Olan ve Olması Gereken üzerine

Olan ile aramızdaki kopmaz bağı gözden yitirmenin en emin yolu, Olan’ın karşısına ondan bağımsız bir Olması Gereken koymaya çalışmaktır. Bu çaba bizim Olan ile bağımızı bir olumsuzlama altında gizler.

Konuşmak için nasıl sözcükler lazımsa, düşünmek için de şeylere ihtiyaç duyarız. Olmayan sözcükler cümle içinde kullanılamazlar. Bunun gibi, düşüncemizin sözlüğü de, Olan şeylerdir: bütün düşüncelerimiz, Olan şeylerle ifade edilir.

Olması Gereken’i de yine Olan ile ifade ederiz. Bu düşüncenin diğerlerinden farkı, Olan’dan bağımsız olmak iddiasında olmasıdır.

Olması Gereken’i, Olan’dan bağımsız kılmaya çalıştıkça, onu Olan’ın karşısına koyarız, onu Olan’ın olumsuzlanmasıyla, yani Olmayan ile kurarız. Olması Gereken, Olan’ın ulaşamadığı bir durum, dolayısıyla bir Olmayanlar bütünüdür.

Olması Gereken’in açısından baktığımızda ise Olan her şey, Olmaması Gereken’e dönüşür. Çünkü bir Olmayanlar bütünü olarak Olması Gereken, Olan şeylere her zaman karşıt olmak zorundadır. Oysa Olması Gereken’in içinden çıktığı Olmayanlar kümesi, ancak Olanlar sayesinde var olur.

Bu durumda iki şey yapabiliriz:

1) Keyfi olarak belirlediğimiz Olması Gereken kümesinin peşinde gitmeye devam ederiz. Olan’la ilişkimizi de bu ideali destekleyici bir olumsuzlamaya indirgeriz. Olanları eleştiririz, beğenmeyiz, dalga geçeriz, karşısına ise idealimizi oluşturmak için seçtiğimiz Olmayanları koyarız.

2) Düşünmek, hayal edebilmek için Olan şeylere muhtaç olduğumuzun farkına varırız. Olan’dan kaçmak için Olması Gereken’e tutunmayız. Olan’a dönmek için Olması Gereken’den geçeriz. Olması Gereken, ideal bir hedef olmaktan çıkar ve Olan’dan yine Olan’a dönebilmek için dolaşılması gereken geçici bir köprü olur.

(English)

Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under makale

2 responses to “Olan ve Olması Gereken üzerine

  1. Pingback: On what-is and what-ought-to-be | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Aşk insanların afyonudur — derleme | YERSİZ ŞEYLER