Peter Nasıl Örümcek oldu? — Işık Barış Fidaner

spiderman_3_black_costume_trailer.jpgSıradan bir öğrenci yaşantısı olan Peter Parker, nasıl olur da gökdelenlerin damlarında gezen bir “süper-kahraman” olur çıkar? Böyle bir öyküyü beyaz perdede inandırıcı kılmak, herhalde çeşit çeşit, renk renk kostümlü olağanüstü tiplere alışık olan çizgi romanların dünyasında olduğundan daha zordur. Radyoaktif örümcek ısırınca süper güçler kazanılır mı bilinmez; ama gerçek insanlar gördüğümüzde gerçekçi tepkiler bekleriz. İyilerin iyi, kötülerin kötü olmak için sebeplere ihtiyacı vardır. Buna saf iyi ve kötünün olmadığı, bunların zaman zaman birbirine karıştığı ikilemler de eklenirse; ilk bakışta basit görünebilen bir süper-kahraman öyküsünün nasıl zorluklar içerdiği ortaya çıkar.
Bu yazıda, sorduğumuz sorunun rehberliğinde, iki film boyunca olan olayların akışına şöyle bir göz atacağız.

“Fedakarlık”
Peter, zeki ve çalışkan (gözlüklü!) bir öğrencidir. Ben amcası ve May halası ile yaşamaktadır. Pek sosyal olduğu söylenemez, okulda fazla arkadaşı yoktur, altı yaşından beri kapı komşusu ve aynı zamanda okul arkadaşı olan Mary Jane’e olan ilgisini açmaya çekinmektedir.

Derken olanlar olur, bir gün kaza ile Peter’ı ısıran radyoaktif örümcek, vücudunda büyük değişikliklere yol açar. Eve hasta gibi gelen Peter, ertesi gün uyandığında kartal gibi keskin gözleri, tonlarca ağırlığı kaldırabilecek kasları, inanılmaz refleksleri vardır. Önce yeni güçleri ile oyuncağı olmuş bir çocuk gibi oynar, eliyle ağ atar, damdan dama dolaşır ve bu yetenekleri nasıl kullanacağını öğrenir. Daha sonra ilk aklına gelen, bunları kendi çıkarları için kullanmaktır. Para kazanmak için ödüllü bir dövüşe katılır; fakat buradan çıkarken önünden geçen ve durdurmadığı bir hırsız gidip amcasını öldürünce, bu olay için kendini suçlayan Peter, amcasının öğütlediği gibi “büyük güçlerin büyük sorumluluk getirdiğini” yaşayarak anlamış olur.

Kolay paradan vazgeçen Peter, kendi ayakları üzerinde durmak ister. Arkadaşı Harry’nin zengin babasının iş ayarlama teklifini reddeder. Daily Bugle gazetesinde Örümcek Adam’ın fotoğrafını çekenlere para vaat eden ilanı görünce bu fırsatı değerlendirir ve fotoğrafçılık yapmaya başlar. Fakat bu gazetenin sahibi Jonah Jameson, Örümcek Adam’dan nefret ettiği için bu fotoğrafları onun aleyhinde haberler uydurmak için kullanmaktadır. Dolayısıyla Peter daha en baştan bir fotoğrafçı olarak mesleki varlığını Örümcek kimliği ile çelişki içinde bulur.

Yeşil Cin, askeri deneylerin sonucunda elde ettiği güçleri kendi çıkarı için kullanan “kötü adam”, aynı zamanda Harry’nin babasının ikinci kişiliğidir. Örümcek Adam’a “ne yaparsa yapsın, insanların yine ondan nefret edeceklerini” söyleyerek ona katılmasını ister. Örümcek, Daily Bugle’da Jonah Jameson’un yazdıklarıyla beslenen nefretten rahatsızdır, ama kendi çıkarlarından bir kere vazgeçmiş, sorumluluğunun bilincindedir ve Yeşil Cin’e katılmayı reddeder.

Peter, amcasının ardından elindeki güçleri adaleti korumaya adamıştır; fakat, yine de sevdiklerinin başı dertten kurtulmaz. Örümcek’in gizli kimliğini öğrenen Yeşil Cin önce May halasını, sonra MJ’in hayatını tehdit eder. Peter, bu olaylar için hep kendisini suçlar ve bu yüzden giderek daha içine kapanık biri olur.

