duran insan ve direnen insan

arşimet’in “bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım” sözünü biliriz.

işte direniş bu sözde olduğu gibi iki temel bileşenden oluşuyor: “duran insan” ve “direnen insan”. hareketin bütününde de, her birimizin kişiliğinde de bu iki temel bileşen mevcut.

duran insan, hükümetle kesişim kümesinin sıfır olması, tamamen bağımsız olmak ve umursamamak demek. sosyal medya, evlerimiz ve sokaklar gibi durma alanları var. buralar aynı zamanda yaşananların delillerini sunarak irade ve vicdan kurduğumuz “duruşma” alanlarımızdır.

direnen insan ise hükümete karşı kendini savunmak ve hesap sormak demek. direnme; gaz bombaları, kaba kuvvet, şaşırtmaca, yalancılık gibi saldırılar karşısında geliştirilen çeşitli taktiklerin tecrübesinden oluşuyor. bu tecrübeler görüntü ve yazılarla yaygınlaştırılarak bütün direnenleri bütünleştiriyor.

hareketi yaşatan her zaman için bu iki bileşenin birbirini geliştirerek ilerlemesiydi. hükümet “çevreci-marjinal” diyerek, çelişkili tavırlar geliştirerek, psikolojik savaş uygulayarak duranlar ve direnenleri ayırmaya, böylece hem hareketi bölmeye hem de kişiliklerimizi parçalamaya çalıştı.

ama şimdiye kadar başarısız kaldı, çünkü duranlara saldırdığında direnenler yardıma koştu, direnenler kazandığında ise duranlar onların yanında oldular. bu iki bileşen hep yanyana olmalıdır, çünkü “duran insan” yalnız kaldığında kasvete gömülür, ve “direnen insan” yalnız kaldığında yenilgiye mahkumdur.

Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under şey

One response to “duran insan ve direnen insan

  1. Pingback: Hobaraklar firarda — derleme | YERSİZ ŞEYLER