Monthly Archives: May 2014

Thomas Piketty’nin 21. Yüzyılda Kapital’i üzerine – Slavoj Žižek

Slavoj Žižek
22 Mayıs 2014, mariborchan.si

(“Materyalist Bir Öznellik Kuramına Doğru” başlıklı konuşmadan bir kısım)

“Neden mi ütopyacıdır diyorum? Bir anlamda haklı. Kapitalizmin yirminci yüzyıldaki aşılması işe yaramadı, ama bunu örtük olarak genelliyor, ve iyi bir Keynesci gibi, kapitalizmin nihai olarak rakipsiz ve tek oyun olduğunu; bütün alternatifleri fiyaskoyla sonuçlandığı için onu tutmamız gerektiğini kabulleniyor. Neredeyse bir tür sosyal-demokrat Peter Mandelson olmuş, bilirsiniz, Blair’in “ekonomide hepimiz Thatchercıyız” diyen karanlık prensi. Bütün elimizden gelen dağılım düzeyindedir; sağlık hizmetine, eğitime, şuna buna birazcık daha vesaire. Yani demek istediğim, bence ütopyacıdır çünkü üretim şeklinin aynen kalması lazım diyor; o zaman dağılımı değiştirmek için radikal yüksek vergiler getirelim diyor ki pek orijinal bir şey değil bu.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Işık ile Gölge Arasında: Subcomandante Marcos’un Son Sözleri

25 Mayıs 2014

zapatistas-la-realidad-galeano-marcos1

Bu sabah yoldaş Galeano’ya saygı duruşu bittiğinde, üç binden fazla Zapatista destek üssü ve militanı, Altıncı’ya bağlı yaklaşık bin kişi ile birlikte, EZLN’nin Subcomandante Insurgente Marcos’unun “son kamusal sözleri”ni dinlediler. Gizli Devrimci Yerli Komite’nin altı lideri, Moisés ve Marcos ile birlikte sahneye çıktı. Aşağıda Marcos’un mektubunun beş kısmından bazı fragmanlar bulunuyor.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri

İşe Yaramaz Avrupa Seçimleri? – Étienne Balibar

Étienne Balibar
20 Mayıs 2014, mariborchan.si

Kısır döngü kırılmak zorunda, ama bu ancak Avrupa perspektifi içinden, Birlik yurttaşlarının artan baskısı yoluyla ortaya çıkabilir. Bu yurttaşlar hem “egemen” yanlışlıklardan hem de “kozmopolitan” yanılsamalardan kaçınmak zorundalar.

25 Mayıs Avrupa Seçimleri’nde neyin sözkonusu olduğu, son tartışmalar ve bizzat kampanyalarla tamamen aydınlanmıştır dersek yalan söylemiş oluruz, adaylar başlıca ekonomik, politik, ahlaki ve kültürel meselelere değinmiş olsalar bile.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Sözcüklerden yapılmış dünyalar: MUD’lar — Işık Barış Fidaner

Işık Barış Fidaner – Dijital Oyun Rehberi‘deki makaleden bir parça.

Bilmediğiniz bir dünyadaki bir yaratığın zihnine hapsolduğunuzu düşünün. Bu yaratık görüyor, duyuyor, yaşıyor, ama siz sadece onun zihninden geçenleri izleyebiliyorsunuz. Ayrıca siz bu yaratığın “içindeki ses” olarak iradesini yönetiyorsunuz, ne komut verirseniz onu yerine getiriyor. MUD işte böyle bir dünya. Ne bir renk, ne bir ses var, çevrenizle ilgili bütün algılayışınız hazır cümleler olarak size iletilmekte. Eylemleri de doğrudan değil, yönettiğiniz yaratığa emirler vererek gerçekleştirmektesiniz. İlk MUD geliştiricilerinden Richard Bartle, bir MUD’a dalmanın üç düzeyinden bahseder (1). İlk aşama olan “avatar”, komutlarla yönettiğimiz bir yaratık gibi, sadece bizim emirlerimizi yerine getiren bir kukla, oyuncunun oyun dünyasındaki etkisini göstermesinin basit bir aracıdır. “Karakter” ise oyuncunun bir uzantısı, onu oyun dünyasında temsil eden bir kişiliktir. Karakter ile, avatarda olmayan duygusal bir bağ kurulur. “Persona” aşaması ise bu aracıların ortadan kalktığı, oyuncunun doğrudan kendisi olarak oyunun içine daldığı düzeyi ifade eder.

Continue reading

Leave a comment

Filed under makale, oyun, programlama

Yeni oyunlarda öykü anlatımı aksiyonu yenmekte – Douglas Heaven

Douglas Heaven
22 Mayıs 2014, New Scientist > ButtonMasher

Elegy for a Dead World şiirsel bir çeşit dijital oyun (Görsel: Dejobaan Games)

Elegy for a Dead World şiirsel bir çeşit dijital oyun (Görsel: Dejobaan Games)

ButtonMasher dijital oyunlar ve oyun kültürü üzerine köşemizdir —sıradışı kıyılardan son moda oyunların ardındaki son moda yeniliklere kadar

