Tamamlanmamış hakimiyet

aksamsefasi

Tamamlanmamış hakimiyeti örnekleyen bir Punnett karesi. R eş-geniyle [allele] ilişkili kırmızı taçyaprak özelliği ile r eş-geniyle ilişkili beyaz taçyaprak özelliği bileşimlenir. Bitkide hakim özellik (R) tamamlanmamış hâlde ifade bularak Rr genotipli bitkilerin kırmızı rengi azalmış çiçekler çıkarmasına sebep olur, pembe çiçeklere yol açar. Renkler birbiriyle karışmaz, sadece hakim özelliğin ifade gücü azalmıştır.

Tamamlanmamış hakimiyet (veya kısmî hakimiyet, yarı-hakimiyet) [incomplete dominance] farklı-döl [heterozygote] fenotipin aynı-döl [homozygote] fenotiplerden değişik olması, sıklıkla da onların ara hâli olmasıdır. Mesela aslanağzı çiçeği kırmızı ya da beyaz renkli olduğunda aynı-döldür. Kırmızı aynı-döl çiçek ile beyaz aynı-döl çiçek eşlendiğinde, pembe aslanağzı çiçeği elde edilir. Pembe aslanağzı tamamlanmamış hakimiyetin sonucudur. Benzer bir tamamlanmamış hakimiyet tipi akşamsefası çiçeğinde bulunur, orada da pembe renk, beyaz ve kırmızı soylu ata çiçeklerin melezlenmesiyle üretilir. Fenotiplerin sayısal ölçümlerle ele alındığı nicelik genetiğinde, [quantitative genetics] eğer bir farklı-döl fenotip iki aynı-döl fenotipin (sayısal anlamda) tam ortasında olursa, o fenotipte hiçbir hakimiyetin sergilemediği söylenir, yani hakimiyet sergilenmesi, ancak farklı-döl fenotipten çıkan ölçüm aynı-döl ölçümlerinden birtanesine [*] ötekinden daha yakın durduğunda olur.

F1 neslinden bitkiler kendileriyle döllendiğinde, F2 neslinin fenotip ve genotip oranı 1:2:1 (Kırmızı:Pembe:Beyaz) olacaktır.

Atıf: Pennington, Sandra (1999). 11th Hour: Introduction to Genetics. Wiley. p. 43. ISBN 978-0-632-04438-2.

(Wikipedia)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

[*] ç.n. Farklı-döl fenotipli yaratık yakınsadığı aynı-döl ideale “Birtanem!” dermiş. Gerekli halk efsanesini de ilerleyen aylarda icat ederiz.

.
[ Külyutmaz’ın sorusu: Akşamsefası bitkisinin kalıtım şeması ]
.

Slavoj Žižek’e atıf yapan Christian Fuchs‘un Immanuel Wallerstein alıntısındaki kusursuz entropi analizi:

Tarih kimsenin yanında değil. Nasıl davranmamız gerektiğine dair hükümlerde hepimiz hata yapabiliriz. Zira çıkacak netice fıtratı gereği kestirilemezdir (dış sebeplerle değil) ve tercih ettiğimiz çeşitte bir dünya-sistemine kavuşma şansımız olsa olsa 50-50’dir. Ama 50-50 çoktur, az değildir.

Wallerstein et al. 2009 Kapitalizmin Bir Geleceği Var mı?

.
[ Sendika.Org’dan Ali Ergin Demirhan’ın Wallerstein notunu okumayı ihmal etmeyiniz. ]
.

~~~ Zatts gönderisi ~~~

Kapitalizmin devrilmesini yazı-tura gibi tahayyül etmesi komik. Nasıl diyor siz? Günümü yaptı.

Wallerstein’ın fikirlerini çok kullanışlı buldum, bir miktar kapitalizmi devirme ihtimallerimi gerçekten yükselttiğini hissediyorum ~~~ Christian Fuchs’un Mutlak Geritepme‘yle ilgili dediği gibi:

Sen felaket niye?
Haydi ihtimallerimizi artıralım

Havalı analizmiş. “Yazı-tura” demiyor, “çatallanma” [bifurcation] diyor, özünde “tercih” [choice] diyor.

Yine de bu bir totoloji: Çatallanma şimdidir = Tercih şimdidir = Şimdi tercihtir = Tercih tercihtir = Çatallanma çatallanmadır = Şimdi şimdidir.

Senin şimdin senin şimdindir, benim şimdim benim şimdimdir.

Senin şimdin bir tercih ya da çatallanma olabilir. Benim şimdim öyle değil.

Benim şimdim konuşuyor.

~~~

İşte Raoul Vaneigem’in “yazı-tura ya da çatallanma yani özünde tercih” demesi:

Dünyaya adapte olmak bir yazıysa-sen-kazandın, turaysa-ben-kaybettim oyunudur, bu oyunda önsel kararlar gereği olumsuz olumlu sayılır, yaşamanın imkânsızlığı hayatın elzem önkoşulu sayılır. Yabancılaşmanın [alienation] devredilemez bir mal [inalienable good] hâlinde sunulmaktan daha sağlam bir kök saldığı görülmemiştir. Olumluluğa dönüştüğünde, tecrit olmanın bilinci, hususî bilinçten başka bir şey değildir, insanların kendi doğuştan kazanılmış en kutsal hakları gibi sağa sola sürükledikleri, kazanç getirmediği hâlde kıymet verilen bireycilik külüstüründen başka hiçbir şey değildir. Bu bir çeşit haz-kaygıdır, bir yandan yanılsamalar topluluğuna yerleşmekten, öte yandan tecrit mahzenine hapsolmaktan bizi alıkoyar.

Raoul Vaneigem 1963-1965 Gündelik Hayatın Devrimi

~~~

Ayrıca bkz.

Dışaran dolaysız bilgi salt bir olgu hâlinde öne sürülür (G. W. F. Hegel)

~~~

Yani kullanıcı soyutlaması!

2 Comments

Filed under çeviri, bilim