Neden Syriza’dan Koptuk (1) — Syriza Gençlik

Syriza Gençliğinin gidici üyeleri neden üst partilerini yarınki seçimde desteklemeyeceklerini açıklıyor.

syriza-youth-protested-the-new-greek-bailout-876-495-1436874492-size_1000-647x300

Syriza Gençlik Üyeleri Temmuz’da yeni tasarruf [austerity] paketini protesto ederken. Panagiotis Maidis / VICE Yunanistan

1 Eylül günü Syriza Gençlik önderliğinin çoğunluğu aşağıdaki beyanı imzaladı. Örgüt önderliğindeki onbir kişinin sekizi, Sol Platform üyeleri, o noktada zaten istifa etmişlerdi.

Syriza Gençlik hep adaş partisine bağlı olmuşsa da, örgütsel ve politik otonomisini korudu. Ve mütevazı —2000 ila 2500 üye arasında dalgalanan— hacmine rağmen Yunanistan’ın etkili öğrenci hareketindeki kuvvetlerden biriydi.

Gençlik ve üst yapısı arasında, özellikle 5 Temmuz referandumu dalgasıyla birlikte, Syriza’nın eurozone müzakerelerini idare edişiyle ilgili çatlaklar gelişti. Alexis Tsipras çabucak seçim çağrısı yapmaya yönelince, partinin böyle bir karar öncesinde konferans yapma arzusunu gözardı edince, Gençliğin yaklaşık 500 eski üyesi “bildiğimiz anlamda Gençlik Kolunun sonunu” işaret eden bu beyanı imzaladı.

Beyanı destekleyen aktivistler beraberce herhangi başka bir politik örgüte katılmış değiller henüz, Popüler Birlik de buna dahil. Fakat bu belge onların paylaştığı inancı beyan ediyor: “Syriza artık radikal sol politika icra etmenin bir aracı sayılamaz,” ve tasarruf karşıtı solcu kuvvetlere referandumun “Oxi” ruhu içinde seçim desteği çağrısı yapıyor.

Syriza Gençlik Merkez Komite Üyeleri — 1 Eylül 2015 — jacobinmag.com

Syriza’nın bu yeni aşaması, taşıdığı amaç ve konumlardan ne taktiksel ne de kısmi bir geri çekilmedir, stratejik bir yenilgidir ya da —daha isabetle— bir iflastır. Üçüncü kurtarma paketine oy vermek, onu açıkça desteklemek ve onu Syriza’nın stratejik amaçlarına eklemek, hükümetçilik ve partinin marjinalleştirilmesi bu iflasın ardındaki esas nedenlerdir; ayrıca kendimizi Syriza’nın bir parçası sayamamamızın ve hatta Syriza’yı politik vasıta alan bir sol kanat stratejiyi desteklemeye kalkışamamamızın da ardındaki esas nedenlerdir.

Syriza merkez komitesinin parti kongresinden önce seçim çağrısı yapma kararı; bir yandan kreditörlerin desteğine kavuşan bir karardır, öte yandan bir tercih olarak günden güne katılaşan tasarruf politikasından Syriza’nın nasıl çıkabileceğine dair her türlü tartışmayı engelleyen bir karardır. Bu bağlamda Syriza’nın seçim gündemi, tasarruf gerçekliğinin daha iyi yönetilmesi ve tasarrufun detayları üstüne ilerleyici [sic] reformların arayışı olup çıkmıştır. Sol kanat bakış açısından, bu gündem bizim umurumuzda bile olamaz.

Neoliberal taleplere yönelen bu sosyallik kahredici riayetten ayrıca, kolektif politik işlevimizdeki kriz, ve hükümet liderliğinin iç demokrasi ve kolektif parti kararlarını küçültmesi, zaten gerçekleşmekte olan bütünsel dönüşümü belirtmektedir.

Sonuç olarak Syriza’yı gelecek seçimlerde desteklemiyoruz. Ne de onun seçim listelerine dahil oluyoruz. Aynı zamanda Syriza’nın nezareti altında politik etkinliğimizi sürdüremiyoruz ve mücadelelerimize gereken planı Syriza ve onun tasarruf stratejisinin dışında aramaya mecbur kalıyoruz. [ç.n. idare edemiyoruz anne]

Lakin önemli bir politik mirası taşıyoruz. Radikal solda birlik azmimiz (ki Syriza’nın tüzüğünde yer alan bir ilke olmuştur), sosyal hareketlerde katılım, ve sosyal süreçlerle özgün etkileşim her zaman Syriza’nın varoluşunun temel koşulları olmuştur.

Dahası, sol kanat bir hükümet ihtimali, son birkaç yılın mücadelelerine ve tüm kuşaklardan esinlenen aktivistlere politik bir ufuk vermiştir, ardından gelecek şeylere de kıymetli öğeler sağlar. Bu bağlamda biz yani sıkı çalışmış olanlar, Syriza’nın kaçınılmaz bir gerçeklik gibi tasarrufa dönmesini kabul edemeyiz ve etmemeliyiz.

Eleştirimiz bilgiççe bir eleştiri değildir. Aksine Syriza’ya bulaşmış herkes için etraflıca bir özeleştirinin elzem olduğuna, bunun da sert ve derin olması gerektiğine inanıyoruz. Bu ihtiyacı hissetmez görünen insanlar olsa olsa güvenilmez kişilerdir. Biz en başından beri yüzeysel indirgemeciliğe ve apolitik “ihanet” mantığına karşı çıktığımız kadar, sınıf bilincinden uzak hiçbir gelecek ihtimali olmayan iflas etmiş bir ideolojiye işaret eden “gerçekte varolan hükümetçiliğe” de karşı çıktık.

Syriza Gençlik Merkez Komitesinin onuncu zirve kararları (Temmuz 2015) özeleştirimize dayanak hizmeti görecektir.

Arzu Etmediğimiz Bir Son

Kendimizi Syriza’ya karşı koyarak mesafelendirdiğimiz böyle bir tartışma ve kararın sadece Merkez Konsey toplantısında değil, Syriza Gençlik Kolunun tüm üyelerini içerebilecek daha geniş bir ulusal politik buluşmada da merkez alınması gerektiğine inanıyoruz.

30 Ağustos Pazar günü Merkez Konsey toplantısı boyunca bu tarafa doğru ittirmiştik, ve şu noktaları merkez alıyorduk: birincisi, güz seçimleri için örgütümüze ideolojik bir pusula sağlanması ve ikincisi, yakın gelecekte icra edilecek Panhelenik bir konferansta Syriza Gençliğinin Syriza’nın politik planından koparılması (ya da koparılmaması) konusunun ele alınmasının kararlaştırılması.

Üzücüdür ki Merkez Konseyin bazı üyeleri toplantıya gelmediler ya da toplantıdan önce konumlarından çekildiler, bu da yeterli çoğunluğa ulaşmamızı engelledi. İşte bu yüzden olup bitenlere dair görüşlerimizi açıklayan bu beyanı yayınlamak zorunda kaldık, aslında esas niyetimiz Merkez Konseyden kamusal bir beyan yapmaktı.

Aynı zamanda, Merkez Konseyin karara varmakta böyle (bile bile) başarısız kalmasının, Syriza Gençliğine –en azından bildiğimiz biçimine– son verdiğine inanıyoruz. Hiç arzu etmediğimiz bir son bu, hele böyle şartlar altında hiç.

Fakat bizce artık her zamankinden daha nettir ki örgütümüzün radikal politik yönelimi, sosyal hareketlerdeki kolektif geçmişimiz, mücadelelerimiz, ıstıraplarımız, ve Syriza üyelerine ait eleştirel sorgulamalar Syriza üyesi oluşları ile köklü bir gerilim içindedir. Syriza Gençlik Kolu üyelerinin ortak geleceğini kararlaştıracak örgütleyici bir sürecin yokluğunda, ve Syriza’nın mevcut profiliyle Syriza Gençlik Kolunun mevcut profili arasındaki derin çelişki karşısında Syriza Gençliği artık bir çağın inkar edilemez sonuna ulaşmıştır.

Fakat bir politik kolektiflik kendi marka ismine indirgenemez. Daha ziyade o kendi pratikleridir, kendi değerleridir ve politik ilgilerindeki derinliktir. Sonuç olarak “Syriza Gençlik Kolu” sözleri şu andan itibaren ne bir boş gösterene ne de “gerçekte-varolan Syriza”yla uyumlu herhangi bir şeye tekabül edecektir.

Syriza Gençlik Kolunun bu “sessiz sonu,” geçmiş beyanlarındaki sesin yitirildiği, yürüyüş kortejlerinin halen seslerle dolu olmadığı, kültürel festivallerinin şarkılarını yitirdiği anlamına gelmek zorunda değil. Tüm bu konularda kendimizi hiç kandırmayalım.

(2)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri

2 responses to “Neden Syriza’dan Koptuk (1) — Syriza Gençlik

  1. Pingback: Neden Syriza’dan Koptuk (2) — Syriza Gençlik | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Bizim olmayacaksa kapat gitsin! — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER