Duruşma — Pink Floyd

Günaydın sayın Solucan bey
Krallık açıkça gösterecektir ki
Halen karşınızda duran bu mahpus
Suçüstü yakalanmıştır dışavururken hislerini
Adeta insan tabiatında dışavururken hislerini
Olmayacak böyle!

Okul müdürünü çağırın!

Ben söylemiştim böyle hayırsız olacağını
En sonunda sayın yargıç bey
Bildiğimi yapmama izin verilseydi
Onu şekle sokabilirdim ama
Elim kolum bağlanmıştı
Kanayan kalpler ve sanatçılar
Cinayet işlemesine müsaade etmekteler
Bırakın bugün onu hackleyeyim

Delidir oyuncaklar tavanarasında deliyim ben
Valla balığa çıkmışım
Bilyelerimi alıp götürmüş olmalılar
Delidir oyuncaklar tavanarasında delidir o

Bok herif işte içerdesin artık
Umarım çöpe atarlar anahtarını
Benimle daha çok konuşmalıydın
Öyle az değil, ama yok sen illa
Kendi yolundan gittin. Var mı son günlerde bozduğun yuvalar?

“Sadece beş dakika onu benimle yalnız bırakın sayın Solucan bey”

Bebeğimmmm
Anneye gel bebek seni kollarımla sarayım
Başının derde girmesini asla istemedim İsa
Neden beni terk etmesi gerekti ki
Sayın Solucan bey onu eve götüreyim

Delidir gökkuşağı üzerinde deliyim ben
Pencerede parmaklıklar
Duvarda bir yerlerde bir kapı olmalıydı
İçeri geldiğim zaman
Delidir gökkuşağı üzerinde delidir o

Mahkemeye sunulan deliller
İnkar edilemezdir, gerek yoktur
Jürinin kenara çekilmesine
Yargıçlık ettiğim bunca yıldır
Daha önce hiç görmemiştim
Kanunların tam yaptırımını
Böylesine hak eden birisini
Onlara böyle acı çektirmen
Seçkin karına ve annene
Dışkılama itkisiyle doldurmakta beni
En derin korkunu açığa çıkardığın için dostum seni
Akranlarına karşı sergilenmeye mahkum ediyorum seni

Yıkın duvarı!

(The Trial)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under çeviri, şey