Monthly Archives: January 2013

internete övgü ~ Bertolt Brecht

brecht’ten bozarak:

iki tane gözün varsa senin,
binlerce gözü var internetin.
her kullanıcının bildiği birkaç kent,
beş kıtanın beşini de biliyor internet.

her kullanıcının vakti belli,
internetin ise tarih saati.
her kullanıcıyı yok edebilirler her an.
internet ise yedi değil, binlerce can.

ama tamamlanamamış bir sinir sistemine benziyor.
-barış

1 Comment

Filed under çeviri

tarihin yeniden yazılışları

A = [imparatorluk]

B = antik demokrasi -> (A = feodalizm) -> [aydınlanma]

C = ilkel komünal -> (B = kölecilik -> feodalizm -> kapitalizm) -> [sosyalizm]

D = (C = totem -> tabu -> fetişizm)

E = ?

Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under şey

Endgame Syria: Sayılara dikkat

Bir savaş ne zaman biter? Belki de savaşlar sürekli bitiyorlardır. Çünkü savaş boyu taraflar birbirlerini bitirirler. Ama savaş aynı zamanda hiç bitmez. Çünkü savaş sürdükçe hem herkes ölür, hem de herkes ölümsüz olur. Öldüğümüz ve ölmediğimiz iki dünya yüz yüze gelir. İki zaman yan yana gibi. Aslında bir zaman bir de zamandışılık… Ölenlerin zamanı ve ölmeyenlerin zamandışılığında, ölmeyenler bile hep ölürmüş gibi oldukça, bitmeyen savaş da sanki hep bitiyormuş gibi olur. Barış savaşın bitmesi midir? O zaman savaş her şeyi ve kendisini bitirip tüketirken kendisiyle nasıl bir barış içindedir?

“Suriye Son Oyun”, ingilizce adıyla “Endgame Syria“, Suriye’de yürütülen savaşın keşfedilmesini amaçlayan küçük bir oyun. Aslında bir “kart” oyunu. Hani haberlerde denir ya şu taraf şu kartı kullandı, bu taraf bu kartı kullandı… Suriyeli isyancılar adına Suriye devletine “kart atıyorsunuz”, sonra sayıları yüksek olanlar kazanıyor… İşte tanıtım metni:

military_phase

“Son Oyun Suriye; sürmekte olan iç savaşta etkileşimli bir yolculuk; savaşın yanında barışı da kazanacak seçimleri yapabilecek misiniz?

Continue reading

1 Comment

Filed under makale, oyun, programlama

Aaron öldü – Tim Berners-Lee

Aaron öldü.

Bu çılgın dünyadaki gezginler,
bir akıl hocasını, bir bilge büyüğümüzü yitirdik.

Hak davasında hackerlar, bir kayıp verdik,
içimizden birini yitirdik.

Yetişiler, uğraşılar, dinleyiler, besleyiler,
bütün ebeveynler,
bir çocuğu yitirdik.

Hep birlikte ağlayalım.

timbl

~~~

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

***

Gerilla Açık Erişim Manifestosu – Aaron Swartz 2008

 

1 Comment

Filed under çeviri, deneyim

meta biçiminde oyuncu/beden/irade

“The body of the commodity, which serves as the equivalent, always figures as the embodiment of abstract human labour, and is always the product of some specific useful and concrete labourCapital Vol 1, sayfa 150

abstract human labour = “oyuncu/bencillik”, genel başarı/varolma ilkesi

body/equivalent/embodiment = “beden”, oyuncunun avatarı

useful concrete labour = “irade”: yani “sistem”le dolaylanmış, “yetki” altına girmiş özgürlük

(postmodern yabancılaşma)

Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under şey

“Devrimden Sonra” neyin filmidir?

“Devrimden Sonra”, SİP/TKP geleneğinden kaynaklanmış, o geleneğin temsil ettiği sosyalizm anlayışını ortaya koyan bir sinema filmi. SİP/TKP’nin kendini temsil konusunda genel olarak gösterdiği özeni de hesaba katarsak, bu filmle ilgili söylenen her şeyin SİP/TKP eleştirisine veya savunusuna dönüşmesi kaçınılmaz. Fakat tartışma “film sosyalizmi anlatıyor mu anlatmıyor mu” ikilemine düşerse esas soruyu atlamış oluruz: Bu film neyi anlatıyor, bu film neyin filmidir? Yani adı “sosyalizm” olsun veya olmasın, bunca insanı yanyana getiren bu ortaklık nedir? Bir filmden bahsettiğimiz için “hangi arzu?” diye de ekleyebiliriz.

Sosyalizm bir politikaysa, ve herkesin yaşadığı ilk politikaların “aile içi” politikalar olduğunu düşünürsek, politik biçimi aile biçimine göre tespit etmek verimli olabilir. Freud’un gösterdiği “Ödip kompleksi”ni hatırlayalım: Belirli bir aile yapısında (buna “batılı” diyebiliriz belki) yetişen erkek çocuklar “anneye kavuşma” ve “babayı öldürme” gibi arzular taşırlar ve ileriki yaşamlarında da yer değiştirmiş olarak bu arzularını tekrar ederler. Dolayısıyla rüyaların içeriğinde olduğu gibi, sanatsal sahnelerde de bu ilk arzuların izleri bulunabilir.

Continue reading

Leave a comment

Filed under makale