Bir teleferikteki çocuklar ve MJnin hayatını aynı anda tehdit eden Yeşil Cin “Hangisini kurtaracaksın?” dediğinde adeta Örümcek Adam’ın vicdanını sınamaktadır. Örümcek kimseyi kaderine terk etmez ve böylece kendi çıkarlarını üstün tutmadığını kanıtlar. Ve sonunda yenilen Yeşil Cin’i taşlayan halk, Örümcek’in yalnız olmadığını, nefret edenler kadar sevenleri de olduğunu gösterir.

Yeşil Cin, Örümcek Adam için hazırladığı tuzağa düşerek ölür. Babasının Yeşil Cin olduğunu bilmeyen Harry’nin cenazede Örümcek Adam’a intikam yemini ettikten hemen sonra Peter’a sarılması, bu iki kimlik arasındaki karşıtlığın başka bir yansımasıdır.

Finalde en çok merak edilen, MJ ile Peter arasında ne olacağı. MJ Harry’den ayrılmış, Peter’a ilgi duymaya başlamıştır. Peter’da ise baştaki naif çekingenliğin yerini, sevdiklerini düşmanlarından korumaya yönelik bir kaçınma duygusu almıştır. MJ’i her zamanki kadar sevmektedir, ama ileride duyabileceği suçluluk duygusundan korkmaktadır ve MJ’e olan aşkını bastırarak “koruyucu melek” rolünü benimser. Böylece birinci öykünün sonunda Peter, Örümcek Adam olmakla kendi istek ve hayallerini feda etmiş olur.

“Kendin olmak”

İkinci filmin başında, Örümcek olması nedeniyle kendi hayatını ihmal etmiş bir Peter Parker ile karşılaşırız. Dersleri kötüye gitmiştir. Kaldığı dairenin kirasını ödeyememektedir. Halası ekonomik dara düşmüştür. MJ, oynadığı tiyatroya bile gelemediği için “boş bir koltuğa” benzettiği Peter’dan umudu kesmiş, başka bir ilişkiye başlamıştır. Peter’ın Örümcek olmakla hayatında kenara attığı, ihmal ettiği her şey, sıkıntı ve eksiklik olarak geri dönmektedir.

Tanıştığı bilimci Otto Octavius, Peter’a kullanmadığı zekasının değerini, bastırmaya çalıştığı aşkının gücünü hatırlatır. Böylece MJ’siz yapamayacağını anlayan Peter onu etkilemek umuduyla şiir okumaya başlar. Burada Peter, Örümcek sorumluluğunun ötesinde bir kişilik arayışı içine girer. Çamaşır makinesinde beyaz çamaşırlarına renk veren kostümü, hayatının düzenini bozan Örümcek’i anımsatır.

Peter, hiç beklemediği bir anda Örümcek güçlerini kaybeder. Bu durumun görünürde bir sebebi yoktur, fakat bir doktora dolaylı olarak danıştığında aldığı yanıt onu düşündürür: “Belki de duvarlarda gezmemelisin, her zaman bir seçme şansın vardır”. Sanki Örümcek, verdiği zararın telafisine yardımcı olmak için geçici olarak Peter’ı terk etmiş gibidir. Peter, bu yaşadıklarından sonra amcasının büyük sorumluluklar ile ilgili öğüdünü hatırlar ve düşünde ona farklı bir yanıt verir: “Kendime ait bir yaşam istiyorum. Artık yalnızca Peter Parker’ım, Örümcek Adam değilim.”

Eski gözlüğünü takan Peter, derslere girmeye, ödevlerini yapmaya başlar. MJ’in oynadığı tiyatroya gider ve çıkışta MJ’ye “artık değiştiğini, boş bir koltuk olmadığını” söyler. Evlenme planları yapan MJ’in kafası karışır, çünkü Peter gerçekten değişmiştir.

Peter kendi varlığını ortaya koydukça cesareti artar. Halasıyla oturdukları bir gün, amcasının ölümünde olanları itiraf eder. Örümcek olmadığı halde yanan bir binanın üst katında kalan çocuğu kurtarır. Halasının kahramanlık üzerine söyledikleri Peter’ı etkiler ve yine Örümcek olmak ister. Ama ilk denemesinde bunu “damdan düşer gibi” yapamayacağını anlar.

MJ, Peter’ı son gördüğünde etkilenmiş ve konuşmaya gelmiştir; fakat bu sefer Peter’ın aklında Örümcek olmak vardır ve yine MJ’den kaçınmaya başlar. Peter, iki kutup arasında gidip gelmektedir. Fakat aşk ve kahramanlık arasındaki bu kısır döngü, Otto Octavius’un dönüştüğü “kötü adam” Dr Ahtapot’un MJ’i kaçırması ile kırılacaktır. Örümcek güçleri tam zamanında geri gelir ve MJ’in hayatını kurtarır.

