iki nokta

Başlangıçtan bu yana tüm eleştirel toplum kuramları böylece tarihsel nesnellik sorunu ile yüz yüze gelmektedirler, bir sorun ki çözümlemenin değer yargıları içerdiği iki noktada doğmaktadır:

1. insan yaşamının yaşamaya değer olduğu, ya da daha doğrusu yaşamaya değer olabileceği ve değer kılınması gerektiği yargısı. Bu yargı tüm anlıksal çabanın temelinde yatmaktadır; toplumsal kuramın a priorisidir, ve yadsınması —ki bütünüyle mantıksaldır— kuramın kendisini yadsıyacaktır;

2. verili bir toplumda, insan yaşamının iyileştirilmesi için belirli olanakların ve bu olanakları olgusallaştırmanın belirli yol ve araçlarının varolduğu yargısı. Eleştirel çözümlemenin bu yargıların nesnel geçerliklerini tanıtlaması, ve tanıtlamanın görgül nedenler üzerinde ilerlemesi gerekmektedir. Yerleşik toplumun elinde anlıksal ve özdeksel kaynakların saptanabilir bir niceliği ve niteliği bulunmaktadır. Bireysel gereksinim ve yetilerin en uygun gelişim ve doyumları için bu kaynaklardan en az bir zahmet ve sefaletle nasıl yararlanılabilir? Toplumsal kuram tarihsel kuramdır, ve tarih zorunluk alanında şans alanıdır. Öyleyse, eldeki kaynakları örgütlemenin ve kullanmanın olanaklı ve edimsel çeşitli yolları arasında hangileri en uygun bir gelişim için en büyük şansı sunmaktadırlar?

Herbert Marcuse 1964 One-Dimensinal Man; türkçesi: Aziz Yardımlı 1986 Tek Boyutlu İnsan, sayfa viii. tweet PDF: https://twitter.com/pinoberker/status/496396129320579072

Leave a comment

Filed under çeviri

Comments are closed.