Yasaya rağmen Lacan — Jacques-Alain Miller

Bu “yasaya rağmen” ne anlama gelir, eğer ciddiye alacaksak? Lacan ihlalciliğini gururla ilan etmiştir, ve o ihmalciyi oynar, işe yaramazı, serseriyi oynar. Genet, hatta belki Rimbaud buna başka adlar verirdi. Lacan, o halde, ilk başta, öğretisinin en başında, Ödipal yasanın merkezi olan “Babanın-Adı”nı icat edendir, ama kendinin de yasaya rağmen olduğunu söylemeden ortadan kaybolmak istemez.

Lacan aslına bakılırsa yasaya kafa tutan biriydi, en küçük detaylarına kadar.

Lacan yanınızda yolcu koltuğunda otururken arabayı sürmek hiç başınıza gelmemiştir, ama bilmelisiniz ki, onun “kesinlikle tahammül edilemez” bulduğu bir şey varsa, o da kırmızı ışıklarda durmaktı. Onun hatırı için kırmızı ışıklarda geçecek kadar ileri gitmedim, ki kendi sürdüğünde bunu hep yapardı, ama hep yeşil ışığa denk gelmeye uğraşırdım. Ama bir seferinde, iskelelerde, rue de Lille yakınlarında, kırmızı ışıktan kaçamadım. O zaman Lacan yetmişbeş ya da yetmişaltı yaşındaydı. Kapıyı açtı, dışarı adım attı, yaya yoluna çıktı, ve kendi başına devam etti, ağır ağır yürüdü, adeti olduğu gibi başını eğerek. Oğlak burcudur, Capricorn, ve bu burçta olanların tabiatına dair yapılan tarifler, her astroloji çalışmasında, ona eldiven gibi uyar. Işıkların öbür tarafında onu arabaya geri bindirmeyi becerdim. Ama bu akıldışı görünen davranışı onun yasaya rağmen‘inin bir formülden ibaret olmadığını çok iyi gösteriyor. Durdurucu tüm işaretler karşısında saf ve basit bir tahammülsüzlüğü var gibiydi. Bu, denebileceği gibi, onun katlanılmaz olanıydı, onun kendi gerçeğiydi.

Kızının bana anlattığı da şöyle.

Kuzey İtalya’dan onu alıp Uluslararası Psikanaliz Derneği Kongresi’nin yapıldığı Stockholm’e onu arabayla götürüyor. Yıl 1963, kongrenin konusu dişi cinselliği; Lacan’ın yürütme oturumundaki yerini İdareci kaldırıyor, Dolto’yla birlikte, bu da onun “afarozu” olacak, Lacan’ın sonraki yıl diyeceği gibi. Judith çok iyi araba sürer, düzenli, ortalama bir hızda, ve babası memnundur, mutludur. Kızı onun kırmızı ışıklara dayanamadığını bilir, bu yüzden, hiç rastlamayacak şekilde ayarlar. 500 kilometre boyunca mucize gibidir: tek bir kırmızı ışık bile yok! Kız hoşnuttur. Langres’dan çıkarken bir demiryolu geçidine gelirler: bir tren geliyordur, bariyer iniyordur. Ve Lacan şöyle der: “Seni bunca yoldan hiç getirmemeliydim.”

İnsanlar Lacan gibi davranacak diye korkmalı mıyım? Ötekiyle böyle bir ilişki, yasaklarının en meşrusuyla, böyle bir sabırsızlık ilişkisi, herkese verilmemiştir. Burada bulduğunuz etik çok sıradışı bir oluş şeklini adlandırır. Lacan Sainte-Anne Hastanesi’nde tıp stajı yaparken kendi uydurup personel odasının duvarına astığı sloganı alenen nakletmiştir: “Deli olmayı dileyerek deli olunmaz.” Bir doktor, psikiyatrist, profesör, itfaiyeci olmak – bunları insan fiilen dileyebilir, ama deli olmak oluşun başka bir boyutudur. O halde, Lacan olmayı dileyerek de Lacan olunmaz.

Lacanian Ink 39, “Lacan’ın Hayatı” makalesinden (2011)

1 Comment

Filed under çeviri

One response to “Yasaya rağmen Lacan — Jacques-Alain Miller

  1. Pingback: “Sana Tahammül Ediyorum” — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER