başka dilde iyi haber

1) mücadelelerin esas belirleyici alanı her zaman dillerdir

2) güzel haber her zaman başka bir dildedir

***

bugün alain badiou dedi ki:

“gezi bir güneşti! ışınları tüm dünyayı sardı, fransaya da ulaştı!”

“novel posibilite! hep teorisini yaptığım olay işte buymuş! allahıma bin şükürler olsun bugünleri de gördüm!”

ikincisini söylemedi ama bağlamdan çıkarabiliriz :/

***

ilk gün masada alain badiou ve ahmet soysal, havada fransızca devlet kokusu vardı.

badiou “yönlenişi muhafaza edin”, “organize şiddet yanlış” dedi. ahmet sosyal badiou’ya “direction” demesine “yön” diyen çevirmene “yön değil yönetim!!” diye bağırdı, şiveli soru sorana “ima yapmayın!!” diye bağırdı, fransız şairden alıntı yapana “miras mıydı o öyle değildi ben çevirmiştim!!”..

nihayetindeki reaksiyon: (1) bir öğrenci el yordamıyla fransızca sorusunu uzattı da uzattı (2) ahmet soysal “lütfen!” dedi (3) soru fazlaca uzayınca seyirciler alkışa başladı (4) ahmet soysal bu sefer “arkadaşlar saygısızlık etmeyelim soru soruyor!” diye dalgalı seyretti (5) sonunda öğrenci patladı “başka ülkelerde badiou konferanslarında sözler kesilebiliyor, kimse de DİREKSİYON! yapmıyor!!” (6) seyirciler bu sefer de öğrenciyi alkışladı (7) ahmet soysal böylece sustu (ve sanki amacına ulaştı, bana öyle geldi)

ikinci gün zizek de gelmişti, havada fransızca devlet… sahnede perde örtülü ve önünde türk bayrağı + atatürk. sonra birden perde aralanır, ceketliler akın akın gelir, aralarında kılıçdaroğlu, süleyman çelebi… salonda protesto sesleri yükselir, insanlar salona girmek istiyor…..

ilk reaksiyon: perde açılıp sahne üzerine insanlar davet edilir. artık ahmet soysal yok, insiyatif volkan çelebi’de. türk bayrağı ve atatürk hala önde asılı duruyor, ama perde açıldı, arkadaki tiyatro dekorlarıyla birlikte görüyoruz artık. solda bir gemi direği. tahtalar, koltuklar, falan filan. evet burası aslında bir tiyatro salonuydu. salona girmeden sol yanda yükselen kırmızı merdivense nikah alanına gidiyordu. ilk gün buradan bir gelin damat geçmişti.

ikinci reaksiyon: badiou fransızca konuşmaya başladı. kısa süre sonra yılmaz eylemciler yine protestoya başladı. neden? simültane çeviri aygıtları yetersiz. çok az kişi fransızca biliyor. durdular, volkan açıklıyor durumu. sonra badiou “ingilizce konuşsam daha mı iyi olur” dedi. alkışlar eşliğinde ingilizceye geçti. ben de böylece elimdeki kulaklığı ingilizce bilmeyen bir komşuya devrettim.

ben bu kadarını anlatayım :)

http://www.baskahaber.org/2013/10/alain-badiou-siz-devletin-kendi.html

http://www.baskahaber.org/2013/10/zizek-ve-badiou-istanbuldayd-ozgurluk.html

***

uyarı üzerine fark ettim ki (yön => yönetim)’e paralel bir de (sosyal => soysal) varmış orada.

Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under şey

Comments are closed.