ALTI GÜNLÜK ORKESTRA — Evrensel Gençlik

Kampın ikinci günü müzik atölyesi için toplandığımızda, çoğumuz birbirini ilk defa görüyordu. Çalgılarımızla geldiğimiz ilk çalışmada, bildiğimiz türkülerden, marşlardan başladık. Tabi yeni bir şey değildi yaptığımız, bizden önce ne aşıklar, ne müzisyenler gelmiş geçmiş. Ama biz yine de neyimiz var neyimiz yoksa koyduk ortaya. Yüzyıllardır halkın dilinde söylenegelmiş ezgileri, ilkmiş gibi çaldık.

Yaklaşık yirmi kişiydik. Türkiye’nin dört bir yanından yirmi genç. Aramızda saz, gitar, yanflüt, davul, darbuka çalanlar, söyleyenler vardı. Kamp boyunca her gün düzenli olarak çalıştık. Çalışmalarda sonradan katılan arkadaşlar oldu, ayrılan arkadaşlar oldu, ama süreklilik bozulmadı. Hepimiz ulaşmak istediğimiz sonucun bilincinde olduğumuz için, kendi aramızda anlaşma ve uyum sorunu asgari düzeyde oldu. Böylece teknik sorunlara odaklanabildik ve kısıtlı olan zamanı verimli bir şekilde değerlendirebildik.

Çalgı ya da sesini en iyi şekilde kullanan ile daha acemi olanın bir arada olabilmesi önemliydi. Bu, günümüzün egemen gerçeği olan “sanatçı kaprislerinden” büyük ölçüde arınmış olmamız sayesinde gerçekleşebildi. Bilen bilmeyene öğretmeli. Bu bir üstünlük sorunu değil, verilmiş ayrıcalıkları reddetme, eşitsizliği ortadan kaldırma sorunu. Bu yüzden konsere hazırlık, aynı zamanda uygulamalı bir müzik eğitimi olmak zorundaydı ve bir ölçüde oldu da.

Altı günlük çalışmanın sonunda üç gitar, iki bağlama, iki flüt, üç vurmalı, kız ve erkek korolarıyla küçük bir orkestra olmuştuk. Karadeniz’den, Ege’den, Güneydoğu’dan Türkçe, Kürtçe, Lazca türküler, halay parçaları ve marşlarla toplam 25 parça çaldık. Kürtlerin göçünü anlatan Malan Bar Kır türküsünde Diyarbakırlı arkadaşın kendi yazdığı şiiri okuması, söylediğimiz türkülere, marşlara eklediğimiz çok sesli bölümler, kendi tarzımızı söylediğimiz parçalarda her fırsatta yansıtmamız, yaptığımız işin basit bir tekrar değil, yaratıcı bir faaliyet olduğunun göstergeleriydi.

Konserde çalışmalarımızın meyvesini fazlasıyla aldık. Özellikle halay bölümünde çalmamıza gerek bile kalmadı. Zaten olanak da kalmadı! Halay sonrası marşları çalmak için toparlanma biraz zahmetli oldu, ama değdi. Konserin bitişiyle İstanbul arabasına gitmemiz bir oldu. “Bugün Var Yarın Yok” adını taktığımız grup, Külkedisi misali saat 12 itibariyle balkabağına dönüştü. Biz de bir gün tekrar buluşmak ümidiyle ayrıldık ve darı taneleri gibi Anadolu’ya saçıldık.

Bir müzik çalışmasının başarısı neyle ölçülür? Senfoni orkestrası, piyanist şantör, pop şarkıcısı, halk şairi vb. için birçok yanıt verilebilir. Bizim için ölçü, yeni bir mücadele kültürünün müziği olabilmek. Müzik, kültür sorununun yalnızca bir parçası, ama önemli bir parçası. Bu yüzden daha kırk fırın ekmek yememiz lazım.

Cemil Demirhan (EÜ Fizik, Gitar)

Müzik grubundaki arkadaşlarla ortak görüşümüz değişmesini istediğimiz bir dünyanın kültürünü de (bizim açımızdan müziği) kendi ellerimizle yoğurabileceğimizi kanıtlayabilmekti. Her biriyle kampta tanıştığım arkadaşlarla ilk günün sonrasında gayet istenilen bir düzeyde çalışmalara başladık. İlk defa duyduğumuz türkülerden belki onlarca defa dinlediğimiz türkülere kadar geniş bir yelpaze vardı elimizde ve bu hazineyi olabildiğince her arkadaşımızdan yararlanarak sunmamız gerekiyordu. Birçok amatörlüğü yaşadığımız çalışmalardan sonra konsere belki de beklemediğimiz kadar hatasız çıkmayı başardık. Umarım bu deneyimi ileriki günlerde önümüzü açıcı bir olanak olarak değerlendiririz.

Ezgi Aksoy(ODTÜ, Kız korosu)

Çalışmalarına ilk başta izleyici olarak katıldığım “Grup Bugün Var Yarın Yok” paylaşımın, çabanın, uyumun bir arada bulunduğu çok güzel bir gruptu. Kısa sürede bu kadar iyi olabileceğini başlarda belki de hiçbirimiz düşünmemişizdir. Ama bunun böyle olmadığını çalışmalarımızı arkadaşlarımıza sunduğumuz son gece gördük.

Özlem Altun (İÜ Opera öğrencisi)

Kampta böylesi bir birlikteliğin sağlanması güzel oldu. Bu sayede birçok düşüncelerle farklı kültürlerden gelen arkadaşlarımızla müzik yapma şansımız oldu. İyi müzik yapmanın her zaman yeterli olmadığını gördüm. Kamptaki birçok etkinlikten kalan zamanlarımızda da olsa kalabalık bir grupta uyum yakaladığımızı düşünüyorum. Tabi ki bu o kadar kolay olmadı. Ama uzun çalışmalar sonucu bu sorunları da aşabildik.

(Evrensel Gençlik sayı 55)

2 Comments

Filed under deneyim, görüşme, makale

2 responses to “ALTI GÜNLÜK ORKESTRA — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER