Tehlikeli Zamanlarda Medenî Hak ve Özgürlüklere Dair B.E. Tarih Bilimcilerinden Kolektif Bildiri

(Google belgesi)

Birleşik Eyaletler’in tarih bilimcileri olarak bölücü bir kampanya sezonu ardından Donald Trump’ın başkan seçildiği bu süreçte kaygı ve teyakkuz içine girdik. Nefret besleyen lafazanlıklar pazarlayan anahtar oyuncularıyla çeşitli hedeflere eziyet edilmesini kışkırtan bu yeni idarenin arifesinde, Amerikalıları bu gibi sıkıntılı gelişmeler denetimsizce sürecek olursa medenî hak ve özgürlüklere yönelecek kitlesel ihlâllere karşı uyanık olmaya çağırıyoruz. İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’ı gözden geçiriyor ve büyük belirsizlik dönemlerinde insanların haklarının ne kadar kolaylıkla askıya alındığını görüyoruz. Bu gibi büyük imtihanlardan çıkan anahtar ders, bu hataların asla bir daha tekrarlanmaması olmuştur, o yüzden biz de tarihsel bilgi, bilgilenmiş yurttaşlık ve medenî ve insanî haklar arasındaki kritik bağların görülmesi ve ele alınmasına dönük bu çağrıyı yayınlıyoruz.

İkinci Dünya Savaşı sürerken Japonya’nın İnci Limanı [Pearl Harbor] saldırısı üstüne B.E. resmî yetkilileri 120 bin –B.E’de ya da yurtdışında doğmuş, çoğu B.E. yurttaşı– Japon Amerikalının hapse atılmasını “askerî gereklilik” savıyla gerekçelendirmişti. Müteakip Soğuk Savaş döneminin başlangıcında McCarthyci “cadı avlarıyla,” Meclis Amerikan Olmayan Faaliyetler Komitesi (HUAC) soruşturmalarıyla ve komünistler ve sempatizanlar kayıt altına alınarak sayısız öğretmenin, sanatçının, siyasetçinin ve başkalarının hayatları yok edildi.

Bu tarihsel eziyetleri o günden beri bilimciler ve seçilmiş liderler birçok yerde birçok sefer reddettiler. Mesela Başkan Reagan imzasıyla iki partili Kongre’den geçirilen 1988 Medenî Haklar Kanunu, bu hapsetmelerin ırkçılıkla gaz verilmiş bir hata olduğunu kabul etmişti. Şöyle demişti: “Japon soylu bireylerin hapsedilmesi, ırkçı önyargı, savaş histerisi ve siyasî liderliğin başarısızlığından kaynaklanmıştır.” Soğuk Savaş’ta Joseph McCarthy adıyla anılan cadı avlarını 1954 Ordu-McCarthy Senatosu duruşmalarında Cumhuriyetçiler ve Demokratlar tamamen kınamışlardı. Onlarca yıl süren araştırmalar, tartışmalar ve tahliller sonucunda tarihçiler, bu hapsetmelerin ve McCarthycilik gibi vakaların yolsuz ve ahlakdışı olduğuna ve asla tekrarlanmaması gerektiğine dair mutabakata ulaşmışlardır.

Uluslararası düzeyde Birleşik Eyaletler teröre dönük bir savaşla iştigal etmektedir ve yuvada [domestically] yapılan seçim, ideolojik bir “kültür savaşı” verdiğimizi ortaya koymuştur. Ve kendimizi İkinci Dünya Savaşı ve Soğuk Savaş’la kıyaslanan belirgin bir anda bulmuş olsak da, algılanan düşmanlara karşı tanıdık çağrıların geri döndüğünü görüyoruz. Müslümanların kayıt altına alınması için uydurulan gerekçelerde İkinci Dünya Savaşı’nda Japon Amerikalıların hapsedilmesine itibarlı bir öncülmüş gibi atıf yapılması ikaz edicidir, ve güya “vatansever olmayan profesörleri” teşhis eden Profesör Takip Listesi’nin McCarthy döneminin komünist kayıt sistemiyle arasındaki benzerlik ürkütücüdür. Tarihin gözden geçirilmesi, histeri ve hakikatsizlikle insanların haklarının çiğnenmesine müsaade ettiğimizde nelere yol açıldığına dair bize sayısız dersler sunar. Neticeleri biliyoruz, ve tarihe dönük keskin bir bakış ve uyanıklıkla çok geç kalınmadan trajedinin önlenmesi mümkündür.

Medenî hak ve özgürlüklerin kitlesel geriletilmesi olabilecek bir eşikte bulunmakla kalmıyoruz: Kültürümüz, yanlış bilgilerle olguların birbirine karıştığı, bilgi ve eleştirel düşünceye yönelen bir başkaldırıyla olguların birbirine karıştığı bir çamura saplanmıştır. O yüzden mevcut şartlar iki kat tehlikelidir. Bizi nelerin beklediğini bilemesek de, tüm Amerikalıları önümüzdeki aylara girerken geçmişte çıkarılmış dersleri akılda tutmaya ve tüm insanların medenî hak ve özgürlüklerinin muhafazası için ayağa kalkmak üzere bu derslere çalışmaya çağırıyoruz.

Bu bildiriyi tarih bilimcisi bireyler olarak imzalıyoruz. Kurumlar sadece kimlik belirtme amacıyla listelenmiştir.

( … İmzalar … )

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

ç.n.

Ey Başlangıç Dergisi Ve Özellikle De Sayın Foti Benlisoy!

Neticeleri biliyoruz, ve tarihe dönük keskin bir bakış ve uyanıklıkla çok geç kalınmadan web sitenize #ÇeviriKategorisi açılarak trajedinin önlenmesi hâlâ [encore] mümkündür.

Ayrıca bkz.

MIT hocalarından değerlerimizi bildiren mesaj

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri

2 responses to “Tehlikeli Zamanlarda Medenî Hak ve Özgürlüklere Dair B.E. Tarih Bilimcilerinden Kolektif Bildiri

  1. Pingback: İmletim Savaşları: Amerika — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Çeviri kategorisi açmayan Başlangıç Dergisi’nin [olumsuz dilekler] — IBF | YERSİZ ŞEYLER