Monthly Archives: September 2013

Dünyanın merkezi

Nasreddin hocaya sormuşlar:
– Hoca efendi, dünyanın merkezi neresidir?
– İşte tam burasıdır!
Bunu derken eşeğinin ön ayağını bastığı yeri göstermiş.

Sonra aradan aylar, yıllar, yüzyıllar geçmiş. Günler geceleri, geceler günleri kovalamış. Güneş kah doğmuş kah batmış, dolanmış durmuş. Gel zaman git zaman, eşekler, katırlar, kervanlar, tüccarlar, ülkeden ülkeye taşıdıkları mallarla ve karşılığında taşıdıkları altınlarla hakikaten dünyanın merkezi olmuşlar. Deniz yolları, tren yolları, karayolları, şehirler, metropoller derken, önlerine gelen her şeyi silip süpürmüşler. Eski dünya gitmiş, eşeğin ayağını bastığı yerden yeni bir dünya doğmuş.

Continue reading

Leave a comment

Filed under makale

Ágota Kristóf’un Büyük Defter’i içimde soğuk ve acımasız bir tutku uyandırdı – Slavoj Žižek

Genç ikizler tümüyle ahlaksız —yalan söylüyorlar, şantaj yapıyorlar, öldürüyorlar— yine de hakiki etik saflığın en yalın halini yansıtıyorlar

Slavoj Žižek
12 Ağustos 2013, The Guardian

Bu kitap yoluyla gerçekte nasıl bir insan olmak istediğimi buldum: Büyük Defter, Ágota Kristóf’un üçlemesinin ilk kitabı, onu izleyen diğer ikisi Kanıt ve Üçüncü Yalan. Ágota Kristóf hakkında konuşulduğunu ilk duyduğumda, Agatha Christie’yi doğu Avrupalı aksanıyla telaffuz ediyorlar sanmıştım; ama Ágota’nın Agatha olmadığını, hatta Ágota’nın dehşetinin Agatha’nınkinden çok daha korkunç olduğunu çok geçmeden keşfettim.

agota1

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

AMS, NSA İle Bağlarını Koparmalıdır – Alexander Beilinson

AMS’nin (Amerikan Matematik Topluluğu) NSA (Ulusal Güvenlik Ajansı) ile bütün bağlarını koparması için bu Mektubu Editör’e yazmaktayım:

Edward Snowden’in kamuoyuna sağladığı ve halen sağlamakta olduğu açıklamalar, NSA’in muazzam gizli casusluk programları hakkında belirgin ve güvenilir bilgiler, komplo teorisi kuranların hayal edebileceği bütün çılgınlıkların ötesindedir.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bildiri, bilim, programlama

Çalınmış Mektup – Jacques Lacan

Çalınmış mektup için diğer nesneler gibi bir yerde var veya yok olmalıdır diyemeyiz, daha ziyade onlardan farklı olarak, nereye giderse gitsin orada var ve yok olacaktır diyebiliriz.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

NSA Üzerine – Matthew Green

profes1

(Johns Hopkins’te öğretim üyesi olan Matthew Green’in 5 Eylül 2013’de yayınladığı bu blog yazısını kaldırması istenmişti)

Yılın en büyük kripto haberine naçizane katkımı anlatayım müsaadenizle.

Birkaç hafta önce ProPublica‘dan muhabir beni aradı ve şifreleme [encryption] (1) hakkında genel sorular sordu. Bunun tuhaf bir görüşme olacağını hemen anladım, çünkü bu bey NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri olduğuna ikna olmuşa benziyordu. Ve ‘hey ahbap ne dersin NSA’in şifrelemeyi [encryption] yenebilecek muazzam yetenekleri var mı ha?’ tarzında değildi bu. Hayır, yenilgiyi çoktan kabullenmişti. Sadece detayların pazarlığını yapıyorduk.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri, bilim, programlama

fışkiyeyi kim kırdı

belediyenin önündeki fışkiyeyi kimin neden kırdığını anlamak için:

“Yanılmalı edimler elbette sayısız diğer anlaşılması güç amaçlara da hizmet edebilir. İşte ilk örnek. Bir şey kırdığım çok enderdir. (…) Öyleyse neden bir keresinde mürekkep hokkamın mermer kapağını yere düşürüp kırdım?

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Deli Dumrul

Deli Dumrul susuz bir dere üzerine köprü kurup “geçenden beş akçe, geçmeyenden on akçe” alarak yolkesicilik yapar ve Tanrıyı kızdırır. Tanrı canını alması için Aldacı’yı (İslam sonrası Azrail) gönderir, Deli Dumrul canını vermek istemeyince “kendi canın yerine can bul” der.

Continue reading

Leave a comment

Filed under şey