Yoldaşlık, emek ortaklaşmasındaki gizil töz

Önceki yazı: Deşifre, bilginin öznel temeli, gaflet, riya

Siyasal tutum yazısında tatmine götüren üç öğe saymıştık: (1) haklılık, (2) deşifre etmek ve (3) yoldaşlık. Bunlardan ilk ikisi üzerine uzun uzun konuştuk, ama en zoru ve en önemlisi olan yoldaşlık konusuna yeni gelebildik.

Yoldaşlık, siyasi bir topluluğun deyim yerindeyse tözüdür. Yani yoldaşlık olmazsa, diğer her şey anlamını yitirir, içi boşalmış bir kılıfa dönüşür ve zamanla ortadan kalkar. Yoldaşlık, topluluğun kendi içine dönük varlığıysa, diğer her şey dışa dönük, ilişkiseldir ve bir yerde içtekine bağlıdır. Önceki bir yazıda buna A-A ilişkileri demiştik. A-A bağları, önceden söylediğimiz gibi genel haklılık tartışmasının alanı değildir, çünkü haklılığın asgari bir varsayımıyla başlar. Deşifrenin de alanı değildir, çünkü C’nin yani düşmanın tanımlanması ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Elbette yoldaşlığın kuruluşunda ortak düşman ve ortak değerler belirleyicidir, ama yoldaşlık önce gelir, ortaklıklar daha sonra yoldaşlığa göre kurulur. Kişisel kavgaların siyasal ittifakları imkansız kılması, yoldaşlığın bütün ortaklıklardan önce geldiğini gösteren yaygın bir olgudur.

O zaman bu “önce gelen” yoldaşlık nasıl bir şeydir? Henüz ortaya konmuş, belirlenmiş ortak değer veya düşmanlar olmadan, daha sadece insanlar yanyana gelmişken bir şeyler yaratılmış sayılır mı? Açık bir fikir tartışması yapılmadığı halde blok toplantıları ve blok çalışması istendiği düzeyde olmasa bile, nasıl devam edebiliyor? Farklı fikirlere, farklı değerlere, farklı çizgilere sahip bu insanları yanyana tutan şey nedir, nasıl bir şeydir? Doğrudan doğruya yoldaşlığı geliştiren yaklaşımlar nelerdir, nasıl davranışlardır? Çocukluk, aile, eğitim ve yoldaşlık biçimleri arasında nasıl bir ilişki vardır? İnsanların bulunduğu sosyal katmana göre yoldaşlık ilişkileri nasıl biçimler alır? (her katmanın kendi arasında, farklı katmanlar arasında vs.) Bir de tek başına yoldaşlıkla bir hareket ne kadar yürütülebilir, yoldaşlık tözünün sınırlılıkları nelerdir?

Yoldaşlığın temel özelliği, tekil kişiler üzerinden tanımlanmış olmasıdır. Kişileri hedef alan, kişiler arasındaki ilişkilere müdahale eden tüm eylemler, doğrudan doğruya yoldaşlıkla alakalıdır, haklılık ve deşifre dediğimiz boyutlarla ancak dolaylı bir ilişki içindedir. Örneğin birinin bir başkasına görev vermesi, birinin bir görevi üstlenmesi, birinin bir şeye emek vermesi, birinin uğraştığı işe başkasının katılması, birinin bir öneride bulunması, o önerinin gerçekleştirilmesi… Yani hareketin işlerliğini sağlayan pratik her hamlenin yaşam bulması için önce yoldaşlık sınavından geçmesi gerekir. Bütün fikirler ve hedefler güzelce belirlenmiş de olsa, yoldaşlığın olmadığı bir toplulukta tek bir el bile kımıldayamaz. Bu arada yoldaşlık dediğimiz bağların sadece siyasi değil, her türlü faaliyette mevcut olduğunu hatırlatalım. Bir şirketin de işlemesi buna bağlıdır, bir atölyenin, okulun, üniversitenin de. Çok düşük bir dozda da olsa, sermaye gibi yapılar tarafından kısıtlanmış da olsa, bir yerde yoldaşlık varsa oradan iş çıkar. Bunun gibi, bir yerde yoldaşlık yoksa, oradan hiçbir iş çıkmaz.

