Nerede? — Jean Piaget

(…) ve zihinde yerlenmiş olur, zira bu sonuca ulaşan (üçüncü aşama) çocuklar önce adın kafada ya da seste olduğunu söylerler. Demek ki “hiçbir yerde” o adın artık nesnede yerlenmediğini belirtmiş olur. Bu yine ilkel bir cevaptır ve buna ancak birinci aşamayı bir ölçüde sürdüren çocuklarda rastlanabilir.

ROC (6½, bir kız) bu ikinci aşamanın tipik bir örneğidir: “Şimdi söyle bana, güneşin adı nerede?”—Gökyüzünde.—Güneş gökyüzünde. Ama adı nerede?—Gökyüzünde.—Nerede?—Her yerde.—Nerede?—Bütün evlerde.—Güneşin adı burada mı?—Evet.—Nerede?—Okullarda ve dersliklerde.—Dersliklerin nerelerinde?—Her yerde.—Bu odada mı?—Evet.—Başka nerede?—Köşelerde.—Başka nerede?—Bütün küçük köşelerde (etrafındaki havaya işaret ederek).—Salève’nin adı nerede?—Evlerde.—Bu evin neresinde?—Dersliklerde.—Burada mı?—Evet—Nerede?—Orada (yukarı tavana bakarak).—Nerede?—Alanda.—Alan nedir?—Küçük yollardan geçilir.—Salève’nin adını görebilir misin?—Hayır.—Ona dokunabilir misin?—Hayır.—Onu duyabilir misin?—Hayır.” Rhone için, bir alıştırma kitabı için vb. aynı cevaplar. “Ya senin adın nerede?—Evde.—Hangi ev?—Onu bilen evlerin hepsinde.—Burada bu evde mi?—Evet.—Neden?—Çünkü onu söyleriz.—O zaman o nerede?—Okulda.—Nerede?—Köşelerde.—Oradaki evi görüyorsun (pencereden göstererek) senin adın orada mı?—Hayır.—Neden orada değil?—Çünkü oradaki insanlar onu bilmez.—Eğer buraya biri gelseydi, onlar adının burada olduğunu bilir miydi?—Hayır.—Bilebilirler mi?—Biri söylerse.—Ne zamandan beri senin adın bu odada?—Bugün, daha şimdi.—Ne kadar süre burada kalacak?—Bu akşama kadar.—Neden?—Çünkü o zaman herkes gider.—Biz saat 4’te gideceğiz. Ne zamana kadar burada kalacak?—Saat 4’e kadar.—Neden?—Çünkü ben buradayım.—Peki diyelim sen gidersen ve biz kalırsak, senin adın hâlâ burada olacak mı?—Evet, o kalacak.—Ne zamana kadar?—Siz gidene kadar.—Biz gidince senin adın nerede olacak?—Başka insanlarla olacak.—Kim?—Onu bilen diğer insanlar.—Başka insanlara senin adın nasıl geçer?—Pencereden geçer.—Peki senin adın benim gittiğim evde de olacak mı?—Evet.—Nerede?—Mutfakta (Roc evin mutfağında kalıyor).—Nerede?—Küçük köşelerde.—Senin adın bizim kafalarımızda değil mi?—Evet.—Neden?—Çünkü ben onu söyledim (adımı).—O zaman küçük köşelerde değil mi?—Evet orada.

Paradoksal gözükmesine rağmen Roc’un fikri gayet sarihtir. Ad artık nesnede değildir ve onu bilen insanlarla ilişkilendirilir. Birinci aşamanın üstüne büyük bir ilerlemedir bu. Ama henüz o aramızda değildir, seste yerlenmiştir, konuşulduğu her yerde etrafımızdaki havada kalır. Roc adın bizi takip ettiğini, pencereden gittiğini vb. söylediğinde, muhtemelen harfiyen inandığı bir şeyi bildiriyor değildir. Sözel bilginin bize eşlik etmesinin başka bir yolunu tahayyül edememesinin nedeni, bu soruyu hiç ele almamış olmasıdır. Bu örnek şunu gösterir: (…)

Jean Piaget, The child’s conception of the world

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under şey

2 responses to “Nerede? — Jean Piaget

  1. Pingback: Boston Raporu: B yüzü | YERSİZ ŞEYLER

  2. Pingback: Kaplan Kaplan — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER