Koşulların yazgısı — Alain Badiou

Bütün meselenin kalbi, bana göre şudur: Devrimci olay, aslında çok çeşitli biçimlerde, komünist Fikrin her politik bedenlenişinin kaynağında yatıyor olsa bile, onun ne kuralıdır ne de modelidir. Terör bence aslında ayaklanma ya da savaşın Devlet araçlarıyla devam ettirilmesidir. Fakat komünist Fikrin politikası, böyle talihsizlikler geçirmeye mecbur kalmışsa da, ayaklanma veya savaş değildir ve bunlara indirgenebilir asla olmamalıdır. Zira onun hakiki özü, inşa ettiği yeni politik zamanın kökü, rehber ilkesi, bir düşmanın yok edilmesi değil, insanlar arasındaki çelişkilerin pozitif çözdürülmesidir, yeni bir kolektif yapılanmanın politik inşasıdır.

Bu noktayı daha net tespit etmek adına, doğaldır ki gene Terörle ilgili son iki hipotezden başlamalıyız. Şimdiki uzlaşıya göre anti-komünist propagandanın destek aldığı çehreler çoğu zaman absürt de olsalar, şiddeti ve Stalinci Terörün çapını tamamen teslim etmeliyiz. Bu konuyu, komünist Fikirden esinlenen bir rejimin, sosyalist devletler rejiminin tarihte emsali olmayan tatbikatının ne koşullar altında üstlenildiği sorusuna bağlamalıyız. Bu koşullar, emperyalistler arası savaşlarla dünya çapında boğazlaşma, kudurmuş iç savaşlar ve yabancı güçlerin karşı-devrimci hiziplere verdikleri yardımdı. Tecrübeli ve sabırlı politik kadroların hep eksikliğinin duyulduğu, en iyilerin erkenden tufana kapılıp gittikleri koşullardı. Bütün bunlar, üstben buyruğu ve kronik kaygı bileşiminden oluşan bir politik öznellik yarattı. Belirsizlik, cahillik ve ihanet korkusu, önderlerin nasıl bir iklimde karar aldıklarına dair bugün bildiğimiz kadarıyla, en belirleyici etkenlerdi. Bu öznellik de böylece, ana eylem ilkesi olarak, her çelişkiye sanki çatışkısalmış [antagonistic] gibi, sanki ölümcül bir tehlike getiriyormuş gibi davranılmasına yol açtı. İç savaşta gelişen, yanında olmayan herkesi öldürme alışkanlığı, üstün geldiği her seferinde hayrete düşen bu sosyalist devlette giderek pekişti.

Bütün bunlar komünist Fikrin kendisiyle ilgili değildir, daha çok bu fikrin tarihteki ilk deneyinde yaşanan belirli süreçle ilgilidir. Bugün en baştan başlamalıyız, bu deneyin olası neticesinin bilgisiyle silahlanmış olarak. Komünist Fikirle Devlet Terörü arasında ilkesel hiçbir ilişki olmadığını savunmalıyız. Hatta eleştirilmeyi göze alarak şöyle bir analoji kuracağım: Hıristiyan Fikrin Engizisyonla ilkesel bağı var mıydı? Yoksa Asisili Aziz Francis’in tasavvuruyla mı ilkesel bağı vardı? Bu sorun ancak Fikrin gerçek bir özneleşmesinin içinden kararlaştırılabilir. Yine de, komünist Fikri Parti-Devlet –tasavvuru savaş mecazıyla şekillenmiş bir örgüt– terörizmi kılığında gelen koşulların yazgısından azat etmemizin tek yolu, bu Fikri bugünkü koşullarda tekrar yürürlüğe koymaktır.

Alain Badiou 2012 “Komünist Fikir ve Terör Meselesi”, Lacanian Ink 40, s.39

1 Comment

Filed under çeviri

One response to “Koşulların yazgısı — Alain Badiou

  1. Pingback: İşte böyle — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER