Monthly Archives: November 2010

Devlet

Sistem (sermaye, neoliberalizm, vb.) bir özne olarak varolmaz, bir tek ana özne olarak kavranamaz. Kocaman bir nesnellik, dokunulmaz bir “realite”, aşılmaz sınırlar olarak yaşantımızı biçimlendirir. Onun amaçlarını tespit edip, karşımıza alıp konuşamaz, tartışamayız. Onu ancak belirli unsurları aracılığıyla kavrayabiliriz. Kendimiz de onun bir unsuru olduğumuz ve bu durumun farkına vardığımız ölçüde sistemin nesnel gerçekliğinin dayanması gereken başlıca yanılsamalarımızı tespit edip buna göre bir mücadele geliştirebiliriz.

Continue reading

Leave a comment

Filed under makale

Anti-denetim

İnsan davranışı, doğası itibariyle yapılabilir-yapılamaz davranışlara, imkanlılık-imkansızlıklara, kabul edilebilir-edilemezliklere dair ikili (boolean) bir devreyi içeren bir önseziye dayanır. İnsanın yaşantı biçimi olarak algıladığı şey, aslında bu dizgenin bir sonucudur, ve değişmesi için gereken işlem bu dizgedeki bazı değerlerin açılması-kapanmasından ibarettir.

Continue reading

1 Comment

Filed under bildiri, makale

Devreler

Az önce rüyamda gördüm. Ne yaptığını bilmeyen bir müzik grubu. Mesai yolundan bezip çekinerek tanıdığı insanlara katılan biri. Onun peşinde dolaşan biri. Biraz oturup aceleyle derse giden bir adam. Kapılar. Kendileri açıldıkça arkalarını kapatan kapılar. Yapılabilir, yapılamaz şeyler. Bilinen, bilinemeyen, düşünülmesi imkanlı olmayan şeyler.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey