Thanatisizm’in Doğuşu – McKenzie Wark

McKenzie Wark
3 Nisan 2014, publicseminar.org

Buna neden hala kapitalizm diyoruz bilmiyorum. Eleştirel düşüncenin şiirsel işlevinde bir nevi arıza ya da blokaj olmuş sanki.

Takipçileri bile kapitalizm demekte sorun görmüyor artık. Eleştirmenleri ise niteleyiciler eklemeye indirgenmiş görünüyor: postfordist, neoliberal, veyahut alımlı ve iyimser ‘geç’ kapitalizm. Buruk bir terim; kapitalizm hepimizi gömmeye yazgılı görünüyor.

Bir rüyadan uyanırken düşündüm ki buna thanatisizm demek daha anlamlı olabilir. İsmin kaynağı, Homeros ve Hesiod’un az çok hemfikir olduklarına göre, Nyx (gece) ve Erebos’un (karanlık) oğlu, Hypnos’un (uyku) ikizi olan Thanatos.

Thanatisizmi twitter’da denediğimde Jennifer Mills şöyle dedi: “evet, bu sanırım daha intihar heveslisi bir şey oldu. Thanatisizm?”

Kullanışlı bir sözcüğe benziyor. Thanatisizm: fanatisizm der gibi, neşeli, aşırı hevesli bir ölüm iradesi. Thatcherizm çağrışımı da cabası.

Thanatisizm: kullanım değerlerinin üretimini mübadele değeri üretimine tabi kılan bir toplumsal düzen, öyle ki mübadele değeri üretimi kullanım değerinin varoluş koşullarını yok etme tehdidi oluşturur. Böyle yaklaşık bir tanımla başlayabiliriz.

Bill McKibben’e göre iklim bilimcilerinin greve gitmesi lazım. İklim Değişikliği üzerine Hükümetlerarası Panel yakın zamanda 2013 raporunu yayınladı. Söyledikleriyle aslen önceki raporu biraz daha kanıt, daha fazla detay ve daha kötü öngörülerle tekrarlıyor. Ve görünüşe göre halen Thanatisizmi durduracak pek bir şey yok. Bir rapor daha niçin yayınlansın ki? Başarısız olan bilim değil, politik bilim oldu. Belki de politik ekonomi.

Aynı hafta içinde BP haklarına sahip olduğu karbon yataklarını tümüyle sömürme niyetini sessizce bildirdi. Şirketin değerinin büyük bir parçası nihayetinde bu hakların değeridir. Yakıt için karbon çıkarmak üzere yeryüzünü kazmamak, emmemek, kanırtmamak şirket için intihar olurdu, fakat bunları tümüyle yakıta dönüştürmek, bu yakıtı yakarak havaya karbon yaymak, iklimi hakikaten tehlikeli bir alana çekiyor.

Fakat bu durum mübadele değeri üretiminin önünde duramaz. Mübadele değeri kendi içsel mantığını son noktasına —kitlesel yok oluş— kadar açımlamalıdır. Kapital dediğimiz kuyruk yerküre dediğimiz köpeği sallıyor.

Dünyanın köpeklere yedirildiği böyle bir zamanda yatırım fırsatı olarak uzayın özelleştirilmesinin ufukta belirmesi belki de tesadüf değil. Egemen sınıf yerkürenin tüketilişine başkanlık ettiğini biliyor olmalı. Onlar da uzay-otelleri hayal ediyorlar. Kıllarına zarar gelmesin, yine harika manzaraları olsun istiyorlar.

Böyle bir zamanda NSA gibi ajansların aslen herkesi gözetliyor olması bana çok anlamlı geliyor. Egemen sınıf bugün türümüzün tamamının düşmanı olduğunu biliyor olmalı. Türümüzün varlığına ihanet etmişlerdir. Bu yüzden panik ve paranoya içinde olmaları şaşırtıcı değil. Farzediyorlar ki hepimiz onların peşindeyiz.

Böylece devletin elinde kalan, mülkiyet savunmasındaki genelleşmiş gözetim ve silahlı kuvvetler olmuş oluyor. Devletin rolü artık biyoiktidarı yönetmek değildir. Nüfusların refahına giderek daha az önem veriyor. Yaşam kapitale tehdittir ve ona göre muamele görmelidir.

Devletin rolü biyoiktidarı yönetmek değil, thanoiktidarı yönetmektir. Yaşamın idamesi önce kimden esirgenecektir? Hangi nüfuslar iltihaplanıp birer birer ölmelidir? Önce emek veya tüketici olarak işe yaramayanlar, fiziksel ve zihinsel olarak silahlı kuvvetlere uygun olmaktan çıkmış olanlar.

Bu nüfusların birçoğu artık oy kullanamaz. Kısa süre sonra yiyecek kuponları ve diğer biyopolitik destek rejimleri çıkabilir. Yalnızca ölümüne ölümü savunmaya istekli ve yeterli olanların yaşama hakkı olacaktır.

Ve bunlar daha aşırı-gelişmiş dünyada olacaklar. Yüzlerce milyon kişi bugün deniz suyunun yükselmesi, çölleşme ve diğer metabolik çatlakların tehlikesi altında yaşıyor. Herkes biliyor: o nüfuslar bundan böyle gözden çıkarılmış muamelesi görecek.

Herkes işlerin şimdiki gibi süremeyeceğini biliyor. Bu apaçık. Kimse bunun üzerine fazla düşünmek istemiyor. Hepimiz oyalandığımız şeyleri seviyoruz. Tıklama yemi atılırsa hepimiz yutarız. Ama hakikaten herkes biliyor. Ölümün hizmetinde hayatınızı iyice kazanma şansı var ama. Thanatisizme mazeret olabilecek en ufak şey Niagarayla övgü yığılacak bir yaşam tarzı olur.

Kamusal entelektüellerimiz yok artık; kamusal budalalarımız var. Herhangi bir hikayesi ya da ‘oyun-değiştiren’ fikri olanlar bir süre ekranda yer bulabilir, yeter ki dikkati thanatisizmden uzaklaştırsın, ya da daha iyisi —onu gerekçelendirsin. Bu devrin en iyi kamusal budalaları bile ikinci el araba satıcıları gibi. Retorik sanatlar için pek iyi bir çağ değil bu.

Bildiğimiz anlamdaki üniversiteden kurtulmak gerektiği açık. Bilimler, toplumsal ve beşeri bilimler, her biri kendine göre, bilgi için mücadeleye adanmıştı. Ama kişinin disiplini ne olursa olsun sonuçtan kaçınılması zor: hüküm süren düzen bir tür thanatisizmdir.

Geleneksel bilgi disiplinlerinin yapabileceği en iyi şey küçük, yardımcı bir probleme sıkıca odaklanmak, büyük resimden kaçınarak herhangi bir detaya bakmaktır. Bu da artık yetmiyor. Bilgi üretiminin geleneksel biçimleri, küçük ya da yardımcı türde bilgilere odaklansalar da halen fazla tehlikeliler. Her birisi iş başındaki thanatisizmin izlerini keşfetmeye başlıyor.

O zaman üniversite yok edilmelidir. Onun yerine bilgi olmayan her türlü şey kutlanmalıdır. Bütünüyle yeni disiplinler ortaya çıkıyor, beşeri olmayan bilimler ve toplum karşıtı bilimler gibi. Bunlar insanın ya da toplumsalın sorunlarını nesne almazlar. Nesneleri thanatisizmdir, onun tarif edilmesi ve gerekçelendirilmesidir. Yaşama düşman olanı benimsememiz ve kutlamamız beklenmekte. Bu kadar mantıksız ve işlevsiz bir inanç sistemi ancak hasımlarını ortadan kaldırarak başarılı olabilir.

Bütün bunlar bunaltıcı olabilir. Fakat bunalım thanatisizmin yardımcı bir unsurudur. Bunalmanız beklenir, ve bunun kendi bireysel başarısızlığınız veya sorununuz olduğunu düşünmeniz beklenir. Parlak yanıltıcı fantazi-dünyanız sizden koparılır ve thanatik gerçeklik açığa vurulur —bunun kendi hatanız olduğunu düşünmeniz beklenir. İnanmayı beceremediniz. Bir psikologa görünün. Biraz ilaç alın. Biraz perakende terapisi yapın.

Thanatisizm, egemenliğinden kuşku duyanların eleştirilerini alıp thanatik üretimin yeni tekrarlarına dönüştürerek kendine katmaya da çalışır. Hibrid bir araba satın alın! Geri dönüşüm yapın! Hayır, doğru düzgün yapın! Öyle boktan ayırmayın! Ayrıca bu kişisel erdem ve sorumluluğa indirgenmiştir. Thanatisizmin dünyayı yok etmek istemesi sizin hatanızdır. Bir tüketici olarak sizin hatanızdır, tüketmekten başka seçeneğiniz olmasa bile.

“Biz ilerlemiş uygarlıklar … biliyoruz biz de ölümlüyüz,” demişti Valery 1919’da. Görülmüş en kirli ve en yararsız savaşın ardından, o gün böyle bir şey açıklıkla görünebilmişti. Ama biz bu açıklığı yitirdik. Bu yüzden: mütevazı bir öneri. En azından bu şeyi birincil özelliği ile adlandıralım.

Bu devir thanatisizm egemenliğinin devridir: yaşam olmayanın üretim şekli.

Bitince beni uyandırırsınız.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri, bilim, programlama

One response to “Thanatisizm’in Doğuşu – McKenzie Wark

  1. Pingback: Yeni bir dünya için — McKenzie Wark derlemesi | YERSİZ ŞEYLER