Can sıkıntısına varır — Zygmunt Bauman ile görüşme

İsveçli Aşk Kuramı belgeselinin son bölümü

Erik Gandini:

Açlıktan azade, yoksulluktan azade, insanlardan ve belâdan azade bir yer. Öyle sessiz, öyle kusursuz. Peki buradan nereye varacağız? Tavsiye arıyoruz, bilgece sözler arıyoruz. Bireyler sosyetesi hakkında düşünerek çok uzun zaman harcamış biri varsa o da Bauman’dır, Zygmunt Bauman, 90 yaşında Polonyalı sosyolog.

Zygmunt Bauman:

Mutluluğun belâdan azade bir hayat anlamına geldiği doğru değil [untrue]. Mutlu hayat belâlarla başa çıkmak anlamına gelir, belâlarla çarpışmaktır, zorlukları çözmektir. Zorluklar… Zorluklarla yüzleşirsiniz, elinizden geleni yaparsınız, kendinizi zorlarsınız ve sonra, kaderin zorluklarını denetlemiş olduğunuzu gördüğünüz zaman, mutluluk anına varırsınız. İşte budur, tam da bu zorluklarla başa çıkmanın neşesidir, belâyla çarpışmanın, onlarla pointe blanche yüz yüze gelme ve başa çıkmanın neşesidir. Rahatlık arttığı zaman kaybedilen şey, işte budur.

Bir ses:

Birey hâlinde bağımsız.

Zygmunt Bauman:

Herşeyiniz var. Sizi açlıktan ve muhtaçlıktan ve yoksulluktan uzak tutmaya yetecek şartlar var. Sizde olmayan bir şey, devletin sağlayamayacağı, yordamlarla [policy] tepeden sağlanamayacak bir şey, başka insanların arasında, başka insanlarla olmanızdır, birlikte olmanızdır. Onu kendiniz yapmanız gerekir. Bağımsız hâlde eğitilen insanlar başka insanlarla ortak yaşamayı müzakere etme yeteneğini kaybediyorlar. Çünkü sosyalleşme becerilerinden mahrum kalmış hâldesiniz.

Yankı:

Sosyalleşme. Sosyalleşme. Sosyalleşme.

Zygmunt Bauman:

Berbat yorucu bir iştir. Çok fazla çaba ister, çok fazla dikkat ister. Müzakere etme süreci, tekrar müzakere etmek, tekrar tartışmak, tekrar anlaşmak, tekrar yaratmak. Bağımsızlık işte bunu yapabilme yetisini elinizden alır.

Ses:

Kendine yeterli.

Zygmunt Bauman:

Bugün hayatımızı iki farklı dünya arasında bölüyoruz: Çevrimiçi ve çevrimdışı. Bağlanmak ve bağlantıyı kesmek. Çevrimiçi hayat büyük ölçüde risklerden temizlenmiştir. Hayatın risklerinden temizlenmiştir. İnternet dostları, ağ arkadaşları edinmek çok kolaydır. Yalnızlığınızı sahiden hiç hissetmiyorsunuz. Bazı başka kullanıcıların temsil ettiği tutumları beğenmezseniz, onlarla haberleşmeyi kesiverirsiniz. Çevrimdışı olduğunuzda, insan ırkının çeşitliliği gerçeğini görmeniz kaçınılmaz olur. İnsanlar çok çeşitlidir, insanlar, yanınızdan geçenler, tanıştıklarınız, yabancılar. Diyalog kurma, konuşmaya girişme gereğiyle [need] yüz yüze gelmeniz gerekir [have to]. İnsanların farklı olmaları olgusuyla yüzleşmeniz gerekir. İnsan olmanın birçok yolu vardır. Diyaloğa giriştiğinizde neye varacağını asla bilemezsiniz. Belki de kendinizin bilge ve başkalarının aptal olduğu yerine, başkalarının bilge ve sizin aptal olduğunuz kanıtlanacaktır. Bağımsızlık işte bunu yapabilme yetisini elinizden alır.

Ses:

Bireylerin sosyetesi

Zygmunt Bauman:

Ne kadar bağımsızsanız bağımsızlığınızı durdurma yetiniz o kadar azalır, bağımsızlığınızı durdurup çok keyifli bir bağıntılılığı onun yerine geçirme yetiniz o kadar azalır.

Yankı:

Bağıntılılık. Bağıntılılık.

Zygmunt Bauman:

Yani bağımsızlık mutluluğa varmaz. Bağımsızlık, hayatın boşluğuna varır, hayatın anlamsızlığına varır, ve aşırı, aşırı, tahayyül edilemez bir can sıkıntısına varır.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Erik Gandini:

A place free from hunger, free from poverty, free from people and trouble. So quiet, so perfect. So what do we make out of it? We look for advice, for words of wisdom. If there is someone who has spent a lot of time thinking about the society of individuals, that is Bauman, Zygmunt Bauman, 90-year-old Polish sociologist.

Zygmunt Bauman:

It is untrue that happiness means a trouble-free life. Happy life means overcoming troubles, fighting with troubles, resolving difficulties. The challenges. You just confront the challenges, you try your best, you strain yourself and then you get the moment of happiness, when you see that you have controlled the challenges of the fate. Now, that is, exactly this joy of overcoming difficulties, of fighting with trouble, facing them pointe blanche and overcoming. Now, that is being lost, that is being lost, when comfort grows.

A voice:

Independent as individual.

Zygmunt Bauman:

You have everything. You have enough provision to keep you away from hunger and misery and poverty. One thing you don’t have, one thing which cannot be provided by the state, which cannot be provided by the policy from the top is, to be among other people, to be with other people, to be one of a company. That, you have to do yourself. People who are trained in independence are losing the ability to negotiate cohabitation with other people. Because you already are deprived of the skills of socializing.

Echo:

Socializing. Socializing. Socializing.

Zygmunt Bauman:

It is awfully tiring. Requiring a lot of effort, a lot of attention. Process of negotiating and renegotiating, re-discussing, re-agreeing, recreating. Independence strips you of the ability to do just that.

Voice:

Self-sufficient.

Zygmunt Bauman:

We are now dividing our life between two different worlds: Online and offline. Connecting and disconnecting. The online life is, to a great extent, cleaned of risks. Risks of life. That’s so easy to make internet, network friends. You are never really feeling your loneliness. If you don’t like attitudes represented by some other users, you just stop communicating with them. When you are offline, you inevitably see the reality of diversity of human race. People are diverse, people, passers by whom you meet, strangers. You’ll have to face the need to dialogue, to engage in conversation. You have to face up to the fact that people are different. There are many ways of being human. When you engage in dialogue you never know how it will end. Perhaps, instead of proving that you are wise and all the others are stupid, it will prove that others are wise and you are stupid. Independence strips you of the ability to do just that.

Voice:

A society of individuals.

Zygmunt Bauman:

The more you are independent the less you are able to stop your independence and replace it with very pleasurable interdependence.

Echo:

Interdependence. Interdependence.

Zygmunt Bauman:

So at the end of independence is not happiness. At the end of independence, there is emptiness of life, meaninglessness of life, and utter, utter, unimaginable boredom.

2 Comments

Filed under çeviri