Açükleme Muafiyet Talebi Prosedürü ve Yordamı: 3. Neden Müracaat değil?

Önceki bölümün konusu açükleme muafiyeti için başvuru yapmanın imkânsızlığıydı. Bu bölümün konusu açükleme muafiyetinin gerekli mercilere müracaat yoluyla emniyete alınamayacağıdır.

Açükleme Muafiyet Talebi Prosedürü ve Yordamı

1) Neden Talep?

2) Neden Başvuru değil?

3) Neden Müracaat değil?

4) Prosedürle Yordam arasındaki fark

5) Anahtar, Kapı, Köprü, Zemin

3) Neden Müracaat değil?

Herhangi bir müracaatın nihaî hedefi, bir yetkilidir: ya zaten halihazırda varolan bir yetkilidir, ya da müracaatınız sayesinde yetki kazanacak bir faildir. Müracaatın sonuçlanabilmesi, bir yetkilinin onu üstlenmesine bağlıdır.

Öte yandan Açükleme Muafiyet Talebi Müracaatlarını üstlenecek ne bir yetkili bulunabilir, ne de kimseye bu hususta bir yetkilendirme yapılabilir. Açükleme muafiyetinin emniyete alınması müracaat ile olmaz.

Tanıdık bir simadan üç tane hadiseye bakacağız. Amerikalı başkan Donald J. Trump’ın (i) İngiltere karşısında açükleme muafiyeti, (ii) Kanada karşısında açükleme muafiyeti, ve (iii) İsveç karşısında açükleme muafiyeti.

Donald J. Trump vs. İngiltere Açükleme Muafiyeti

İngiltere karşısında açükleme muafiyetini emniyete alabilmek için Amerikalı başkan Prens Charles’a müracaat mı etti? Hayır. Ne yaptı?

Uyarı yaptırdı: Amerikalı başkanın Dünya’nın korunması hakkında olası bir açüklemeye “tahammül etmeyeceği” ve bunun “yarardan çok zarar getireceği” çünkü başkanın “dürtülürse patlayacağı” söylendi.

Donald J. Trump vs. Kanada Açükleme Muafiyeti

Kanada karşısında açükleme muafiyetini emniyete alabilmek için Amerikalı başkan Kanada başbakanı Justin Trudeau’ya müracaat mı etti? Hayır. Ne yaptı?

El sıkma hamlesi yaptı. Kızıyla birlikte masada yan yana fotoğraflar çektirdi. Justin Trudeau’nun kendi ifadesiyle Kanada karşısında bir “yaklaşım” sergilendi.

Donald J. Trump vs. İsveç Açükleme Muafiyeti

İsveç karşısında açükleme muafiyetini emniyete alabilmek için Amerikalı başkan İsveçli mercilere müracaat mı etti? Hayır. Ne yaptı?

“Dün gece İsveç’te ne oldu duydunuz mu vah vah hiç de beklemezdik!” tarzında bir konuşma yaparak gerçekte hiç olmamış bir hadiseye müracaat etti. Peki bu müracaat sonuca ulaştı mı? Hayır. Ne oldu?

Hiç olmamış #ÇimTopuSahasıKatliamı #BowlingGreenMassacre örneği izlenerek hiç olmamış #İsveçHadisesi #SwedenIncident ile günlerce alay edildi.

Öte yandan aynı günlerde gerçek bir olay da patlak verdi: Stockholm’un Rinkeby mahallesinde isyan çıktığı, göçmenlerin yoldaki otomobilleri yakıp sokaktaki dükkanları yağmaladıkları bildirildi.

Basın ve medya bu olaya çeşitli yorumlar getirdi. Kimi gazeteciler bunun baştaki müracaata yeterli bir gerekçe sunduğunu, hatta baştaki yalancılığı akladığını, yani Trump’ın “demek ki aslında haklı” olduğunu iddia ettiler.

Oysa “bakın dün gece vah vah ne olmuş” diye müracaat edilen #İsveçHadisesi’nin gerçekte hiç olmadığı kesinlikle biliniyor. Alenen söylenmiş bir yalan nasıl “aslında adam haklıymış” noktasına çekilebildi?

Facebook’taki Žižek medyamızdan irtibat kurduğum Annette Smith Rinkeby’de çıkan olayı “yansıtma ile özdeşleşme” diye adlandırdı, yani Trump’ın sanki #İsveçHadisesi olmuşçasına yalan söyleyerek yansıttığı saldırgan göçmen imajı, bir özdeşleşmeyi tetikleyerek Rinkeby’deki göçmenleri saldırganlığa teşvik etmişti. Bense buna “kendi kendini gerçekleyen lanet” adını verdim, “self-fulfilling prophecy” yerine “self-fulfilling curse” diyerek.

Özetle Trump “haklı çıkmış” olamazdı ve medyada oluşan algı doğru değildi. Alenen söylenmiş bir yalan haklı çıkarılamazdı. Demek ki bir hadiseye müracaat edilmiş olsa bile sonuçsuz ve karşılıksız kalan bir müracaat oldu bu. Müracaat müracaat olma özelliğini yitirerek daha başka bir şeye dönüşmüştü: Bir yansıtma olup bir özdeşleşmeyi tetiklemişti, ya da bir lanetleme olup kendi kendisini gerçeklemişti.

Üç vakada da Amerikalı başkanın yabancı ülke karşısında kendi “açükleme muafiyetini” emniyete alma işini becerdiği görülüyor. Fakat başkan bunların hiçbirinde “gerekli mercilere müracaat etmek” yoluna gitmemiştir. Daha farklı yollar izlemiştir. Doğaçlama davranışlarla kendi açükleme muafiyetini emniyete almıştır. Yeni başkanın en büyük zayıflığı da budur. Hiçbir prosedür ya da yordamı izlemez, dolayısıyla prosedür ve yordamları olsa olsa boşa çıkarabilir. Yani bunlar ilkesiz davranışlardır. Konjonktürel oportünist manevralardır.

Bir sonraki bölümde açükleme muafiyetini emniyete almanın ilkeli yolları olan Prosedür ile Yordam arasındaki fark ele alınacak.

7 Comments

Filed under şey