Belçika Bunalımları — Stijn Vanheule

pils

Stijn Vanheule — 7 Mayıs 2016 — thelacanianreviews.com

Dünya çapında psiko-eczai ürünlere artan erişim, tüketimi de yükseltiyor. Belçika örneğine bakalım: Ulusal Eczai Sosyete verilerine göre 1996’da eczacılar yaklaşık 95 milyon tanımlı günlük doz anti-depresan satmış. Yirmi yıl sonra tüketim üç katından fazla: 2015’te bu eczai üründen neredeyse 314 milyon tanımlı günlük doz pazarlanmış. Yıllar içinde düzenli artış göstermesi dikkat çekici. Tüketim her yıl 11 milyon günlük doz civarında yükselmiş, 11 milyon nüfus için hatırı sayılır bir yükseliş. Anti-psikotik ilaç kullanımında da çok keskin olmasa da benzer bir yükseliş var: 1996’da 22 milyon tanımlı günlük doz, 2015’te ise 50 milyon civarında tanımlı günlük doz satılmış.

Belçikalı politikacılar ve sağlık sigortacıları, tüketimdeki bu yaygınlaşmanın genel sağlık bakım [healthcare] bütçesini olumsuz etkilemesinden endişeli. Yaygınlaşmayı durdurmak için sağlık bakım psikologları getirilirse belki sorunun çözüleceğine inanılıyor. Belçika sağlık bakım sistemi, (genel pratisyenlerle yakın ilişkide çalışsalar da) psikologlarla yapılan görüşme masraflarını henüz karşılamıyor, ama bu yakın gelecekte değişebilir. Sağlık bakımı için bir psikologlar ağı kurmaktan söz ediliyor, böylece bu psikologlar masrafın karşılanacağı sınırlı sayıda (muhtemelen en fazla 5) görüşmeyle hastaların mental sağlık sorunlarına daha farklı yaklaşacak (bilgi sağlayacak, öz-yönetim stratejileri öğretecek …). Bu sayede eczai tüketim azaltılacak.

Naif bir inanç bu. Yaygın mental acının ilaç tüketicisine ürün sağlayarak verimli bir karşılık bulabileceği fikrine dayanıyor. Kapitalist söylemin yapısına dair Lacan’ın fikirlerini izlersek, bu cevapların başlangıçta yatıştırıcı bir etkisi olabilir. Fakat sonunda özneyi tatminsiz bırakırlar. Kapitalist söylem daha yeni yeniliklerle problemin çözüleceği düşlemini besler, ya da alternatifinde, eski günlerde hayatın daha az karmaşık olduğuna dair nostaljik bir kurgu oluşturur.

Aşırı ilaç tüketimi krizindeki gerçek mesele, öznenin statüsüdür. Kapitalist söylem özneye soru sorduğu konularda yardım etmeyi amaçlar. Bunun etkisi hiç sonu gelmez bir yenilik arayışıdır. Aslında bu söylemsel sistemde, öznel tatminsizliğin pazarda karşılık bulması gereken bir talebe indirgenebileceği varsayılır. Özne, kendi krizi ($) karşısında anahtar (S1) bulmaya çalışırken Öteki’ne inanmaz; ona göre öteki, bir portföy dolusu cevabı olan enstrümantal bir uzmandan (S2) ibarettir.

Psikanalitik söylem bunun aksine, özneye soru soruyor olması bakımından karşılık verir. ‘Kriz dostu’ olan Lacancı psikanalist, öznenin trajedisinin a nesnesiyle oluştuğunu varsayar: öznel tatminsizlik cevaplanamaz ve çözülemez [cannot be answered or solved], ama onun ısrarı karşısında bir yanıt [response] formülleştirilebilir. Böylece savoir-faire bulma projesiyle psikanalist, çağdaş [contemporary] özneye öğretici bir partner olabilir.

1 Comment

Filed under çeviri

One response to “Belçika Bunalımları — Stijn Vanheule

  1. Pingback: İşte böyle — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER