Monthly Archives: November 2016

Cam piramitteki kediler

IMG_20160410_152936
IMG_20160410_152918
IMG_20160410_152750
Aralık 2015 (doktora tezine son düğümü atacakken)

Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs’teki cam piramit. Eski yıllarda dümdüz betondu, sonradan böyle bişey yapmışlardı.

Önceki haftaydı galiba. Bu iki kediyi gördüğümde böyle tepedeydiler nasıl çıktıklarını bilmiyorum.

Böyle bir süre dolandılar tepede birbiri peşisıra. Bastıkları her adıma dikkat ederek. Kenarlardan köşelerden geçerek.

Sonra bilerek mi bilmeyerek mi anlamadım bir tanesi yamaçtan kaydırak gibi kayarak indi. Sonra öbürü de kaydı çalıların içine düştü. Öyle biri o yana biri öbür yana düşüp durdular.

Bir tanesi yürüyüp gitti de çalıya düşmüş olan çevresi dikenli diye mi yoksa şaşkınlıktan mı bilmiyorum kıpırdamadı. Ben de alıp çalının içinden çıkardım.

Muhtemelen umrunda değildi, çıkmaya da niyeti yok gibiydi ama öyle onları sadece seyredip (ve fotoğraflayıp) gitmek istemedim. Terk etmiş olurum gibi geldi.

Arkadaki bina da Bilgisayar Mühendisliği bölümü.

İlk fotoğrafta sol yandaki.

1 Comment

Filed under şey

EMEP (Labour Party) Adana City Organization: Shut down (religious) community dormitories immediately

tmp_20794-66335-461588755

EMEP — 30 Kasım 2016 — evrensel.net

Labour Party Adana City Organization made a statement about the fire in the dormitory.

Labour Party (EMEP) Adana City Organization, in a statement about the fire in the dormitory in Adana, demanded that the dormitories of (religious) communities, associations and foundations to be shut down. EMEP said that the dormitory attendant cannot carry all the blame, “No one can show us the dead dormitory attendant as the person to blame. Those who carry responsibility and exhibit neglection are the municipalities, the governorate and the National Education Ministry. Those who carry responsibility and exhibit neglection are the government officials that oblige these children to these dormitories, these children who ought to have education in their mother’s arms, in their father’s home.”

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri, bildiri

The inability to acknowledge a proven fact, as translated into an appeal to an authority to “unfortunately” disregard some person (me, in this case)

Turkcesi henuz yok

Game Dasein

4+ years ago, I had submitted the abstract “Gameplay is politics” (the first chapter of Dialectics of Game Design) to the 4th ICTs and Society meeting that was to take place in Uppsala, Sweden.

I did an e-mail submission before the announced “deadline“. According to the e-mail server logs of alternatifbilisim.org, the submission was technically successful.

However, for some unknown reason, my submission had not landed into the organizer’s (Marisol Sandoval) inbox (“junk”? “spam”? classification?)

As a result, she was unable to acknowledge my submission, eventhough I was able to prove by the server logs that it indeed took place.

This inability to acknowledge a proven fact led the organizer Marisol Sandoval to appeal to the authority of the “main organizer” Christian Fuchs.

She encrypted her appeal to him in the notion of a “slot” that was “unfortunately already filled.”

I had written the e-mail below to inform the organizing…

View original post 70 more words

Leave a comment

Filed under şey

Yağmurlu bir gün daha

Doktora tezimi yazdığım Eğitim-Sen şubesi
IMG_20160410_152936
IMG_20160410_152918
IMG_20160410_152750
IMG_20160410_152758
IMG_20160410_152834
IMG_20160410_152834
IMG_20160410_152834
İşte böyle yapar yağmurlu bir gün
IMG_20160410_152834
IMG_20160410_152834
IMG_20160410_152834
IMG_20160410_152834
IMG_20160410_152834
Boğaziçi Üniversitesi Kuzey Kampüs

2 Comments

Filed under şey

GBBH sunulur — Işık Barış Fidaner

Yedi ay önce İstanbul’dan gittiğimde taşındığım Boston’da, postdoc araştırmacısı olarak Kuzeydoğu Üniversitesi’nde geçirdiğim ilk yedi ayı [1] kutlamak üzere işbu blog yazısıyla GBBH adıyla yeni bir e-posta hizmeti başlatıyorum, bu da Görsel Bilgilendirmeyici Bildirim Hizmeti demek. (İngilizce versiyon için buraya tıklayınız)

Continue reading

8 Comments

Filed under şey

Türkiye yıl boyunca yaz saatinde kalacak — Agence France-Presse

Kışın gün ışığından daha fazla yararlanmak için getirilen tedbir dolayısıyla Ekim ayında artık saatler geri alınmayacak

Agence France-Presse — 8 Eylül 2016 — theguardian.com

Türkiye bu kış saatleri geri almayı bırakacak ve gün ışığından daha fazla yararlanmak için yıl boyunca yaz saatinde kalacak.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Yağmurlu bir gün daha — Deep Purple

Değişir ve değiştiği görülür
Gökyüzü çok üzgün görünür
Doğmuş gibi olur sanki dünya
Yağmurlu bir günde daha

Gün ışığını görmek isteyen
Kalbim ağlar ona seslenir
Bulut kapatır görmek isterim
Yağmurlu bir günde daha

Yağmurlu bir gün daha
Zihnim solmuş bir kez daha
İşte böyle yapar yağmurlu bir gün
Yağmurlu bir gün daha
Yağmurlu bir gün daha

Güneş başlar parlamaya
Yeni güne seninle bir güne
Tuhaftır güneşin yaptıkları
Yağmurlu bir günde daha

Yağmurlu bir gün daha
Zihnim solmuş bir kez daha
İşte böyle yapar yağmurlu bir gün
Yağmurlu bir gün daha
Yağmurlu bir gün daha

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Soluk — The Prodigy

Benimle soluk al

Basınçta soluk al
Gel oyna oyunumu seni test edeyim
Psikosomatik, bağımlı, deli
Basınçta soluk al
Gel oyna oyunumu seni test edeyim
Psikosomatik, bağımlı, deli
Gel oyna oyunumu
Soluk al, soluk al, kurban oldun
Gel oyna oyunumu
Soluk ver, soluk ver, soluk ver

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Dünyadan Çeviri: Yayıncılığın sömürgeciliğine karşı ammeci bir kolektivizm

Hasan Özhan Ünal — 24 Kasım 2016 — gazetekarinca.com

Dünyadan Çeviri ahalisinden Serap Şen, Gazete Karınca’ya konuştu. Yayın sektörünün hiyerarşik ve sömürgen alanlardan biri olduğunu dile getiren Şen, “Bu alanda her türlü atılım bir miktar ammeci kolektivizm gerektiriyor. Ama ammeciliğe gönlü olanlar kolektivizmi beceremiyor” diyor ve ekliyor: “Bana güzel kahve yaptı diye arkadaşıma çeviri yapmışlığım var. Şunu çeviren olsa ne güzel olur diyen, yüzünü bile görmediğim insanlara çeviri yapmışlığım var.”

serap-sen

HÖÜ: Dünyadan Çeviri kimin fikriydi ve nasıl bir amaçla başladı?

SŞ: Dünyadan Çeviri, şimdi düşünüyorum, bloğun adres kutucuğuna ne yazacağımı düşündüğüm an geldi aklıma… Bu kadar düzenli sürdürebileceğim aklımda yoktu. Sırf çevirilerimi arşivleyeceğim, olursa da birkaç özenli okurun takip edebileceği kendi halinde bir blog olacağını düşünerek seçmiştim adını. Dünyadan Çeviri işte, özel bir numarası yok diye. Hâlâ da kendi halinde bir blog.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, deneyim, görüşme

Susmayacağız — Can Dündar

candundar

Can Dündar, bugün kendisini ‘terörist’, ‘köşe yazarı müsveddesi’ gibi ifadelerle hedef alan Erdoğan’a yanıt verdi.

Gazeteci Can Dündar, bugün kendisini ağır ifadelerle hedef alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kişisel Twitter hesabından yanıt verdi.

Erdoğan’ın “Terörist”, “Köşe yazarı müsveddesi”, “Bu ülkede diktatör varsa sen nasıl kaçtın” gibi ifadelerine yanıt veren Dündar’ın 28 tweet’lik serisi şöyle:

Can Dündar — 26 Kasım 2016 — evrensel.net

Tam 1 yıl oldu. Geçen yıl bugün, 26 Kasım’da, hukuksuzluğu sonradan tescillenen bir kararla, evlilik yıldönümümüzde girmiştim Silivri’ye. Erdem Gül’le benim tek “suç”umuz vardı: Mesleğimizin gereğini yapmak: Haber yazmak, gerçeği ortaya çıkarmak, halkın bilme hakkını savunmak. “Suç”umuz, ülkemizi yangın yerine çeviren bir suçu deşifre etmekti. Hiç kimse, yaptığımız haberi yalanlayamadı. Ama hedef gösterenlerin vaat ettiği gibi “ağır bedel”ler ödedik: Haklıyken mahkûm edildik, sevdiklerimizden mahrum edildik, kurşunlandık. Her şeye rağmen boyun eğmedik.

Continue reading

Leave a comment

Filed under şey