Tahrir Meydanı Cumhuriyeti – El Cezire

Kahire merkezindeki Tahrir Meydanı, iki haftanın sonunda hala demokrasi hareketinin atan kalbi durumunda

Mısırlıların başkan Hüsnü Mübarek’in 30 yıllık yönetimini devirmeyi amaçlayan gösterileri sokaklarda başlayalıberi geçen iki hafta içinde, Kahire’nin merkezindeki Tahrir meydanı, hareketin atan kalbi ve en etkili simgesi oldu.

Ordu gösterileri kontrol altına alarak yaşamı normale döndürmeye uğraşsa da, eylemciler Kahire’nin —aslında bütün ülkenin— bu en önemli kamusal alanını işgal ettikleri sürece, ne uluslararası medya ne de hükümetleri onları görmezden gelebilir.

Her sınıftan yüz binlerce insanın yaptığı böyle bir işgal, bir miktar erzak ve bir ölçüde örgütlenme gerektiriyor.

Meydanda bunların ikisi de geçici yollarla şaşırtıcı bir başarıyla halledilmiş. Liderler öne çıkmış, komiteler oluşturulmuş, ama kabaca 55 bin metrekarelik —içerideki kimilerinin dediği gibi— “Tahrir Meydanı Cumhuriyeti” halen çoklukla gayrıresmi bir ekonomi ve savunma sistemi ile işliyor.

Meydanın çevresinde —çoğu 20′li ve 40′lı yaşlar arasında— insanlardan oluşan ekipler, enkazdan yapılmış barikatları koruyor, arama noktaları oluşturarak kendilerini belli ediyor ve detaylı üst baş araması yaparak meydana silah sokulmadığına emin oluyorlar.

Kimisi Mısır bayraklı rozet takmış, kimisi ise yaptığı işi —”Güvenlik”— bir parça kâğıtla belirtmiş. Bu arama noktaları işgalin başlangıcında kendiliğinden çıkmıştı, şimdiyse genelde kenarda durup gidişatı gözleyen askerlerle koordinasyon içinde çalışıyor.

Bazı protestocular arama noktalarının yanında gazeteciler ziyaret ederse diye bekliyor: hükümetten ya da hükümet destekli “baltageya” yani haydutlardan şikayetleri varsa söylemek için ve bir medya koordinatörüne ya da uluslararası örgüte telefon etsinler diye.

Gayrıresmi ekonomi
Daha da içeride, meydanın gayrıresmi ekonomisi hemen göze çarpıyor.

Mübarek karşıtı karikatürlerle süslenmiş bir tahtayı tutan adamın —”Tahrir Meydanı Cumhuriyeti Bilgi Bakanlığı”— yanında işportacılar kucak dolusu Mısır bayrakları satıyor (5 sterlin/1.35 lira).

Yakınımızdaki kaldırım boyunca girişimci işadamları masalar ve seyyar tezgahları dizmiş, sıcak hazır çaylar (1 sterlin/30 kuruş), koşari tabakları (3-5 sterlin/80 kuruş-1.35 lira), her yerde gördüğümüz Mısır mercimeği ve erişte yemekleri satıyorlar.

Kimileri meydanda dolaşmaya, çadırlara bakıp tepsilerle çay dağıtmaya bile başlamış, Kahire’nin tek göz kahve ve nargile dükkânlarında yaptıkları gibi.

Meydanın merkez kısmında —çadırlarla kaplı çember şeklinde bir alan, bir zamanlar çimendi ama artık katılaşmış toprak ve çamur olmuş— park edilmiş arabalarda kutu kutu tatlılar var (0.5 – 1 sterlin/15-30 kuruş).

Burada, yorulmuş görünen, başına siyah beyaz bir poşu sarmış bir eylemci film çekmeyin, diyor.

Cömertçe özür diliyor, ama dünyanın geri kalanı meydanımızı bir tür festival yeri zannetmesin, diyor. Pazartesi gündüz, başbakan Ahmet Şefik’in Tahrir Meydanı’nı Londra’nın ünlü pastoral Hyde Park’ına benzettiğini duymuştuk; burası Hyde Park değil, diyor adam.

Haklı tabii ki ve bu da meydanın büyük ikilemlerinden biri.

Kutlama ve cenaze
Yirmili yaşlarda ateşli sosyalistler, muhafazakar ve başörtülü yaşlı kadınlar şakalar yapıyor, toplanıp yurtsever şarkılar söylüyor, coşkuyla Mübarek’in düşüşünü haykırıyorlar, bir yandan da ‘şehitlerin’ yani geçtiğimiz iki haftada ölmüş olan eylemcilerin devasa portrelerini korkunç detaylarıyla her yana asıyorlar.

Tahrir meydanında hem kutlama hem cenaze var.

Adamın dediğine göre Tahrir’e erzak gelişini örgütleyen bir komite yok, halk inisiyatifi ile hallediliyor. Arkadaşlar arasında para toplanıyor ve parası olanlar yoksullara da alıyor.

Şaşırtıcı bir şekilde meydan dahilinde fiyatlar enflasyondan muaf gözüküyor. Poşulu adama veda ettikten sonra bir somun ekmek (1 sterlin/30 kuruş) ve bir paket mendil alıyoruz (0.75 sterlin/20 kuruş).

Meydandaki gönüllülerin birçoğu bedava yemek dağıtıyor.

Gazetelerimizi açmış, meydanın ortasında oturmuş, yeni kurulan gençlik müzakere komitesinin üyesi Nasır Abdülhamit ile konuşurken elimize lavaşkiri peyniri ile uzun bir somun ekmek, bir de fıstık ezmesi gibi bir tatlı sürülmüş taneli “baladi” ekmekleri veriyorlar.

Biraz vaktinizi alabilir miyim, diye genç bir adam yaklaşıyor yanımıza.

Seif, Bahareya Akademi Üniversitesi’nde öğrenci, gece kalmayı planlıyorsak bize battaniye, yemek ve ilaç bulmakta yardım edecek.

Komite üyesi olmadığını, yalnızca bir gönüllü olduğunu söylüyor. Arkadaşlarıyla beraber meydandaki eylemcilere ilaç almak için 847 dolar toplamışlar.

Seif Çarşamba günkü çatışmalarda dayak yediği halde geri dönmüş, ama insanların erzak getirmekte sorun yaşadığını söylüyor.

Sıkıca mevzilenmiş
Mübarek savunucularının meydana giden yollarda erzakla gelen kişilere gözdağı verdikleri ve mallara el koydukları biliniyor, ordu da zaman zaman yemek ve ilaç akışını durdurmuş.

Ama eylemciler sıkıca mevzilenmiş. Meydanda bir hafta önce şuraya buraya dağılmış çadır ve battaniyeler artık neredeyse kalıcı bir kamp yerine dönüşmüş.

Eylemciler büyük brandalarını ve dondurucu kış rüzgarını perdeleyen geçici sığınaklarını tutturmak için zemine ahşap ve metal kazıklar çakmışlar. Mısır’daki Bedevi nüfusun geniş çöl meskenlerini andırıyor.

Trafik ışıkları ve diğer elektrik çıkışlarının kablolarını sökerek cep telefonları ve dizüstü bilgisayarlarını şarj ediyorlar. Bu bilgisayarlarla, asılı kumaş perdelere filmler yansıtıyor, ya da yakındaki binalardan halen kullanabildikleri kablosuz bağlantılarla Internet’ten haberleri izliyorlar.

Eylemciler meydanın orta tarafına bakan bir yerde, lamba direğine asılmış olan kuklanın yanında, konser vermeye hazır ses sistemiyle eksiksiz bir sahne kurmuşlar.

Pazartesi gecesi birisi akustik gitarını tıngırdatarak yüzlerce kişiye protesto şarkıları söyledi. Beline Mısır bayrağı sarmış bir eylemci bize meydandaki halkın yeni bir “toplumsal anlaşma” yaptığını söylüyor.

Çıkışa doğru yürürken, genç müzakereci Abdülhamit, Şefik’in ifadesini baş aşağı çeviriyor.

“Burası Hyde Park’tan daha iyi” diyor.

8 Şubat 2011

[El Cezire’deki İngilizcesinden Işık Barış Fidaner tarafından 5deniz.net (Sendika.Org) için çevrilmiştir]

Leave a comment

Filed under çeviri, deneyim, görüşme

Comments are closed.