Etik’in kuruluşu

  1. Önce kullanım var. Alet kullanan insan.
  2. Sonra ahlak gelip bu kullanımı temsil ediyor. Topluluk oluyorlar.
  3. İlk simgelerle birlikte topluluklar arası mübadele başlıyor. Mübadele, önceki iki terimi bölüyor: ahlak/tabu ve kullanım/istismar.
  4. Sonra bu bölünmeden çıkan tabu ve istismar, mübadeleyi temsil etmek üzere genelleşerek yasa‘yı oluşturmak üzere suç ve yasak oluyorlar.
  5. Bir süre sonra mübadele kullanım karşısında baskın konuma geçiyor ve kullanımı dönüştürmeye başlıyor. Buradan üretim çıkıyor. Ne mübadele, ne kullanıma indirgenebilen bu üçüncü boyut, öncesindeki iki terimi bölüyor: yasa/istisna ve mübadele/dışlanan.
  6. Bu bölünmeden çıkan yeni terimler istisna ve dışlanan, üretimi temsil etmek üzere birleşiyorlar ve etik oluyorlar, yani ne yasa, ne ahlaka indirgenebilen üçüncü bir boyut oluyorlar.

yasa = suç + suistimal <=> totem = tabu + istismar

etik = istisna + dışlanan <=> devrim = iktidar + mülksüz

***

yasa ve istisna, sırasıyla köle ve efendi‘yi temellendiriyor. bunlar da sırasıyla kaygı ve haz‘a dayanıyor.

***

yasa‘yı oluştururken tabu–>suç, istismar–>yasak oluyor dedik.
peki etik‘i oluştururken istisna–>?, dışlanan–>?

***

edit (nisan 2013)

etik de şöyle oluyor:
istisna –> peygamber veya önder
dışlanan –> kavim veya halk

Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under makale