Güçlerini kaybetmesi Peter’ın kendi hayatına odaklanmasına yardımcı olmuştu. MJ’in “kurtarılacak kadın” durumuna düşmesi ise iki kişiliği için bir uzlaşma zemini yaratır ve böylece Örümcek geri dönerek Peter ile aynı kişi olur. İlerleyen sahnelerde köprüye sürüklenen treni durdurarak insanların hayatını kurtaran kahramanımız, artık maskesiz bir Peter-Örümcek’tir. Yine aynı kahraman, maskesini çıkararak Otto Octavius’un vicdanına seslenir ve onu doğru yola çağırır.

Bu arada MJ de kahramanımızın kimliğini öğrenmiştir. Peter hala mesafeli kalarak onu korumak istese de, MJ, artık Peter’ı gerçekten tanımıştır ve düğününden kaçmak pahasına Peter’ın “kapısına gelir”.

Gelgitler ve gerilimler

Baştaki soruya dönersek: Peter Parker nasıl Örümcek Adam oldu? Peter ve Örümcek kimliği arasındaki gelgitler ve gerilimler, bir anlamda bu iki filmin genel akışının omurgasını oluşturuyor.

Peter birinci filmde sevdiklerinin iyiliği için kendi isteklerinden, hayallerinden vazgeçmeyi öğreniyor; ikincide ise kendisinden vazgeçmeden, kendisi olarak, kişiliğiyle bu iyiliği sağlamayı… Böylece birinci filmin sonundaki Örümcek, Peter’ın kendi hayatından fedakarlık etmesinin ifadesiyken; ikinci filmin sonundaki Örümcek, artık Peter ile aynı kişi oluyor. İlk Örümcek, Peter kimliğinin antitezi gibi görünüyor, ikinci Örümcek ise Peter ile birleşerek sentez rolü oynuyor.

İki film, kendi içlerinde bütün olmalarının yanında daha genel bir akışı oluşturan parçalar olarak da görülebiliyorlar. Şu sıralar gösterime giren üçüncüsünün aynı akışı nasıl sürdüreceğini hep beraber göreceğiz.

Aslında çizgi romanda…

  • “Ağ atıcılar” (web-shooter, ASM#2), örümcek güçlerinin doğal bir parçası değil, Peter’ın geliştirdiği, kola takılan bir aygıttır. Her nesneye yapışan ve bir saat geçtikten sonra buharlaşan bir kimyasal maddeye dayanır. Hatta Örümcek Adam kavganın ortasında ağ kartuşunun bitmesi, yanına yedek kartuş alma gibi sorunlar yaşar.
  • Örümcek sinyali”, kartuşlarını taşıdığı kemerindeki feneri kullanarak yansıttığı, suçluları korkutmak için kullandığı bir görüntüdür.
  • Peter’ın başka bir icadı “örümcek izleyici” (spider tracer, ASM#35), yapıştığı nesneyi izlemesini sağlayan, örümcek şeklinde ufak bir cihazdır.
  • Daily Bugle’daki sekreter Betty Brant ile Peter tanıştıktan sonra aralarında duygusal bir ilişki yaşanır.
  • Flash Thompson ile çıkan “okulun güzel kızı” da Mary Jane değil, Liz Allan’dır.
  • Mary Jane Watson, May halanın arkadaşının yeğeni, Peter’a ayarlamaya çalıştığı bir “iyi aile kızıdır”. Peter uzun süre MJ ile tanışmaktan kaçınır. Tanıştıklarında (Amazing Spider-Man #42) Peter’ın sevgilisi Gwen’dir. Betty, Liz, Gwen ve MJ karakterleri filmde birleştirilmiştir.
  • Peter, Örümcek Adam kostümünü çöpe attığında (ASM #50) güçlerini kaybetmiş değildir.
  • Yeşil Cin’in kaçırıp köprünün tepesine götürdüğü sevgilisi Mary Jane değil, Gwen Stacy’dir. ASM #121-122′de anlatılan öyküde Gwen köprüden düşerken ölür. Örümcek Adam, sonraki birçok macerasında köprüden düşen Gwen’in anısıyla yüzyüze gelir ve Ben amcanın ölümündeki gibi suçluluk duyar.

1 Comment

Filed under makale

One response to “Peter Nasıl Örümcek oldu? — Işık Barış Fidaner

  1. Pingback: Hobaraklar firarda — derleme | YERSİZ ŞEYLER