta kalırken, uyum sağlayamayanlar ölür. Hayatta kalan canlıların çoğalması ile bu olay tekrarlanır. Bunun milyonlarca yıl boyunca tekrarlanması sonucu yeni türler oluşur, yeni organlara sahip gelişmiş türler ortaya çıkar.

Dünyanın evrenin merkezi olmadığını söyleyen Galile gibi, Darwin de düşüncelerini açıkladığında büyük tepkilerle karşılaşmıştı. İnsanın diğer canlılardan ayrı, kutsal bir yere konduğu ortaçağ karanlığının kalıntıları, canlıların çeşitliliğinin milyonlarca yıl süren bir evrimin sonucu olduğunu reddettiler. Ama biyoloji, ortaya çıkardığı verilerle evrim gerçeğine işaret etti ve gelişimi içinde ayrıldığı hücrebilim, embriyoloji, genetik gibi yeni dallar da bu temeli güçlendirdi.

Evrim teorisinin farklı yorumları, özellikle geçtiğimiz yüzyıl içinde birçok politik ve felsefi akıma kaynaklık etti. Kafatasçı fikirleriyle faşizm, serbest rekabet felsefesi ile liberalizm, insanı insan yapanın emek olduğunu gören marksizm bunların arasında sayılabilir. Evrimi reddeden ise çoğunlukla dini akımlar oldu.

(Evrensel Gençlik sayı 48)

***

sayi49cizim1

2 Comments

Filed under bilim, makale

2 responses to “Bilim ve öznelci karanlık — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER