Şapkalı harflerin benimsenmesi

Vaktiyle Alternatif Bilişim adına yazmış olduğum “Net Neutrality: Accent and Content Neutrality” açıklamasının Türkçe çevirisini çeşitli linklerle süsledim:

>>> Ağ tarafsızlığı: aksan ve içerik tarafsızlığı <<<

Bunu diyelim ki bir Noel ağacı sayabilirsiniz. Böylece linklerin ulaştırdığı yazı ve kitaplar da Noel hediyeleri gibi olmuş olur.

noel

Böyle bâtıl inançlar bize gerekmez, biz sadece bilimsel gerçeklere inanıyoruz.

diyen bazı ateistler çıkabilir. Bu ateistler acaba davranışlarının ezici çoğunluğunun telkinlerle [suggestion] yönetildiğinin farkındalar mı? [0]

Elbette farkındadırlar (sosyal medyadan hiç değilse bunu öğrenmişlerdir) ve başkalarının telkinine uğramamak için (özellikle de yersiz telkinlere uğramamak için) en kalın zırhlarını kuşanmışlardır.

Bu zırhı kuşanmış olmasalardı #WritersResist #YazarlarDirenişte eylemlerine bu kadar sağır olurlar mıydı? Bu zırhı kuşanmış olmasalardı #StandingRock #DuranKaya direnişine bu kadar kör kalırlar mıydı? Olmazlardı ve kalmazlardı.

Telkin meselesinden başka bir yerde söz ettim. Burada o konuya girmemize gerek yok.

Bu yazıyı yazmamın esas sebebiyse Türkçe’deki şapkalı harfleri benimsemiş olduğumu bildirmektir.

1 Mayıs 2014’te sürekli çeviriler yapmaya başlamamdan beri geçtiğimiz haftalara kadar sırf bu şapkalara yer vermemek için bütün çevirilerde “hâlâ” yerine “halen” yazıyordum [encore].

Geçtiğimiz haftalardan (özellikle Boston Raporu‘ndan) itibarense “imkan” yerine “imkân”, “alaka” yerine “alâka” yazmaktayım.

Neden? Ne değişti? Açıklaması zor.

— Şu sayfadaki bulmacanın 5’inci aşamasına ulaştım diye açıklayabilirim.

İnşaat gecikmeleri üzerine Enerji Transfer Partnerleri’nin kazanç ve kıymet hesaplarından paniğe kapılması üzerine Duran Kaya Siyu Kabilesi’nin “Şimdi bürokrasi bizden yana” demesine benzetebilirim.

Dave Archambault II

Duran Kaya Siyu Kabilesi Şefi Dave Archambault II

— Bir an gelip “Evet, aynen öyle” sözünün geldiği anlamın yön değiştirmesine benzetebilirim bunu. [1]

Postmodern Yabancılaşma açısından bunun tekabül ettiği terimler ikinci şemadaki Umut ve Kesinlik’tir, yani Deviricilerdir [subverters].

Türkçe’de bizim “kesinlik” dediğimiz şey İngilizceye çoğunlukla “certainty” diye çevrilir, ama anlam itibariyle “conviction” onu daha iyi karşılar.

Çünkü “Certainly!” sözü “Kesinlikle!” sözünden çok daha zayıftır.

Ayrıca “Absolutely!” sözü (ki “Mutlaka!” anlamına hiç gelmez) “Kesinlikle!”ye daha yakındır.

Öte yandan, “conviction”ın Türkçe’de karşılığı yoktur. İkna olmakla alâkalı bir kavramdır, ama Türkçe’de “conviction”a olsa olsa “kanı” veya “kanaat” diyebiliriz.

Aynı sebeple İngilizcede “It’s certain” denmesi “Kesinleşti” anlamına gelmez. [2]

Mesela “Belli oldu” anlamına gelebilir, ama bu bellilik “malum” yahut “manidar” kadar muğlak bir belliliktir.

“Belli kişiler, belli şeyler, belli yerler” vardır ama bunların hiçbirinin kesin olduğu söylenemez.

“Conviction”da ise “convinced” yani ikna olmuşuzdur. Bir kesinlik vardır.

Ama Türkçe’de o kesinliği üstlenemeyiz. Bizi ikna eden kesinlik bizim dışımızda kalır.

Bu da Türkçe cümlelerde yüklemin sonda olmasıdır: Yükleyen biz oluruz ama yüklenen her zaman bizden başkası olur, bizim dışımızda kalır.

“Anlaştık” sözü bunu belirtir. Bu yüzden “conviction”ın Türkçesi yoktur.

Işık Barış Fidaner

Notlar

[0] Dolayısıyla da kendilerini “birleşmiş ve kaynaşmış bir ulus” zannettiklerinin farkındalar mı?

[1] Aslında bu “aynen öyle” sözü ne koşulda ve ne yöne doğru söylenirse söylensin “sinir olmak pişman olmaktan iyidir” anlamına gelir.

İngilizcede buna benzeyen bir “Exactly!” sözü vardır ama çok farklı bir işlev üstlenir.

[2] “It’s uncertain” denmesi daha başka ve zor bir konu.

İnsanlığa Geniş Hadron Çarpıştırıcı inşa ettirecek kadar zor bir konu.

Kuantum Sıçraması Esas İmleyendir

***

1 Comment

Filed under şey

One response to “Şapkalı harflerin benimsenmesi

  1. Pingback: Kuantum Sıçraması Esas İmleyendir | YERSİZ ŞEYLER