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, oyun, programlama

Piketty’nin Kapital’i üstüne düşünceler – David Harvey

David Harvey
Mayıs 2014, davidharvey.org

Thomas Piketty’nin yazdığı Kapital adlı kitap oldukça heyecan yarattı. Piketty, “korkunç” zenginlik ve gelir eşitsizlikleri dediği özelliği taşıyan “patrimonyal” kapitalizm biçiminin yaratılması trendine karşı koymanın tek yolunun tedrici vergilendirme ve küresel bir zenginlik vergisi olduğunu savunuyor. Ayrıca hem zenginlik hem de gelirdeki toplumsal eşitsizliğin son iki yüzyıldır nasıl evrimleştiğini, özellikle zenginliğin rolüne vurgu yaparak, acı verici ve reddedilemez detaylarıyla belgeliyor. Serbest pazar kapitalizminin zenginliği yaygınlaştırdığına dair, bireysel serbesti ve özgürlüklerin savunusunda bunun büyük bir siper olduğuna dair yaygın görüşü yerle bir ediyor. Serbest-pazar kapitalizmi, devlet tarafından büyün yeniden-dağıtıcı müdahalelerin yokluğunda, Piketty’nin tanıtlamasına göre, anti-demokratik oligarşiler yaratır. Bu tanıtlama serbestici öfkeye güç verirken Wall Street Journal’ı felce uğratmakta.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Kağıtlar, Lütfen: büyük ses getiren ‘sıkıcı’ oyun – Lucas Pope ile görüşme

Dave Lee
12 Mart 2014, BBC Teknoloji

Lucas Pope bu oyunu dokuz ayda geliştirdi

Lucas Pope bu oyunu dokuz ayda geliştirdi

Dijital oyunlar eğer bir kaçışçılık biçimi olarak tasarlandıysa, insan neden bir çıkmaza, ömür törpüsü bir işe kaçmayı tercih etsin?

“Tartışmalı bir denetim noktasında bir gümrük denetçisini oynuyorsunuz,” diyor Lucas Pope, 36, büyük ses getiren oyunların en alışılmadık olanından sorumlu olan geliştirici.

“İnsanlar kulübenize geliyor ve bir taraftan diğer tarafa geçmek istiyorlar. Geçmelerine izin vermeden önce belgelerini denetlemeniz ve her şeyin usule uygun olduğuna emin olmanız gerekiyor.

“Oyunu tarif ederken eğlenceli izlenimi vermek zor.”

Oldukça.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, görüşme, oyun, programlama

Dijital oyunlar, sanat ve gürültü: Today programındaki tartışmaya hükmeden eskimiş stereotipler – Keith Stuart

Today programı pazartesi sabahı dijital oyunların* kültürel değerine bakmak için sanat eleştirmeni Sarah Kent’i Media Molecule kurucularından Alex Evans’ın karşısına çıkardı. Hoş olmadı.

Keith Stuart
12 Mayıs 2014, theguardian.com

journey

Journey, Media Molecule kurucularından Alex Evans’ın Today programındaki tartışmada bahsettiği sessiz ve güzel bir oyun

1826’da sanat eleştirmeni ve koleksiyoncu Robert Balmanno, o günkü JMW Turner sergisini iğneleyen bir değerlendirme yazmıştı. Sanatçıyı doğalcılıktan “aşırı renkliliğe” alçaldığı için azarlıyordu —gökyüzü ve yeryüzünün o dev tuvallerinde yalnızca kaos görmüştü. Ve yalnız değildi. Turner çağdaş eleştirmenlerce yaygın olarak alaya alınıyordu; girdap gibi dönen ürkütücü manzaraları —bugün kurucu empresyonizm olarak değer görse de— doğaya bir hakaret sayıldılar; sanat değillerdi.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, oyun

Süpergüç-sonrası kapitalist dünya düzenini kim denetleyebilir? – Slavoj Žižek

Bölünmüş ve tehlikeli bir dünyada, yeni güçlere biraz terbiye öğretmemiz lazım

Slavoj Žižek
6 Mayıs 2014, The Guardian

US President Barack Obama meets with Russian President Putin in Los Cabos

Başkan Putin ve Başkan Obama. ‘Bugün eski ve yeni süpergüçler birbirlerini test ederek küresel kurallara dair kendi versiyonlarını dayatmaya çalışıyorlar.’ Fotoğraf: Jason Reed/Reuters

Bir toplumu bilmek yalnızca aleni kurallarını bilmek değildir. Bu kuralların nasıl uygulanacağını da bilmek gerekir: ne zaman kullanılacakları, ne zaman ihlal edilecekleri, teklif edilen bir tercihin ne zaman geri çevrileceği, ne zaman etkin olarak mecbur kılındığımız bir şeyi özgür bir tercihmiş gibi yapmamız gerekeceği… Örneğin reddedilmek-üzere-yapılan-teklif paradoksuna bakalım. Zengin bir dayım beni bir restorana çağırmışsa, hesabı onun ödeyeceğini ikimiz de biliriz, ama yine de paylaşmakta biraz ısrar etmem gerekir —dayım “Tamam o zaman sen öde!” deyiverse nasıl da şaşırırdım.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

Thanatisizm’in Doğuşu – McKenzie Wark

McKenzie Wark
3 Nisan 2014, publicseminar.org

Buna neden hala kapitalizm diyoruz bilmiyorum. Eleştirel düşüncenin şiirsel işlevinde bir nevi arıza ya da blokaj olmuş sanki.

Takipçileri bile kapitalizm demekte sorun görmüyor artık. Eleştirmenleri ise niteleyiciler eklemeye indirgenmiş görünüyor: postfordist, neoliberal, veyahut alımlı ve iyimser ‘geç’ kapitalizm. Buruk bir terim; kapitalizm hepimizi gömmeye yazgılı görünüyor.

Bir rüyadan uyanırken düşündüm ki buna thanatisizm demek daha anlamlı olabilir. İsmin kaynağı, Homeros ve Hesiod’un az çok hemfikir olduklarına göre, Nyx (gece) ve Erebos’un (karanlık) oğlu, Hypnos’un (uyku) ikizi olan Thanatos.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim, programlama