Monthly Archives: October 2013

Karar vermenin basit cesareti: Thatcher’a solcu bir övgü – Slavoj Žižek

17 Nisan 2013, Kaynak: Newstatesman

thatcher

Anıtsal yapıtı İkinci Dünya Savaşı’nın son sayfalarında Winston Churchill askeri karar bilmecesini irdeler: uzmanlar (ekonomik ve askeri analistler, psikologlar, meteorologlar) çözümlemelerini sunduktan sonra, birisinin bu karmaşlık çokluğu basit bir “Evet” veya “Hayır”a dönüştürmenin basit ve zor eylemini üstlenmesi gerekir. Saldırıyoruz, beklemeyi sürdürüyoruz… Asla tamamen sebeplere dayanmayan bu jest, Efendi’nin jestidir. Durumu bütün karmaşıklığı ile sunmak uzmanlara, bunu bir karar noktasına indirgemek Efendi’ye düşer.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

Yaşayan Ölü Lenin. Ekim’in 90. yıldönümü – Slavoj Žižek

Leon Troçki, 25 Haziran 1935 gecesi, rahmetli Lenin’le ilgili gördüğü rüyayı günlüğüne yazmıştı:

“Etrafa bakılırsa, bir gemide, üçüncü sınıf bir güvertedeydik. Lenin bir ranzada uzanmış, ben de yanında ya ayaktayım ya oturuyorum, bilmem hangisi. Hastalığımla ilgili endişeli sorular soruyor bana. ‘Sinirlerin iyice yıpranmış, dinlenmen lazım…’ Cevaben, her zamanki doğal Schwungkraft’ım (momentum) sayesinde çabucak toparlanırım diyorum, ama bu sefer sıkıntının kaynağı daha derin bazı süreçlermiş… ‘o zaman sen cidden (bu sözcüğü vurguladı) doktorlara danışmalısın (bir sürü isim)…’ Cevaben, çoktan bir sürü doktora danıştığımı söyleyip ona Berlin seyahatimi anlatmaya başlıyorum; ama Lenin’e bakarken ölmüş olduğunu hatırladım. Konuşmayı sürdürebilmek için hemen bu fikri uzaklaştırmaya çalıştım. 1926’da Berlin’e yaptığım sağlık amaçlı seyahati ona anlattıktan sonra ‘Bu sen öldükten sonraydı’ demek istedim; ama bir an düşündüm ve ‘Sen hasta olduktan sonraydı…’ dedim.”

Lenin’in ölmüş olduğunu bilmemesi ne demektir? Troçki’nin rüyasını okumanın iki karşıt yolu var. İlk okumaya göre, yaşayan ölü Lenin figürünün korkunç saçmalığı, tek başına gerçekleştirdiği muazzam toplumsal deneyinin Stalinist felaketle, terör ve duyulmamış kitlesel ıstırapla sonuçlandığının farkında olmamasını işaret eder. Ölmüş olduğunu bilmeyen Lenin, görkemli ütopyacı projelerimizden vazgeçerek içinde bulunduğumuz kısıtlamaları kabul etmeyi inatla reddediyoruz demektir: Lenin herkes gibi ölümlüydü ve hatalar yapmıştı, yani artık onun ölmesine izin vermeli, siyasal imgelemimizi saran müstehçen hayaletini rahat bırakmalıyız ve sorunlarımıza ideoloji dışı pragmatik bir yolla yaklaşmalıyız.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Mahalle üzerine – Pınar Selek

(Pınar Selek 2001 Maskeler Süvariler Gacılar, sayfa 111)

Modern kentler, rekabetin aile içinde bile insanları birbirinden kopardığı yalnızlıklar alanıdır. Sürekli bir parçalanma, sürekli bir yabancılaşma, tedirginlik, güvensizlik ve yabancılarla birlikte yaşamaya mahkumiyet, yani ihtiyaç ve tehdidin ortak varlığı, modern kentin zorunluluğudur. Eski çağlarda “yaratık” olarak tanımlanmış olan yabancılarla birlikte yaşamak durumunda olanlar, “toplumsal olarak uzak ama fiziki olarak yakın”, sürekli bir yabancılaşmayı ve tahriki yaşarlar.

Continue reading

Leave a comment

Filed under şey

para, genel irade, entropi, hak

toplumsal sözleşme son tahlilde paranın nasıl telaffuz edileceğine dairdir

Continue reading

3 Comments

Filed under şey

başka dilde iyi haber

1) mücadelelerin esas belirleyici alanı her zaman dillerdir

2) güzel haber her zaman başka bir dildedir

***

bugün alain badiou dedi ki:

“gezi bir güneşti! ışınları tüm dünyayı sardı, fransaya da ulaştı!”

“novel posibilite! hep teorisini yaptığım olay işte buymuş! allahıma bin şükürler olsun bugünleri de gördüm!”

ikincisini söylemedi ama bağlamdan çıkarabiliriz :/

Continue reading

1 Comment

Filed under şey