Yani demek ki, yoldaşlık dediğimiz şey sadece bizim dost bildiğimiz, siyasal topluluklarda değil, her türlü, solcu, sağcı, faşist, hatta apolitik… Herhangi bir şekilde emeğin ortaklaşıldığı tüm topluluklarda bulunması gereken bir özdür. Ama kapitalist yabancılaşmanın olduğu toplumda, bu yoldaşlık kaba kısıtlamalar altında, minimuma indirgenmiş, sermayenin yeniden üretimine alet edilmiştir. O zaman bizim istediğimiz şey, kapitalist ilişkilerdeki emek ortaklaşmasının karşısına bambaşka bir ilişki getirmek değil, o emek ortaklaşmasında baskılanmış durumda olan, ama bu kadarıyla bile alternatifi olmayan insanları katmaya yeten bu yoldaşlık ilişkisinin üzerindeki kısıtlamaları kaldırıp, olabildiğince yükseltmek ve ortaya çıkarmaktır. Yani yanyana çalışan işçiler arasında bulunan, ama kapitalist ereklere yedeklenmiş olarak bulunan bu gizil yoldaşlığı güçlendirmek, alternatif çatılar altında bu yoldaşlığı özgürleştirmek, kapitalist boyunduruktan kurtarmaktır.

***

Yoldaşlık dediğimiz şey, esasen insanın insanla insani ilişkisidir. Yani burda kurtarmaya çalıştığımız tözün, birliktelik tözünün mücadele içindeki özgürleşmiş görüntüsüdür. Bu tözün daha başka görünümlerini her türlü topluluk ve ikili ilişkide bulabiliriz. Hatta tek taraflı hayali ilişkilerde bile bu tözü bulabiliriz.

Benimle sen arasındaki ilişkiyi düşünelim. Beraber çaba harcıyoruz. Birbirimizin çabasını destekliyoruz, birbirimize güç veriyoruz. Ayrı ayrı yapabileceğimizden daha fazlasını yapabiliyoruz, daha fazlasını yapmak istiyoruz. Bu fazlalığın kaynağı işte bu insanlararası ilişkisel tözdür. Bu tözün denetimi, insani enerjinin, emeğin denetimi demektir. Emeğin denetiminde para, tüketim, gözetim, teşvik gibi birçok araç kullanılır, ama bu araçlar ancak bu töz üzerinde etki yapabildikleri ölçüde başarılı olurlar. Bütün bu farklı farklı denetim araçlarının yöneldiği ortak hedef de işte bu tözdür. İki kişinin, daha fazla kişinin “arasına girebilmek”, yani birbirleri için yaptıkları şeyleri, birbirlerini mutlu etmek için harcadıkları çabaları kanalize ederek başka ve onların bilmediği ya da umursamadığı başka amaçlara yönlendirmek, işte bu tözün denetimi budur. Dolayısıyla bu töze yoldaşlık dediğimiz gibi, ortak emek gücü de diyebiliriz, ya da kısaca “emek” diyebiliriz.

Emeğin örgütlenmesi, insan ilişkilerinin örgütlenmesidir. Buna sadece hedefe dönük fiziki faaliyetler değil, insanlar arasındaki sevgi, saygı, fedakarlık vs de dahildir. Bugün üretim bütün bunların örgütlenmesine dayanmaktadır. Kapitalist amaçlara hizmet eden işlerin ciddi bir bölümünün gönüllülüğe dayanması, ücretli emeğin tek yol olmadığını gösteriyor. Ücretli emek, tüketim için emek, gönüllü emek, kendini geliştiren emek, tatmin sağlayan emek, statü kazandıran emek, ev içi emek, evlilik ve aile için emek, bilim için emek… Bütün bunlar, bizim “emek” dediğimiz, ortak insanlararası ilişkisel tözün değişik koşullarda aldığı farklı biçimlerdir.

Demek ki bizim yapmamız gereken şey, “emek” tözünün özgürleşme imkanı bulacağı koşulları bulmak, yaratmak, çoğaltmak ve yaşatmaktır. Bunun için emeğin mevcut biçimlerini incelemek, karşılaştırmak, ortak ve farklı özelliklerine bakarak genel “emeğin” doğasını ortaya çıkarmalıyız.

Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under makale, şey

2 responses to “Yoldaşlık, emek ortaklaşmasındaki gizil töz

  1. Pingback: istatistiksel hipotez testinin ideolojik anlamı « YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Deşifre, bilginin öznel temeli, gaflet, riya | YERSİZ ŞEYLER