Gerçek ve sahte kahramanlar — Evrensel Gençlik

Bir öğrenci olarak birçok ekonomik zorluğa katlanmak durumunda kalıyoruz. Eğitim, ulaşım, barınma, yemek… İhtiyaçlara para yetiştirmeye çalışırken burs başvuruları da gündeme geliyor tabii. “Destekleme”, “yardım”, “hizmet” gibi isimler taşıyan birtakım derneklere-vakıflara giderek kendimizi anlatıyoruz, ikna etmek için dil döküyoruz. Gerekli gördüğü öğrencilere burs veren bu kuruluşları dürüst, yardımsever, duyarlı kişilerin kurduğu söyleniyor. Burs vermek, yoksul öğrencilere destek olmak, toplumdaki eşitsizliği bir nebze olsun azaltmak gibi insani gerekçelere dayandırılıyor. Bu da ister istemez yüzyıllar öncesinden eski bir İngiliz halk efsanesini anımsatıyor. Elbette zengini soyup yoksula yardım etmesiyle bilinen Robin Hood’dan bu yana çok sular aktı, ama açlık ve yoksulluk bir türlü değişmedi.

Bir halk kahramanı

Robin Hood, efsaneye göre 1200’lerin İngiltere’sinde yaşayan, kralı Aslan Yürekli Richard’a bağlı, inançlı bir genç. Kral, haçlı seferlerine gittiğinde, geride bıraktığı ülkelerin kaldığı “adaletsiz” ağalar, vergi topladıkları köylüler yoksulluk ve açlık içindeyken zenginlikte yüzüyorlar. Robin Hood, bu ağalara karşı yöredeki yoksul köylülerden oluşan yasadışı bir çete kuruyor. Sherwood ormanında saklanan bu çetenin yaptığı iş, yoldan geçen zengin tüccarları soyarak ganimeti halka dağıtmak. Halkın sevgisini kazanan ve yerel iktidarın korkulu rüyası olan bu çete, ağalık düzenini değiştirmek gibi bir amaç taşımıyor, zaten her fırsata kral Richard’a bağlılığını belirtiyor. Daha sonra kralın seferden dönmesi ile adalet yerini buluyor ve ‘çete’ dağılıyor.

Yüzyıllar önce sözlü bir gelenek olarak doğan Robin Hood’un bugün basılı kitaplar olarak raflarda boy göstermesi, değişen kültürel hayattaki değişmez varlığını sürdürmesi nasıl açıklanmalı? Halk öykülerinin yıllar içinde unutulmamasunu halk için bir anlam taşımalarına borçluyuz. Robin Hood efsanesi de, her şeyden önce sosyal adaletsizliğe karşı mücadelenin bir örneği olarak, geçmişteki değerini koruyor. Açlık ve yoksulluğun bütün dünyadaki emekçi halkları sardığı dünyamızda, “adaletli” kralın yokluğundan yararlanan “kötü yürekli” lordlara cezasını verecek Robin Hood’lar, olanakları bir yana, kötü bir düşünce değilmiş gibi görünüyor.

Sahte Robin Hood’lar

Günümüzde, “yolsuz devlet adamlarının” altında ezilen öğrencinin yardımına modern Robin Hood’lar koşuyor. Gerçeğinin yanına bile yaklaşamayan bu sahte kahramanlar, eskisi gibi yoksula vermek için zengini soymak zorunda kalmıyorlar. Çünkü ya zenginlerin desteğini alıyorlar, ya da zaten zenginler tarafından kuruluyorlar. Sabancı gibi ülkenin en büyük holdinglerinden birinin burslar dağıtması, uluslararası sermayeyi temsil eden Dünya Bankası’nın ülkelerdeki sivil toplum kuruluşlarına destek vermesi, insani veya ahlaki nedenlerle açıklanabilir mi?

Bu kuruluşların “şeffaflık”, “sivil toplum”, “yönetişim” gibi kavramlarla ifade ettikleri ütopyaları, hiçbir zaman anlatıldığı gibi gerçekleşmiyor. Onların da bağlı olduğu bir kral var tabii, o da uluslararası sermaye. Bu kralın çıktığı “terörizme karşı haçlı seferinin” hedefi ise uzak bir yer değil, ülkemizin de bulunduğu Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgeleri. Sivil toplum kuruluşları, krallarının gelip Türkiye’deki “hantal devlet kurumlarını” özelleştirerek serbest piyasa cennetini yaratmasını umut ediyorlar. Piyasaya bağlılıklarını, “siyaset yapmadıklarını” iddia etmelerinden anlıyoruz. Onlara sorarsanız, dert ettikleri ekonomik sorunlar, politikadan bağımsızdır. Temeldeki anlayış, ekonomi ile siyasetin birbirinden koparılması, daha doğrusu aradaki ilişkinin üzerinin örtülmesine dayanıyor. Oysa Robin Hood’un en önemli özelliği, bölgedeki yoksul köylülerin çıkarlarına uygun bir politika izleyerek yerel iktidarı sarsmasıydı.

Bugün olanlara baktığımızda Robin Hood’un neden gerçek bir kahraman olduğunu daha iyi anlıyoruz. Onu yaşatan, bugünküler gibi uluslararası lobiler, holdingler, şu ya da bu sermaye grubu değil, devletin topladığı vergiler altında ezilen yoksul köylülerin desteğiydi. Bugün ise biz öğrencilerin, emekçilerin ekonomik ihtiyaçları sömürülüyor, hem de “insanlık adına”!

(Evrensel Gençlik sayı 57)

2 Comments

Filed under makale

2 responses to “Gerçek ve sahte kahramanlar — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER