Ulusal Parklar Devrimci Örgütlenme Kurulunun İlk Toplantısı — Kate Washington

Kate Washington — 27 Ocak 2017 — mcsweeneys.net

ÇORAKLAR: Değerli ulusal hazine yoldaşlarım, toplantımızı başlatıyorum. Geldiğiniz için hepinize teşekkürler. Kimsenin Amerika’yı kurtarmaya niyeti yok gibi görünüyordu, ben de bu duruma manzaramı koydum. Bugünkü amacımız başlangıç stratejimizi kararlaştırmak.

ŞENANDO: Ben anladığımdan emin değilim. Sonuçta biz parkız. Trump idaresiyle mücadele için elimizden ne gelir ki? Böyle oturup hoş gözükmemiz ve insanları misafir edip ağırlamamız gerekmiyor mu?

ÇORAKLAR: Bak, parklar olarak bizim görevimiz: “Ulusal Park Sisteminin doğal ve kültürel kaynak ve değerlerini mevcut ve gelecek nesillerin keyif alması, yararlanması, [enjoyment] eğitim görmesi ve ilham alması için bozulmamış halde muhafaza etmek.” Hemen eyleme geçmezsek bütün bu doğal ve kültürel kaynak halka kapatılacak, Büyük Yağcılara [Big Oil] satılacak, iklim değişimiyle harap olacak, hatta Allah’ın belası nükleer savaşta tahrip edilecek. Devrime önderlik etmezsek görevimizi yerine getiremeyiz. Gelin yüzleşelim, bilim bizim tarafımızda, sırf o da değil, hayatta kalma eğitimli muazzam bir kadromuz, korkunç vahşi hayvanlarımız, balta girmemiş ormanlarımız ve hatta belirtmeden geçersek ayıp olur, etkin yanardağlarımız var. Bu işi becerebiliriz. Kim benim yanımda?

[“Duy, duy!” ve “Yanındayız!” diye coşkuyla bağırırlar.]

ŞENANDO: Tamam tamam. Ben sadece — yani ben DC’ye fazla yakınım. Arada, ateş hattında kalmış oluyorum.

LINCOLN ANITI: Ben DC’deyim hiç şikayet ettiğimi duydun mu?

ŞENANDO: Sen ulusal anıt değil misin? Bu toplantı parklar için değil miydi?

LINCOLN ANITI: Dur orada. Ben Ulusal Gezme ve Anma Parkları’na dahilim. Ve bak, burada olmak benim hakkım. Trump işe başladığında dev bir bayrakla beni lekeledi, benim mirasımı tamamen yok etme gayretinde. Devrim için ben de bu gemideyim.

ÇORAKLAR: Burada hepimiz yoldaşız. Birleşik bir cephe olmalıyız. Demem o ki her şeyin idarecisi Ulusal Parklar Hizmeti’dir — anıt, abide, her ne varsa.

YOSEMETİ: Ulusal Ormanları da davet edecek değilsin ya?

ÇORAKLAR: Yok. Tabi ki hayır.

YOSEMETİ: İyi.

ÇORAKLAR: Bu konu hallolduğuna göre şimdi önümüzdeki mücadele için fikirler bulalım, beyin fırtınası yapalım. Bunca kişisiniz, neler neler önerebilirsiniz. Hiçbir fikir önemsiz değil!

BÜYÜK UÇURUM: Trump’ı benim kenarıma getirebilirsek belki birisi ittiriverir?

YANARDAĞ AĞZI GÖLÜ: Evet ben de aynen.

ÖLÜM VADİSİ: Onu ısıtıp pişireyim de turuncu makyajı aksın ve susuzluktan ölsün.

ÇORAKLAR: Trump’ın öyle çok dışarılarda gezecek birisi olduğunu zannetmiyorum. Bizim ona gitmemiz gerekebilir. Başka fikri olan?

KANAL ADALARI: Bende bir kel kartal yetiştirme programı var. Bunlar haşin kuşlardır ve Trump’tan çok nefret ettiklerini biliyoruz. Kartallardan bir filo toparlasak nasıl olur mesela?

LASSEN: Birader, kel kartal sanki bir tek sende mi var? Sırf bana daha az ziyaretçi geliyor diye sanma ki—

ÇORAKLAR: Sakin olun, sakin olun. Kel kartal müthiş bir fikir. Görkemli bir canlanma yaşadılar ve artık tehlike altında değiller, tam da yeni liderin yok etmek istediği çevreci düzenlemeler sayesinde. Bence hepimizde kel kartallar vardır ve bu işi birlikte götürebiliriz. Kanal Adaları, kel kartal kuruluna başkan olur musun? Lassen, siz de Yanardağlar’la kafa kafaya verip ateş gücünüzün uygulamasını konuşun.

YANARDAĞLAR: Yetki neden Lassen’e veriliyormuş? Orası patlamayalı yüz yıl geçti.

RAYNİYER (TAKOMA) DAĞI: Peki ben ne yapacağım?

ÇORAKLAR: Hepinize yer var. Bu kurul işbirliği yapmak için. Aynı devrimde yoldaşız biz.

[Huzursuz homurtular yatışır.]

BÜYÜK TETON: Katılmak mecburî midir? Benim — benim biraz endişem var Trump beni dürtebilir diye. Yani adımın ne anlama geldiğini biliyorsunuz ya?

ÇORAKLAR: Endişe etme — kendi etrafında başka bir sürü şey var onun dürteceği. Ama o konuda sıfır-tahammül yordamını uygulayacağımız kesin.

ŞENANDO: Ben hâlâ emin değilim. Otoriter bir rejim gelişmesi karşısında ne yapacağız? Cıvıldamakla [tweet] yetinemeyiz.

SARITAŞ: Eğitim Bakanı’nın ayılara bir merakı varmış diye duydum. Yosemeti’yle ben o cepheyi örgütleyebilirim.

ŞENANDO: Okullarda boz ayı mı düşündün?

SARITAŞ: Güldürme beni. Okulların yanına yaklaşmazlar. Ama birkaç ayıyı Eğitim Bakanlığı’nda salıverirsen o hanımefendi katlanıverir ucuz çadır gibi. Bir ayının saldırdığı yemek dolu ucuz çadır gibi.

KATMAYİ: [hararetle] Oldu canım, ayılı güzel ayrıntı Yosemeti’yle Sarıtaş’a kalsın. Yapmayın. Evet ben ta Alaska’nın tepesindeyim ama ayı istiyorsanız bende hiç ayı olmaz mı? Ayı izleme kameram bile var Allah’ın izniyle!

SARITAŞ: İyi. Ayıları sen yap. Peki ben ne yapacağım?

KATMAYİ: Kardeşim sen süper meşhursun sende Yaşlı Sadık gayzeri var. Artı kocaman bir yanardağın tepesinde oturuyormuşsun diye bir rivayet duydum. Nükleer kodları bilmekten beter değil mi? Eminim sen bir şeyler ayarlarsın Birinci Ulusal Park Bey.

EVERGLADES: Bir dakikalığına vites değiştirip Trump’ın “bataklığı kurutmak” istemesini konuşabilir miyiz? Benim kulağıma hiç hoş gelmiyor.

ÇORAKLAR: Anlaşılır bir durum. Bataklık savunmasında yetki sende olsun. Ha bu arada neyi hatırladım. Ulusal sınıra bitişik olan, sınırda oturan kimse var mı burada?

BUZUL, VOYAGEUR ve BIG BEND: Var!

ÇORAKLAR: Çok iyi, siz üçünüzün işi sınır duvarını önlemek. Ne gerekiyorsa yapın.

BUZUL: Beğendim.

ÇORAKLAR: Müthiş bir başlangıç oldu. Bir şey daha var. Aceleci Dağ burada mı?

ACELECİ DAĞ (RUSHMORE): Burdayım!

ÇORAKLAR: Hey komşu seni gördüğüme sevindim. Senin devrimci ödevin bende hazır.

ACELECİ DAĞ: Ne olursa yaparım. Keskin nişancı saldırısı mı? Gerilla savaşı mı? Dev kayaların yerinden sökülüp Beyaz Saray’a fırlatılması mı?

ÇORAKLAR: Hevesli olmanı çok sevdim. Ama şiddet çıkarmak gerekmez. Tek yapman gereken olduğun yerde durmak ve bir başkanın aslında nasıl olması gerektiğini tüm ulusa hatırlatmak.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

One response to “Ulusal Parklar Devrimci Örgütlenme Kurulunun İlk Toplantısı — Kate Washington

  1. Pingback: İmletim Savaşları: Amerika — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER