Birlikte hep daha iyiye

Otuz tane olmaları vesilesiyle bir manzara halinde Yersiz Kitaplar sunulur. Son biriken çeviriler de inşallah önümüzdeki gün ve haftalarda derlenecek. Ruhi Su ve Sakareller çevirilerini içeren İngilizce bir şarkı kitabı çıkacak. “Altı e-posta”yı, Konumum Hakkında‘yı, Durumum Hakkında‘yı ve Niyet Edilen Yazıyı Çıkarma Yönetmeliği‘ni içeren “Boston Raporu: B yüzü” çıkacak. Duran Kaya Siyu Kabilesi, Yazarlar Direnişte ve son günlerde çevirdiğim Ulusal Parklar ve Bilimciler Yürüyüşüyle ilgili haberleri içeren bir (macera dolu?) Amerika derlemesi çıkacak. Bütün bunlar bittikten sonra kalanlarla (bir tanesi şarkılardan oluşan) iki e-kitap daha derlenecek gibi gözüküyor. Gelecekte gelecek bu beş tane hayalet kitabı hayal etmek üzere beş tane soru işaretine tablonun alt satırında yer verildi. Söz konusu ontolojiyi kaldıramayan tüm taraflar (mesela bilimum kitap-dergi-gazete yayıncısı ve genel olarak “hayır”cılar) buradaki tabloyu kendilerine yönelik kocaman bir nanik gibi yorumlamakta özgürdürler.

wark-kapak badiou-kapak borromean-kapak lenin-kapak square-kapak
gorce-kapak lenin-syriza-kapak no-futur-kapak kati-olan-hersey-kapak kucuk-panteon-kapak
renk-nedir-kapak bosch-kapak postmortem-kapak iletisimin-kalbi-kapak yikilis-kapak
ne-dolaplar-pesindesin-kapak hosgelirsin-kapak korkma-kapak aaron-kapak tahammul-kapak
sesler-kapak iste-boyle-kapak bizim-olmayacaksa-kapak adalet-ozel-kapak baris-ve-bilgisayar-kapak
paskalya-adasinin-esrari-kapak dualarimiz-kapak bilinen-kapak karga-kapak karga-kapak
? ? ? ? ?

I translated handpicked articles from English into Turkish, compiled tens of ebooks with 2000+ pages

I tell this to simplify matters. Actually it’s not true. I did not translate all of them (not all of them are translations anyway). I am just the representative for them. I translated most of it, but some texts were translated with others, and some texts, even some books were translated solely by others. One of the books wasn’t even published by me but a print publisher, and one of them isn’t even published as a book, it’s a code on gitbook.

But that’s the essence of a translator’s work. We don’t invent words (not that frequently). We use others’ words, we put things in contexts. That’s why the website is called Placeless Things (Yersiz Şeyler). The things there don’t belong. Like words or phrases, they can be moved. Instead of an existence, they have a subsistence. I mean, I am only interested in their subsistence. That’s why I occasionally cite them but I don’t speak about them. They are like free associations. Like various parts of speech without a verb to organize their story, without a structure to what they narrate.

Işık Barış Fidaner

===

İngilizceden Türkçeye seçme makaleler çevirdim, 2000+ sayfalık onlarca ekitap derledim

Mesele basitleşsin diye böyle diyorum. Aslında bu doğru değil. Hepsini ben çevirmedim (zaten hepsi çeviri değil). Ben sadece onların temsilcisiyim. Çoğunu ben çevirdim, ama kimi metinler başkalarıyla birlikte çevrildi, ve kimi metinleri, hatta kimi kitapları yalnızca başkaları çevirdi. Kitaplardan birini yayınlayan ben değilim, bir yayınevi, ve birisi kitap halinde yayınlanmadı, gitbook’ta kod halinde duruyor.

Ama çevirmenin işinin özü budur. Biz kelimeler icat etmeyiz (öyle çok sık icat etmeyiz). Başkalarının kelimelerini kullanırız, olan şeyleri bağlamına koyarız. Web sitesinin adı işte bu yüzden Yersiz Şeyler. Oradaki şeyler ait değiller. Kelimeler ya da sözler gibi, taşınabilirler. Varolmak yerine sürdürülürler. Yani beni ilgilendiren yalnızca sürdürülmeleridir. İşte bu yüzden onlara sık sık atıf yaparım ama onlar hakkında konuşmam. Onlar serbest çağrışımlar gibidirler. Hikayelerini örgütleyecek bir eylemi olmayan, yapılandırılmamış bir şeyi anlatan çeşitli cümle parçaları gibidirler.

Işık Barış Fidaner

3 Comments

Filed under çeviri, kitap