mülkiyetin mekanik yorumu

umut: kafamdaki potansiyel enerji. negatif bir sayıdır. nesnelere bağlanabilir veya bağlanmayabilir (nesnelere insanın kendisi de dahil).

beklenti: umudun nesneye bağlanmış hali. bir nesnenin kafamdaki yüksekliğidir. karşılanamayarak kalıcılaşabilir, karşılanarak yok edilebilir, veya nesnesinden kurtulup tekrar umut olabilir.

mülkiyet: bir nesne üzerindeki beklentinin “kullanma hakkı” olarak başkalarına kabul ettirilmiş haline “mülkiyet” denir. mülkiyet umudun düşmanıdır.

değer: mülkiyet sahibi, başka birisinin elindeki nesne üzerindeki beklentisini “değer” olarak görür. dolayısıyla nesne mülkiyeti aynı zamanda değer mülkiyeti olmuş olur.

para: mülkiyet sahibi, nesnesini başkasına verirken karşılığında bu “değeri” ister. nesneyi alan kişinin beklentisi sürmeyebileceği için, onun yerine üçüncü kişilerin beklentisini temsilen bir takas nesnesi, para gelir. yani para, alışveriş yapan kişilerin varsaydığı bir üçüncü kişinin beklentisini nesneleştirir. para sahipliği de bu üçüncü kişinin beklentileri üzerindeki beklentinin “satın alma hakkı” olarak başkalarına kabul ettirilmiş halidir. mülkiyet benim umudumun düşmanıysa, para üçüncü kişilerin umudunun düşmanıdır.

reklam: başkalarının umutlarının kendi mülkündeki nesneye bağlı beklentilere dönüşmesini sağlayarak değer mülkiyetini artırmayı amaçlayan iletişim biçimi. reklam, bütün umutlara karşı açıktan yürütülen bir savaştır.

***

güç: umudun gerilmiş bir yay gibi olmuş haline “güç” denir. konuşarak oluşur. “hazır olmak” diye de ifade edilir. gerginlik ve okun doğrultulduğu yön önemlidir. ne zaman fırlatılacağı belli olmaz.

umut iki şeye dönüşebilir: beklenti veya güç.

***

vicdan: umudun belirli biçimleri olan beklenti ve güç farklı kompleksler biçiminde bir araya gelirler. bunlara vicdan denir. topluluğa, kültüre, sınıfa, ulusa, cinse göre değişir. bu kelimelere anlamını veren tikelliktir.

irade: irade, umut üreten öznedir, umut üretme eylemidir. bunun için mevcut vicdan biçimlerini ve içindeki güç ve beklentileri çözümlemesi gerekir. dolayısıyla, irade, vicdana karşı kurulur.

***

kültür: belirli bir vicdan biçiminin toplum içindeki genel görünüşü kültürdür.

ideoloji: vicdanın eriyip değişmesi anlamına gelen iradenin toplumsal görünüşü ideolojidir. dolayısıyla ideoloji kültüre karşı kurulur, kültürün-vicdanların (güç ve beklentilerin) çözülmesi ve değişmesidir, umut üreten kolektif öznedir.

***

Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under makale

Comments are closed.