Ona Annenden Bahset (2) — Casey Schwartz

Casey Schwartz — 24 Haziran 2015 — nytimes.com

(1)

Gerber 43 yaşında, sevimli, çilek sarışını ve bebek yüzlü. Bu ay onunla New York Eyalet Psikiyatri Enstitüsü’ndeki ofisinde tanıştık, Manhattan’ın batı kıyısında Hudson nehrine karşı. Arkasındaki pencerede George Washington Köprüsü’nün yoğun beyaz sisi deldiği bir sinematografi vardı. Bana dediğine göre Gerber’in nörobilime duyduğu ilgi, psikanalizin dönüştürücü gücünü anlama arzusundan kaynaklanmış. New Haven’dan taşınarak Anna Freud Merkezi ve Londra Kolej Üniversitesi’nde lisansüstü psikoloji eğitimine başladığı 20’li yaşlarından beri Gerber zihnini tek bir sorunun özgül ve geçerlenebilir cevaplarıyla yormuş: hastalanan zihinlerimiz tam olarak nasıl daha iyi olurlar?

tmp_2986-28mag-28analysis-t_CA0-articleLarge-1685148068

Ön araştırmalar aktarımla [transference] ilgili beyin bölgelerinin sol ve sağ insula’yı (Görüntü A), motor korteks’i (Görüntü B, tepede) ve sağ caudate’i (Görüntü B, altta) içerdiğine işaret etti. Görüntüler: Andrew J. Gerber ve Katherine R. Surrence/Columbia Üniversitesi

“Bu büyüleyici araca [tool] sahip olduğumuzu düşündüm,” dedi Gerber. “Analist bir hastayla oturur, ve haftalar, aylar, yıllar geçtikçe o kişi değişir. Sadece davranışsal bir değişim değildir. Kişinin yapısıyla ilgili bir şeyler değişir — psişik yapısı, karakter yapısı. Kişiliği değişir. Her terapist bu hususta bir özgüven duyar ve gördüğü zaman bunu anladığını söyler, ve bunu tecrübe eden her hasta size şöyle der: İçimde bir şey yer değiştirdi [shifted]. Ama neyi kastettiğini bilmeyiz.”

Doktorası üstüne çalışırken Gerber bu gizemli süreci anlaşılır kılmaya çalışan bir araştırma projesine başladı. Kapsamlı haftalık anketler doldurarak mümkün olan en ayrıntılı şekilde ofislerinde ne olduğunu, hasta neticeleri de dahil, belgelemeleri için psikanalistler tuttu. Çalışmanın sürdüğü on yıl boyunca Gerber en çok ilerleme gösteren hastalarda bir örüntü gördü. Daha kötüden daha iyiye, nevrotik olmaktan nevrotik olmamaya dosdoğru bir yol izlemiyorlardı, Gerber’in ilk başta varsaydığı gibi. Daha ziyade, tedavilerinin kabaca ortalarında, yoğun bir akış dönemi geçiriyorlardı, en uç davranışlar arasında dalgalanıyorlardı, ondan sonra iyileşmeye başlıyorlardı. Gerber gördüğü şeyi yakalamak için bir kimya terimi kullanıyor: “tavlamak,” [annealing] bir şeyi önce ısıtıp moleküllerini deli gibi coşturduktan sonra yavaş yavaş geri soğutarak yeni ve daha istikrarlı bir hâle kavuşturmak.

“Ama bu işten bir de soru kaldı,” dedi. “Bundan sonra nereye gidilecek?” Tıp okumaya karar verdi ve 1997’de Harvard’a kaydoldu. 2000’ler boyunca, mezun olduktan sonra, sel gibi yayınlanan beyin görüntüleme çalışmalarıyla psikoterapi akışının —ilaç olmadan bile— beyinde ölçülebilir fizikî neticeleri olduğunu sergiledi. Çalışmaların birçoğu fMRI kullanarak beynin farklı bölgelerinde kan akışı değişimlerini tespit etti, kurama göre bu alanları tespit etmek beyin işlevlerinin nerede ve nasıl olduğunu aydınlatabilir. Araştırmaların çoğu özellikle bilişsel-davranışsal terapinin (CBT) etkilerine bakıyordu, bu da genelde 12 ila 20 hafta sürer; sıkıntıya sebep olan belirli düşünceleri değiştirmeye odaklanır, nereden çıktıklarını ve altlarında başka neler saklandığını —psikanaliz gibi— anlamaya uğraşmaz. Biraz da CBT nispeten kısa bir sürede olan ölçülebilir, gözlenebilir değişimleri göstermek üzere tasarlandığından, öncesi-sonrası resmi veren fMRI araştırması, terapiden sonra beynin hangi kısımlarında faaliyet artışı ya da azalışı olduğunu göstererek CBT’nin doğal bir ortağı olur.

(…)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

ç.n. Biraz acele çeviriyorum. Her yazıya eşit dikkati veremem. Bu yazının bu bölümünde en önemli terim “tavlama”. Ne olduğunu 2011’de yazmışım. “Entropi arttığında… Entropi düşerken…” diye adım adım tarif etmişim. Bkz. Söylenen söylenişi, yapılan yapılışı, bilinç bilinç-içini, kap içeriği, kabuk maddeyi saklar

Bazen çeviride belirli terimlerin tespit edilmesi yeterlidir. Grameri tam oturtmak gerekmeyebilir. Grameri yapılandıran kuvvetler terimlerden gelir. Terimler mutlaktır. Gramer izafîdir.

1 Comment

Filed under şey

One response to “Ona Annenden Bahset (2) — Casey Schwartz

  1. Pingback: Ona Annenden Bahset (1) — Casey Schwartz | YERSİZ ŞEYLER