Gönüllü emeğin takdir edilmesi

Gönüllü çevirinin takdir edilmesini önemseyerek benimle irtibata geçen Kolektif Kitap‘a yazdığım yanıtı başkaları da okuyabilsin diye yayınlıyorum.

Merhaba,
Takdir edememe sorununu (gönüllü emekle de ilgili yani çabayla, gayretle ve nasıl yorumlandığı sorunuyla da ilgili bu sorunu) ben bilimsel paradigmanın tıkandığı bir yer gibi algılıyorum.

Fizikte birçok şey Enerji korunumuyla, enerji türlerinin birbirine “çevrilmesi” ile ifade edilir. Bunun gibi gönüllü çevirinin de spontane, kendiliğinden, otomatik olduğu zannedilir (aynısı kadınların yeniden üretim emeğinde de zannedilir, insanların yetkin oldukları rollere mahkûm edilmeleri doğallaştırılarak yetkinlik olan şey bir çeşit cezaya “çevrilmiş” olur). Günlük dilde Enerji kavramının kullanımı bu yönde işler. Emek sözü Enerjiyle akrabadır.

Ama “korunum” denen şey fizik formüllerinde kurulan simetriye bağlıdır (buna da “Noether savı” deniyor. Bu konuda bir çeviri yayınlamıştım, Sendika Org da yayınladı). “Serbest düşme” modelinde spontanelik gibi algılanan “enerji türlerinin çevrilmesi” kısmı da Entropi diye başka bir terimle ifade edilir. İşte Emek yerine Çaba, Gayret dendiğinde bu Entropi boyutu devreye girer ve bunlara yapışmış çeşitli olumsuz çağrışımlar vardır. Siyasî kınamalarda her zaman “bu yönde çaba ve gayretleri kınıyoruz” denir. Bu da yön vermekten çok yönsüz bırakma ile sonuçlanır. Çünkü kendine “yürütücü” diyenler yönden bağımsız bir yetkilenme sağlamak isterler. Ama bu imkânsızdır.

Çevirmen açısından bu yön bağlılığı apaçıktır, çünkü A metnini çevirmekle B metnini çevirme işinin bambaşka ve hiç alâkasız işler olduğunu doğrudan nöronlarında hissedip algılayabilir. Demek ki “gönüllü emek” yönlüdür, yani asla herhangi bir işi yapmaya gönüllü değildir, her zaman “bağzı” işleri yapmaya gönüllüdür. İşte bu da günümüzdeki bilimsel paradigmanın algılayamadığı Entropi boyutudur. Çünkü ona “rastgelelik” hâlinde aşina olmuştur. Bilimciler birbirlerine adeta balıkçılar gibi “rastgele!” diyegelmişlerdir. Bu da “ihtimal” kavramında cisimleşmiştir.

Ama çok iyi bilindiği gibi, izafiyet vardır ve izafiyet sadece niceliklerle sınırlı kalmaz, esas izafiyet niteliklerdedir ve bunun inkâr edilmesi, işte yukarıda dediğim “yetkinliğin cezaya dönmesi” ile sonuçlanır. Kürtçe konuşma yetkinliğinin her zaman bir cezaya döndürülmesi gibi.

Bunları bir “monografta” anlatıp atıf yapabilmek isterdim ama muhatap olmayınca söyleyeceğim bir şey de olmuyor. Umarım anlamlı gelmiştir. Selamlar ve iyi çalışmalar dilerim.

İşte bu yazı:

Soyut cebiri icat eden kadın: Emmy Noether (Katie Mack)

Bu da o yazının derlendiği kitap:

Renk nedir? (çeviri derlemesi)

IBF

Ek not:

beygir

Noether savını anlatmak için hazırlanmış bu sayfada “Emmy Noether’in savı kuramsal fizikte standart bir yük beygiri olmuştur” denmiş olması ne kadar ironik, değil mi?

O mecaz orada hiç iyi durmamış John Baez!

1 Comment

Filed under şey

One response to “Gönüllü emeğin takdir edilmesi

  1. Pingback: Cevherin İhtilâfı — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER