Sevgili Guy — Situasyonist Enternasyonel Amerikan Kesimi

SE Amerikan Kesimi’nden Jon Horelick ve Tony Verlaan’ın Guy Debord’a yazdığı 21 Eylül 1970 tarihli mektup (notbored.org, Çeviri: EN>FR>EN>TR):

Sevgili Guy:
1 Eylül’den beri New York’taki bizlere gönderdiğin iki mektup elimize geçti, ayrıca Rene Riesel’in defalarca bahsettiği mektubu da aldık [1]. Maine’e gönderilen fotokopiler de elimize ulaştı.

Çıkan krizin hızlıca evrimleşerek bizi getirdiği değerlendirmeler bütününü Fransız kesiminden birine iletmeden önce senin Paris’e dönmeni ve 17 Ağustos tarihli mektuba [2] yanıt vermeni bekledik. Üç yoldaşın [3] 17 Ağustos’taki sorularımıza verdikleri yanıtlar SE’deki krizde karşılaştığımız her şeyin en uç belirtisidir. 25 Ağustos mektubuna doğrudan bir yanıt vermemizin işe yarayabileceğini düşünmüyoruz.

Barret’la [4] ilgili bir ek not: Mektubundaki “pozitif reddetme” sözündeki isabetsizlik, bizi her türlü sonuçtan kaçınmaya ve telefon konuşmalarıyla ilgili başka bilgileri hesaba katmaya zorladı. Bu ifadede gördüğümüz isabetsizlik semantik olmakla kalmıyor; dolaysızca kendi pratiğimizle ilişkileniyor, ki bizi Barret’ı [Amerikan kesimine] kabul etmeye yöneltmiş olan da bu pratikti. Bizim bakış açımıza göre, ilk ayrılmalar, ilk uzlaşmalar kararlaştırıcı tarzda doğrudan ifade edilmeyi hak ederler. Formel ilişkilerin bitirilmesinde kullanılan semantik serbesti, bu kararlaştırıcı tarz olmadığında, durumun kendisiyle ilgili bir isabetsizlik içerebilir. Bu isabetsizlikler her seferinde daha az fark edildikçe, hata [error] artık muğlak tefekkür boyutunu aşarak oyunun kendi kuralları bakımından elzem detayları da gözardı eder. Başka bir örnek: Chasse ve Elwell’e gönderilen dışarma [exclusion] mektubu [5] benzer bir semantik yorumlama temelinde bir dışarma teklifi gibi görülebilir. Buradaki hata fark edilmedikçe daha da ciddileşir – eskiden olduğu gibi sınırlı kalmaz.

Bildiğimiz kadarıyla, mektubumuza yapılan atıflar [Paolo] Salvadori’nin “situ-ist” militan motorsikletçiliğine indirgenmiştir. İdeallik tiyatrosunda bu kadının oynadığı rol en baştaki yazışmalarda tezahür ettiği görülen sapkınlaşmayı genişletiyor ve yeğinleştiriyor.

17 Ağustos tarihli mektubunda ifade ettiğin kuşkularının diğer mektuplarınla doğrulandığını ve Fransız yoldaşlardan 25 Ağustos’ta gelen mektupla vurgulandığını anlıyoruz. Tüm bunları bilerek, Amerikan toprağında birçok somut projeyi tamamlamaya dair ilk ve uzlaşmacı kararımızı terk ettik, ki yeni bir gruplandırmaya dair ön tartışmalara katılım yapabilelim. Bu tartışmayı başlatmadan Amerikan dergisinin #2’nci sayısını [6] yayınlamak imkansız görünüyor; bize göre SE’nin mevcut örgütlenmesi bir sanki-pratik [pseudo-practice] olmanın kıyısındadır.

Paolo [Salvadori] merkezli son kriz bize SE’nin son süreçte tamamen felç olduğunu, örgütsel ayrılıkların sadece kendi içlerinde varolduklarını, bireysel ve kolektif başarısızlıkların ardından kaçınılmaz bir determinizmin ortaya çıktığını gösterdi. Üç yoldaşın mektubu, manevi tarzıyla (eleştiriyi “kötü mizah” saymasıyla) ve varolmayan sorularla bağlantılı çeşit çeşit nitelemeye otomatik müracaatıyla SE’deki kolektif başarısızlığın öznel derinliklerini ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla da örgüte dair birçok önsel ve sıradan değerlendirmeyi sana kişisel olarak yöneltsek de, hiç de kişisel olmadıkları gayet açıktır.

Bizi yenen şeyin ne olduğunu ancak birçok yenilgi yaşadıktan sonra değerlendirdik. SE’de Mayıs 1968’den beri kuramcılar grubu olmanın ötesine geçmeyi deneyen bir eğilim görüyoruz, böyle bir projenin gerektirdiği nesnel temelleri aramaksızın. Bu ayrılma noktası, diğerlerinin yanısıra, kuramsal-pratik gelişime dair aramızda varolan gerçek farklılıkların eleştirel bir tanınmasına, herkesin farklı yetkinliklerini fark etmenin ve aramızda varolan sınırlı eşitsizlikleri bertaraf etmenin öneminin eleştirel bir tanınmasına hizmet etmekte. Uzaktan bakıldığında böyle bir perspektifi iletmenin becerilememesi Fransız kesimindeki hiyerarşi belirtilerinden olduğu kadar, en iyi niyetlere rağmen, tek tek eleştirilerin uçlaşarak kostümlü dramaya dönmesinden de türemiş görünüyor.

Venedik’te [7] buluştuk ve birbirimizin etrafında geçit töreni yaptık, SE’nin bu yeni döneminde ne olduğumuzu ve birlikte ne yapabileceğimizi bir kez bile konuşmadık. Bitmek bilmez krizlerin ardından yeni topraklar aranmaya başladı, artık sitüasyonist pratik bütünüyle bir dışarmalar güldürüsüne dönüşmekteydi [8]. Omuzu üstünde ağrıyan baş kadar kararlaştırıcı bir tarzda konuşmak zorundayız. Son dışarmalar çok sayıda olsa bile, stratejik tartışmada henüz bireysel katılım kriterlerine dair isabetli bir tartışmaya yer verilmedi. Bu kriterlerin formülleştirilmemiş olmasının anlamı nedir?

SE’nin bir süredir nesnel anlamda duman altı olmasının yanında, bize göre dışarmalar ikinci felaket kuvvetidir. Böylece “beklemeyi” öğrenmemiş olduğumuzu hatta belki örgütsel durumlara dair her türlü idrakı yitirdiğimizi göstermiş oluyoruz. SE kendi kesimlerinin otonomluğunu tanımayı becerememiştir. İlk İtalyan krizi dolaysızca Fransız kesimini etkiledi. Paris’te [Claudio] Pavan, Gianfranco’nun [Sanguinetti] finansal işlerindeki gerçek hal ve detayları tartışmaya başladı, ve bunu elindeki tüm bilgileri açıklamış olması beklenen Delegeler Konferansı’ndan [9] sonra yaptı. İtalyanların Paris’e ziyareti [Mart 1970], kendi kesimlerindeki krizin en cırlak anlarına denk gelse de, Fransız ve İtalyan kesimleri arasındaki cepheleri zayıflatmayı hiç gerektirmedi, ne de Fransız kesiminin İtalyan kesiminden gelen müphem “ultimatom”a hemen yanıt vermesi gereğini garantiledi. Gördüğümüz kadarıyla Paolo’nun Paris’le yaptığı telefon görüşmeleriyle ve onlara verilen yanıtlarla birlikte işler iyice sarpa sarmıştır.

(…)

ç.n. Bu telefon görüşmeleri mevzuğundan sonra cümleler çok çok çok garipleşiyor. Devamını çevirmeyeceğim.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Fransızcadan İngilizceye geri çevirmiş olan çevirmenin notları:

[1] Bu mektupların hiçbirine Debat de l’Orientation de l’Ex-Internationale Situationniste‘in (1969-1971) 1974 edisyonunda yer verilmedi.

[2] Debat de l’Orientation de l’Ex-Internationale Situationniste‘in (1969-1971) edisyonunda yer verilmedi.

[3] Debord’u içermeyen bu üç yoldaş Rene Riesel, Rene Vienet ve Christian Sebastiani olmalı, yeni Internationale Situationniste #13’üncü sayı Editoryal Komitesi.

[4] Amerikan kesiminin SE’ye kabul etmek istediği birisi, ilk adı bilinmiyor. Fransız situasyonistlerinin (bkz. üçüncü dipnot) onun adaylığına karşı bir “pozitif redetme” yaptıkları anlaşılıyor, “yönelim tartışması” sonuçlanana kadar yeni üyeler kabul edilmemeli diye düşünmüş olabilirler.

[5] Robert Chasse ve Bruce Elwell 1967’den 1970 başlarına kadar SE Amerikan kesimi üyesiydi. Metinlerine bkz. Ufaltıcı Biliş Kuvveti Üstüne Alan Çalışması, Ve En Beklenmedik Yerde: Devrimci Bir Örgüt Olan Situasyonist Enternasyonel’in Eleştirisi. Onları SE’den dışaran mektuba Debat de l’Orientation de l’Ex-Internationale Situationniste‘in (1969-1971) edisyonunda yer verilmedi.

[6] The Situationist International birinci sayısı Haziran 1969’da New York’ta yayınlandı.

[7] Venedik, İtalya: SE sekizinci konferansın yeri, Eylül 1969.

[8] Mükemmel bir içgörü. “SE’nin tarihsel koşullarını iyileştirmeyi ve onu pekiştirmeyi amaçlaması gerekmiş (ve her hadisede onu pekiştirmiş) önceki arıtmaların aksine bu seferki onu zayıflamayı amaçladı.” Guy Debord ve Gianfranco Sanguinetti, Situasyonist Enternasyonel ve O Zamanlara Dair Savlar (Nisan 1972).

[9] Delegeler Konferansı 17-19 Ocak 1970’te Wolsfield ve Trier’de (Doğu Almanya) yapıldı. Katılanlar JV Martin (İskandinav kesimi), Claudio Pavan (İtalyan kesimi), Rene Riesel (Fransız kesimi) and Tony Verlaan (Amerikan kesimi).

2 Comments

Filed under çeviri