“Arzumu pompalayan sen, sen kötü ruhsun, geri git” — Anaëlle Lebovits-Quenehen

Lacancı olarak şunu öne sürelim: Lacan’ın şeytanlığı, karşısına çıkan herkesi Che vuoi? (Ne istiyorsun? Ne arzu ediyorsun?) sorusunu yanıtlamaya kışkırtmasından gelir. [*]

Sorgulayanla yüzleşince çıkan birçok seçenek vardır: 1) bütün meseleyi gözardı edip uzaklaşıp gidilebilir, 2) reddedilmiş bir nesne gibi geride bırakılabilir, büyük vaatler gibi ya da orada olduğu bilinen bir ışık gibi, diğerleriyle birlikte zamanı gelince yararlı olacağı bilinen bir ışık gibi geride bırakılabilir, 3) hayatınızı onun aydınlattığı meseleyle uğraşarak harcayabilirsiniz, ona daha yakından bakabilirsiniz.

Eş-adlı olmaları cins olan şeytanla tür olan şeytan arasındaki belirgin ayrımı örtmemeli. Şeytan, kötü ruh, kendi arzumuzla ilgili kendimizi sorgulamamıza yol açan şeytanlığın olası versiyonlarından sadece birisidir. Cins ve türün birleşeceği nokta, ancak, tarzıyla bizi maruz bıraktığı “Que vuoi?” [sic] ile yüzleşildiğinde belirebilecek tek cevapla gelir: “beni sorgulayan sen, arzumu pompalayan sen, sen kötü ruhsun: vade retro [geri git].” Böylece şeytanın gereksindiği yanıt yerine – “arzumun adlandırdığı şey budur” – bu cevap gelir: “beni sorgulayan sen kötüsün.” Böylece kötülüğün bedenlenmesi olan şeytan hatalı [wrong] zihinlerin yaratımı olur.

Ve evet, şeytan ayrıntılarda gizli olduğuna göre, Lacan’ın eleştirmenleri, ama hayranları da, şeytanı çoğu zaman tarzında ve gösterdiği şeyde – güçlü bir zihin, üstün bir analist – buluyor.

Lacan kimilerine bir deve kılığı altında gözüküyor. Ama onu olduğu gibi tanıyabilirler mi?

Lacanian Ink 39, “Lacan, Şeytan” makalesinin son kısmı, EN: Asunción Alvarez (2011)

[*] Cazotte’nin Diable amoureux’suna atıf yapılıyor, bizzat Lacan kendisinin zaman zaman bedenlendirdiği bu karakterden bahseder.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri

One response to ““Arzumu pompalayan sen, sen kötü ruhsun, geri git” — Anaëlle Lebovits-Quenehen

  1. Pingback: “Sana Tahammül Ediyorum” — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER