fışkiyeyi kim kırdı

belediyenin önündeki fışkiyeyi kimin neden kırdığını anlamak için:

“Yanılmalı edimler elbette sayısız diğer anlaşılması güç amaçlara da hizmet edebilir. İşte ilk örnek. Bir şey kırdığım çok enderdir. (…) Öyleyse neden bir keresinde mürekkep hokkamın mermer kapağını yere düşürüp kırdım?

Mürekkep hokkam, Untersberg mermerinden oyulmuş altı düz bir muhafazanın içinde durur; hokkanın kapağında, aynı taştan yapılmış bir tutaç bulunmaktadır. Bu hokkanın ardında bronz heykelcikler ve toprak figürler halka şeklinde dizilmiştir. Yazmak üzere masama oturdum, kalem tutan elimi inanılmaz bir beceriksizlikle ileri doğru uzattım, ve hokkanın o anda masanın üzerinde durmakta olan kapağını yere düşürdüm.

Açıklamayı bulmak zor değildi. Birkaç saat önce kızkardeşim yeni aldığım birkaç şeye bakmak üzere odama gelmişti. Hepsini çok beğendi ve dedi ki: ‘Yazı masan şimdi gerçekten çok güzel görünüyor; yalnız hokka bunlara uymuyor. Daha güzel bir hokka almalısın.’ Kardeşimle çıkmış birkaç saat odama girmemiştim. Ama girdiğimde, mahkum edilen hokkanın cezasını yerine getirmişim anlaşılan.”

Sigmund Freud, Günlük Yaşamın Psikopatolojisi, sayfa 198

***

Bungled actions can, of course, also serve a whole number of other obscure purposes. Here is a first example. It is very rare for me to break anything. (…) Why then did I once dash the marble cover of my plain inkpot to the ground so that it broke?

My inkstand is made out of a flat piece of Untersberg marble which is hollowed out to receive the glass inkpot; and the inkpot has a cover with a knob made of the same stone. Behind this inkstand there is a ring of bronze statuettes and terra cotta figures. I sat down at the desk to write, and then moved the hand that was holding the pen-holder forward in a remarkably clumsy way, sweeping on to the floor the inkpot cover which was lying on the desk at the time.

The explanation was not hard to find. Some hours before, my sister had been in the room to inspect some new acquisitions. She admired them very much, and then remarked: ‘Your writing table looks really attractive now; only the inkstand doesn’t match. You must get a nicer one.’ I went out with my sister and did not return for some hours. But when I did I carried out, so it seems, the execution of the condemned inkstand.

Sigmund Freud, The Psychopathology of Everyday Life

4 Comments

Filed under şey