“Bilişim çağı”nın kökenleri — Evrensel Gençlik

sayi81a

Bilgi çağı her yerde. Ondan kaçamıyoruz. Her sokakta vitrinleri süsleyen, melodilerine aşina olduğumuz cep telefonları; her gün yenisi çıkan sesli görüntülü elektronik oyuncaklar ve tabi ki kader gibi dünyanın her köşesine ağlarını ören internet… Yoksa insanlık bilgeliğin sırrına mı ulaşmakta? Belki bu “çağın” öncülüğünü yapan en önemli teknolojilerin, cep telefonları ve internet’in geçmişine kısaca bakarsak bu soruya bir yanıt bulabiliriz.

Ticari bir başarı

Cep telefonları, köken olarak araçlarda kullanılan mobil telefonlarına dayanıyor. İlk mobil telefonlar 1947 yılında AT&T’nin Bell laboratuvarları tarafından polis araçlarında kullanılmak üzere üretilmişti. Şirket, ABD Federal İletişim Komisyonu’ndan mobil telefon için geniş bir frekans aralığı ayrılmasını istedi. Bu talebi kabul edilmeyen AT&T, mobil teknoloji araştırmalarının kazanç getirmeyeceğine karar verdi. Elde taşınabilen ilk telefon, 1973 yılında AT&T’nin rakip şirketi Motorola tarafından üretildi. İlk cep telefonları binlerce dolara satılıyordu, daha sonra yeni yeni teknolojilerin geliştirilmesiyle kullanıcı sayısı ve pazar büyürken birim maliyet azaldı.

Askeri rekabet

İnternet’in geçmişi Soğuk Savaş dönemine uzanıyor. ABD ile SSCB arasındaki Soğuk Savaş, temel olarak ideolojik mücadele ve bilimsel ve teknolojik üstünlük alanlarında sürmekteydi. Bu dönemin en önemli gelişmelerinden biri 1957’de Sovyetler’in dünyanın ilk yapay uydusu olan Sputnik’i dünyanın yörüngesine başarıyla oturtması oldu.

Sputnik, ABD yöneticilerinde ve medyasında şaşkınlık ve korku ile karşılandı. Sputnik olayının tetiklemesi ile ABD Savunma Bakanlığı ve ABD yöneticileri tarafından bir dizi karar alındı. Bunların arasında Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA) ve NASA’nın kuruluşu, mühendislik eğitiminin geliştirilmesi, ulusal bilim kurumuna yatırımın yüz milyon dolar artırılması, denizaltı füze projesi Polaris’in başlatılması gibi birçok karar vardı.

ARPA kuruluşu, 70’li yıllarda geliştirdiği ARPAnet projesi ile bugün kullandığımız internet’in temellerini attı. ARPAnet, üniversiteler arası bir ağ olarak tasarlandı ve proje çalışmaları, birçok üniversite mezununun katılımıyla gerçekleşti.

Bilgi çağının başrol oyuncularının sahneye çıkışlarına baktığımızda ilk göze çarpan, dünya kapitalizminin çelişkilerinin içinden doğmuş olmaları. Devlet egemenliğini korumak, güçlendirmek, yeni ve kazançlı pazarlar yaratmak gibi ihtiyaçlar çıkış noktasında etkili olmuş. Daha sonra yıllar içinde bu çizgide ilerlemeye devam eden teknolojiler, bir yandan yaygın kitlelere ulaşıp insanların yaşam biçimini değiştirmiş, öte yandan cep telefonu kapakları gibi farklı farklı kılıflara girerek kapitalizmin egemenliğinin sembolleri olmuşlar.

***

sayi81b

– Cebit bilişim fuarında ne iş yaptın? Günlerin nasıl geçti?

Hande Çetin (Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi): Tanıtımını yaptığım, özelliklerini ve farklarını anlattığım ürünler LCD ve plazma televizyonlardı. Fuar 11.00-20.00 arası ziyaretçilere açıktı. Tüm bu süre içerisinde standda duruyor, ürünlerle ilgili gelen sorulara cevap veriyordum. Tabii bu tanıtıma broşür/katalog dağıtmak da dahil.

– Teknolojinin dünyayı küçülttüğü, küresel köy yaptığı söyleniyor. Sen ne düşünüyorsun bu konuda?

Fuarda çalıştığım dört gün boyunca, TÜYAP’ın on büyük salonunun dolup dolup taştığını gördüm. Haftaiçi günlerdeki yoğunluğu görünce, haftasonunun ne kadar kalabalık olacağı düşüncesi, insanın gözünü korkutmaya yetiyor. Gelenlerin çoğu, bilişim ve teknolojiye meraklı, öyle ya da böyle ilgilendikleri ürünlerin önbilgisine sahip kişiler. Herkes cep telefonlarından, bilgisayarlardan, tv’lerden,… diğer iletişim/bilişim araçlarından tabii ki haberdar ve bazıları da bu ürünlerin son modellerine sahip. Fuarda en son model ürünlere ilgi yoğundu. Kimsenin elindeki ‘en mükemmel’, ‘en son moda’ değil. Ve herkesin en çok merak ettiği, kendisinde bir alt modeli olan ürünün son modelinin, elindekilerden ne farkı olduğu.

– Teknolojik gelişmelerin dünyadaki insanların temel ihtiyaçlarının karşılanması yönünde olduğunu düşünüyor musun, neden?

Teknolojik gelişmelerin dünyayı daha küçük bir yer haline getirdiği, her şeyi son derece kolaylaştırdığı bir gerçek. ‘Temel ihtiyaç’ kavramının haberleşme, bilişim, kolaylık, … gibi maddelerinin karşılandığını ispatlayan ürünler var(dı fuarda) tabii. Ama ne temel ihtiyaçlar bu maddelerle sınırlı ne de bu kolaylıklara dünyadaki herkes ulaşma şansına sahip.

(Evrensel Gençlik sayı 81)

2 Comments

Filed under bilim, görüşme, makale, programlama

2 responses to ““Bilişim çağı”nın kökenleri — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER