Gündemimiz güncel sanat — Evrensel Gençlik

sayi82a

9. İstanbul Bienali devam ediyor. Yedi mekana yayılmış sergilerden oluşan bienal, adına güncel, çağdaş, ne denirse densin, alışılmışın dışındaki bir sanat biçimini öneriyor. İlk bakışta teknolojinin kullanılması, görüntü ve ses ile desteklenerek tasarlanmış mekanları ile dikkat çekiyor. Daha yakından bakıldığında ise küratörlük, sponsorluk gibi uygulamalarıyla, dünyadaki diğer bienallerle birlikte, ideolojik ve ekonomik yükümlülükler taşıyan bir çeşit kültür-sanat örgütlenmesi olduğu görülüyor.

Bienal mekanlarının bir kısmı büyük salonları bölümleyerek oluşturulmuş. Bazı bölmelerde kısa filmler oynatılıyor. Duvarlarda fotoğraflardan ya da tablolardan oluşan çalışmalar var. Maketler, inşa edilmiş yapılar, duvar yazıları gibi işler için ise daha açık alanlar tercih edilmiş. Sergilenen eserleri izlediğimizde, ilk dikkat çeken, doğrudan anlatım yerine dolaylı anlatımın tercih edilmesi. Ayrıca eserlerde çok anlama gelebilen ifade biçimleri kullanılmış. Öyle ki, eserleri izleyenler, oradaki bir deftere bu gördüklerinden ne anladıklarını yazsalar, eserleri ortaya koyanlar hiç tahmin edemeyecekleri yorumlarla karşılaşabilirler.

sayi82b

“İstanbul’a başkalarının gözünden bakarak, başkasının İstanbul’a samimi bir bakışını katmanın bir yolu…” 9. İstanbul Bienalini düzenleyen iki küratör Esche ve Kortun kavramsal çerçeve üzerine yazdıkları yazıda bienalin böyle anlaşılmasını umduklarını söylüyorlar. Bir yanda İstanbul, öte yanda “başkası” vurgusu dikkat çekiyor.

Kurgu biçimleri

Denizin sığlıklarında dolaşan yüzlerce insan. Birden bir anons duyuluyor ve kimsenin güvenlik sınırlarını aşmaması söyleniyor. Başka bir filmde ise İsrailli gençlerin oynadığı “yerleşimcileri çıkarma” oyununu görüyoruz. Birbirlerini tutuyor, çekiyor, sürüklüyorlar… İsrail-Filistin çatışması, güvenlik stratejileri içinde sıradanlaşan korku ve tehdidin gölgesi, bu eserlere bir sıradanlık ve doğalllık olarak yansımış. Bunlar gibi birçok eser, yaratıcılarının düşündükleri ile ilgili dolaylı çağrışımlar taşıyan kurgular biçiminde. Aslında bu kurguların arkasındaki düşüncenin ne olduğundan ziyade kurgunun nasıl yapıldığı daha çok dikkat çekiyor. Nasıl bir biçimin seçildiği, o biçimin barındırdığı içerikten daha ön planda diyebiliriz.

Antrepo’nun üst katındaki “Misafirperverlik alanı” ise bienalin belki de en dikkat çeken kısmı. Çünkü Türkiye’ye dair daha anlam verilebilir işler yer alıyor burada. Esas olarak Türkiye’li katılımcılardan oluşan bu katın neden “Evsahibi” olmadığı da akla gelen bir soru. 12 Eylül’de kaybedilen insanların resimleri, darbe ile ilgili bir imza kampanyası, İstanbul’dan sokaklarda çekilmiş fotoğraflar, Ahmet Kaya’nın kürtçe müzikten bahsettiği için çatal fırlatılarak protesto edilmesini konu alan bir düzenleme, Turgut Özal’ın TV konuşması, geniş bir kütüphane ile okuma alanı…

Bienalin diğer kısımlarına göre hem yerleşim olarak, hem de içerik olarak daha yoğun olan “misafir” katı, evsahipleriyle hem benzerlik içinde hem de karşıtlıklar taşıyor. Bu alanda yer alacak bir fotoğrafta, Dolmabahçe sarayının kapısını bekleyen güvenlik görevlilerine saldırmaya hazırlanan bir genç görülüyormuş. Fakat bu fotoğraf sergiden çıkarılmış. Çünkü, soru sorma amacını aşarak cevap verme ve kışkırtmaya yönelmiş. Böylece bienalde sunulan sanat anlayışının diğer bir özelliğini ayırt etmiş oluyoruz.

Güncellik kavramı

Güncel sanat nedir? Belki ilk akla gelen, toplumun gündeminde yer bulan olaylar ve ilişkilerle ilgili bir içerik taşıyan sanat yapıtları. Fakat Bienal’in halk diliyle verdiği yanıta göre güncellik daha biçimsel bir anlam taşıyor. Bu güncellik anlayışının kriterleri arasında dolaylı anlatım kullanma, alternatif anlamlar taşıma, teknik olanaklardan faydalanılmış olması, soruyu sorma ama cevabı vermeme gibi özelliklerin öne çıktığını söyleyebiliriz.

Bu sanat anlayışı, dünya görüşünden bağımsız değil tabi. Böylesine bir kültür-sanat organizasyonunun belirli ideolojik yükümlülükler taşımadığını düşünmek zor. Gazete yazılarında, yorumlarda bienale yüklenen farklı görevler var. Kimisi Türkiye’nin dünyada tanınması için önemli bir fırsat diyor, kimisi turizm gelirleri açısından önemli buluyor, kimisi geleceğin sanat anlayışı payesi biçiyor, kimisi ise örgütlenme biçimine ve çıkar ilişkilerine dikkat çekiyor.

Türkiye’de düzenlenen birinci ve ikinci Bienallerin küratörlüğünü yapan Beral Madra’nın eski bir yazısında söyledikleriyle yazımızı bitirelim:

“Küresellik söylemlerin karşın, yapıtları Basel Fuarı’na girmemiş sanatçı, yörüngeye oturmuş sayılmıyor. Bienaller ile fuarlar arasındaki organik bağlantı, sanıldığından güçlü ve karmaşık; arkasında sanat pazarı desteği olmayan bienaller, sanatçıların ve galerilerin pek işine yaramıyor. Küratörler, bir sanat pazarının dışındayız deseler de, bu güçlü sistem onları da bağlıyor.”

(Evrensel Gençlik sayı 82)

2 Comments

Filed under makale, programlama

2 responses to “Gündemimiz güncel sanat — Evrensel Gençlik

  1. Pingback: Evrensel Gençlik yazıları | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Evrensel Gençlik Yazıları — derleme | YERSİZ ŞEYLER