Samilyonerce (1) – Jacques Lacan

Geçen sefer bıraktığımız yerden anlatımıza devam edelim, yani Hirsch-Hyacinth’in Lucca kaplıcasında gördüğü Reisebilder yazarıyla konuşurken şunu dediği andan: “Ve Allah’ın bana tüm iyilikleri vereceği ne kadar doğruysa öyle, gayet onun eşiti gibi oturdum, gayet samilyonerce.” [*]

O halde başlayacağımız yer burasıdır, böylece kendi bahtı da açılmış samilyoner sözüdür. Bu söz bilinir çünkü Freud’un kendine aldığı çıkış noktası budur.

O halde başlandıracağımız yer burasıdır. Burada Freud’un şakaya nasıl yaklaştığını sizlere göstermeyi denemiş oluyorum. Bu analiz amaçlarımız bakımından önemlidir.

Aslında bu örneğin taşıdığı önem, alas, ihtiyaçlarımız gereği, bize imleyenin önemini, Freud’la birlikte bilinçdışının mekanizmaları diyeceğimiz yerde imleyenin taşıdığı önemi yanılmaz bir tarzda göstermesidir.

[*] ç.n. quite famillionairely, söz oyunundaki familiar: samimi oldu.

Jacques Lacan 1957-1958 Seminer 5: Bilinçdışının Oluşumları, sayfa 16

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Not: Seminerde famillionaire konusu öncelerden başlayıp sonralara doğru devam ediyor. Yani başlıktaki “(1)” bir dizinin ilk öğesinden çok bu konuyu “başlandırmak” [recommencement] anlamında.

~~~

Ek 1:

samimi

via Elif Okan Gezmiş @ Instagram

~~~

Ek 2:

Yasemin Devrimi! (tarayıcı oyunu)

“Ekmek, Özgürlük ve Onur!”

famillionaire0

1 Comment

Filed under çeviri

One response to “Samilyonerce (1) – Jacques Lacan

  1. Pingback: Cevherin İhtilâfı — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER