İlk sanatçıların çoğu kadın mıydı? (1) — Virginia Hughes

Antik mağara sanatında bırakılan el baskılarının dörtte üçünün kadın eli olduğu anlaşıldı.

Virginia Hughes — 9 Ekim 2013 — news.nationalgeographic.com

cave1

Antik mağara sanatında bırakılan el baskıları çoğunlukla kadınlara aitti, ilk sanatçıların hepsinin erkek olduğunu kabul eden dogma yıkıldı. Fotoğraf: Dean Snow

Antik el baskılarına dair yeni bir analize bakılırsa, bilinen en eski mağara sanatı resimlerinin çoğunu kadınlar yapmıştı. Bilimcilerin çoğu bu antik sanatçıların genelde hep erkek olduklarını kabul ediyordu, yani bu bulgu onlarca yıllık arkeolojik dogmayı yıkmış oldu.

Pennsylvania Devlet Üniversitesi’nden arkeolog Dean Snow, Fransa ve İspanya’da sekiz mağara sahasında bulunan el baskılarını analiz etti. Belli parmakların izafi boylarını kıyaslayarak Snow el baskılarının dörtte üçünün kadın olduğunu belirledi. [1]

“Literatürde uzun zamandır erkek yanlılığı [male bias] vardı,” dedi Snow. Ulusal Jeografik [2] Toplum Araştırma ve Keşif Komitesi Snow’un araştırmasını destekliyor. “İnsanlar bunları kimin yaptığına ve neden yaptığına dair bir sürü yersiz varsayım [3] yaptılar.” [4]

Dünyanın her yanında arkeologlar mağara duvarlarında yüzlerce el baskısı bulmuşlardı. Bu ilk resimlerin birçoğunda av hayvanları da –bufalo, ren geyiği, atlar, tüylü mamutlar– sergilendiğinden birçok araştırmacı bunları erkek avcıların yaptığını öne sürmüştü: avlarını not düşüyor ya da gelecek avların başarısını artıracak bir tür “av büyüsü” yapıyor olabilirlerdi. Yeni çalışmaya bakılırsa gerçek bambaşka. [5]

“Avcı-toplayıcı toplumların [6] çoğunda avı öldürenler erkektir. Ama eti kampa taşıyanlar [7] çoğu zaman kadındır, ve kadınlar yapılan avın verimiyle en az erkekler kadar ilgilidir,” dedi Snow. “Etrafta bufalo kovalayan bir avuç heriften [8] ibaret değildiler.”

(…)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bu önemli bilimsel bulguları gündeme getiren Amy Marina Denes’e teşekkürler [*].

[1] ç.n. Burada bazı farkları indirgiyorum: Handprint = Hand stencil = El baskısı. Woman = Female = Kadın. İstenirse telaffuz farkına çevrilebilir: Mesela “stencil” olunca “el basskısı” diye, “female” olunca “kadınn” diye okunabilir zira burada “dişi” ve “stensil” kelimelerini kullanmayı meşrulaştırmaya yetecek herhangi bir gerekçe bulunmuyor.

[2] ç.n. “Neden coğrafi değil de jeografik?” sorusunun yanıtı için bkz. “Britanya Sahilinin Boyu Ne Kadar?” Benoit Mandelbrot (“Sana Tahammül Ediyorum” çeviri derlemesinde).

[3] ç.n. “Unwarranted”ı “yersiz” diye çevirdim. Google Translate “Yersiz Şeyler”i uzun zaman boyunca “Things Unwarranted” diye çevirdi. Ama bir süredir “Good Things” diye çeviriyor. Sitenin adını “İyi Şeyler” diye değiştirmemi öneriyor olabilir mi?

[4] ç.n. “have done” yerine göre “yapıyorlardı” “yapmışlardı” “yaptılar” olabildi.

[5] ç.n. “X suggests otherwise” => “X’e bakılırsa gerçek bambaşka” Burada counterfactuality imletiliyor.

[6] ç.n. “Society”ye bu bağlamda gönül rahatlığıyla “toplum” diyebiliyorum.

[7] ç.n. “Taşınma = Displacement” karşılığı da akılda tutulsun. Bkz. “Rüya işinde mantık ve mantıkdışı” John Sallis (NE DOLAPLAR PEŞİNDESİN çeviri derlemesinde). Ayrıca bkz. “Taşınma

[8] ç.n. “Ünlü yazar + ucuz çevirmen” kovalayan bir avuç yayıncı-editör heriften de ibaret değildiler. Bu cümlede kendine “sizi sevdiğimiz için bu yayınları çıkaran bir avuç bilmemneyiz ühü” deyip sempati görmeyi bekleyen politik herifsel gruplaşmalara atıf var.

Leave a comment

Filed under çeviri, bilim

Comments are closed.