KAyıplı olmak — Jacques Lacan

Ayrıca rüyaya verilen ifadenin askıya alınışı denebilecek noktada öznenin kendini nasıl konumladığı da görülsün. Öznenin kendisi, kendini konumladığı gibi, kendini üstlendiği gibi, biliyordur, böyle denir, çünkü öteki, ötekinin öznel konumunu bilmiyordur. Ve bilmediği, KAyıplı öznel konumudur, böyle denir. Ölmüş olduğu, sonuçta, elbette ona dokunamayacak bir beyandır. Ölmüş olmaya dair bunun gibi her simgesel ifade, onu geçindirir, esasında onu muhafaza eder. Olan aslında tam olarak bu simgesel konumun paradoksudur: oluşta olmayışın bulunmasıdır, ölmüş olmanın onaylanışının bulunmasıdır, ki bu belli bir tarzda onu ölümsüzleştirmiş olmaz. Rüyadaki mesele de aslında budur. Fakat bu KAyıplı öznel konum, bu küçülmüş öznel değer, onun ölmüş olmasına yönelmez, özünde şudur: bunu bilmeyen o. Öznenin kendini ötekinin karşısında konumlaması işte böyledir. Ayrıca öteki bakımından işletilen bu türde bir korunma –ki anlamı sadece onun bunu bilmemesi değildir, diyebilirim ki sınır noktasında bunun ona söylenmemesi mecburiyetidir de– insanlar arası her iletişimin kökünde hep az çok bulunan bir şeydir, onun neyi bilmesine izin verilebileceği ve neyi bilmesine izin verilemeyeceğidir. Analitik söylemle uğraştığınız her seferinde etkisini tartmanız gereken bir şey bu. Dün akşam, kendini ifade edemeyenlerden, aslında söylemle alakalı engeller hakkında, dirençler hakkında konuşamayanlardan söz ettik. Bu boyut sayesinde bu rüya başka bir rüyaya bağlanabilir: Troçki’nin günlüğünün son sayfasından alınmış bir rüya bu, son savaşın başlangıcında Fransa’da kaldığı son günlerden sanırım. Özellikle etkileyici bir rüya bu. Troçki’nin, belki de ilk defa, bitmez tükenmez dirimsel enerjisinin azaldığına dair ilk ipuçlarını tecrübe etmeye başladığı ana ait bir rüya. Rüyasında gördüğü yoldaşı Lenin, sağlığının yerinde olmasından ve boyun eğmez karakterinden dolayı onu tebrik eder. Diğeri ise, hep diyaloglarda olan muğlaklıkla değerlenen bir tarzda, eski yoldaşına, belki de bu sefer kendisinde, önceden hep bildiğiyle aynı zeminde olmayan bir şey bulunduğunu anlatmak ister. Fakat düşünür, ve dirimsel evrimindeki bu kritik dönüş anında böylesine belirgin tarzda ortaya çıkan bu eski yoldaşına kıyamaz. Ve tam olarak, onun bile, Lenin’in bile çabasının boşa çıktığı zamanlara atıf yapan bir şeyi anımsatmak isteyerek, ona öldüğü zamanı şöyle belirtir: çok çok hasta olduğun zaman. Sanki meselenin tek solukta tam olarak formülleştirilmesi, varoluşunun aynı dönüş noktasındaki aynı Troçki’nin devam eden rüyasında karşısına çıkan bu gölgeyi dağıtacakmış gibidir.

Jacques Lacan 1958-1959 Seminer 6: Arzu ve yorumlanışı, s. 80

Not: Kayıplı ve ayıplı sözcükleri “en défaut” anlamı vermek üzere CAPSLOCK kayması gibi bileşerek KAyıplı oldu. https://fr.wiktionary.org/wiki/%C3%AAtre_en_d%C3%A9faut

6 Comments

Filed under çeviri