Serçeler nereye gitti? — Sanjeeva Raj

tmp_15411-14TH_SPARROW-856409104

Çevirenin notu: Bir tanesi 31’inci Yersiz Kitabın kapak resminde. Bir tanesi Portland’da Bernie Sanders’ın kürsüsüne gelip konmuş. Bir sürüsüne MIT kampüsünde ekmek ufalamıştım. Twitter’daki @YersizSeyler hesabında gözüküyor.

Sanjeeva Raj — 14 Eylül 2014 — thehindu.com

İnsanların şehir alanlarındaki hızlı yaşam tarzı değişiklikleri serçelerin muhafazakâr yaşam tarzıyla giderek daha uyumsuz kalır.

Ev serçesi ve alt türleri dünya çapında yayılmıştır, kutup bölgeleri hariç. Serçeler geçmiş 10 bin yıldır insanlarla ortak yaşam içinde oldular. Ozanlar her dilde onların karşılıklı güven ve sevgi şarkılarını söylediler. Ama garip ve üzücüdür ki son 50-60 yıldır serçeler şehir alanlarında insanlarla yoldaşlığı terk ediyor, sadece altşehirlerle kırsal alanları tercih ediyor, ve çevredeki insan habitatlarına sadece kısa ziyaretler yapıyorlar. Yabancılaşmaları öyle hayret verici ve mutlak suretle oldu ki 2002’de serçeler BK’de IUCN Tehdit Altında Türler Kırmızı Listesi’ne alındılar ve 2010’dan beri 20 Mart Dünya Serçe Günü ilân edildi. Delhi 2012’de ev serçesini kendi devlet kuşu ilân etti.

Azalma sebepleri

Serçeler minik olsalar da çok hassas ve bağışıklığı kuvvetli kuşlardır; gözetçi ya da ekolojik gösterge gibi bir anda yok olmaları yaklaşan çevre tehlikeleri hakkında insanları uyarır. Serçelerin şehirlerimizi terk etmesiyle ilgili birçok spekülasyon yapılmıştır, ama hepsi basit bir olguya bağlanır: İnsanların şehir alanlarındaki hızlı yaşam tarzı değişiklikleri serçelerin muhafazakâr yaşam tarzıyla giderek daha uyumsuz kalır.

Çağdaş binalarımızın çevresinde bitkiler azaldıkça beslenecek minik böceklerin bulunmaması, sivrisinek kovucuların iç mekânda, böcek öldürücülerin dış mekânda aşırı kullanımı, serçelere yuva yeri olmayan beton imarlarımız, ve serçe yavrularını beslemek için hiç giriş çıkış noktası bırakmayan klima kullanımı serçelerin yerinden edilmesinin nedenleri arasındadır. Şehirlerimizde artan otomobil gürültüsü ve kirli gazlar da onları kaçırmış olabilir. En çok da dış mekânda baz istasyonlarıyla giderek artan elektromanyetik yayılım ve iç mekânda aşırı kullanılan çeşitli kablosuz cihazlar bu kuşları kovaladı. Tüm bu çevre kirletici faktörlerin sinerji etkisi, serçeleri eski güvenilir yoldaşları insanlardan uzaklara doğru uçurmuş olabilir.

Başka kuş türleri

Ev serçesi aslında çok sayıda kuş türünden yalnızca bir tanesi ve biyo-çeşitlilik rakamları geçtiğimiz 60 yıldır düşüyor. Ama serçelerin yok olması –insanlara en yakın kuş türü olduklarından– bunlardan en bariz olanı. Serçeler aslında daha cep telefonu yayılımları bile icat edilmeden şehirlerden kaybolmaya başladılar. Rachel Carson 1962’de yayınlanan çok ödüllü kitabı Sessiz Bahar‘daki öngörüsüyle tüm uygar dünyayı uyarmıştı: 1939’dan beri böcek öldürücüleri [insecticide] okuryazar olmayan insanlar hiç düşünmeden kullanıyor ve bunlar hayat öldürücü [biocide] olma eğiliminde – sadece böcekleri değil tüm hayatı öldürüyor, insanları bile, doğrudan veya dolaylı yollarla. Carson’un verdiği adla bu “ölüm iksirleri” tam denetim altına alınmazsa, ne serçelerin ne de başka bir türün sayısının azalması veya soyunun tükenmesi önlenebilir. [ç.n. yani önlenemez]

Serçelerin soyu tükenmeyebilir, dayanıklı olup daha güvenli bölgelere göç edebilirler, tahıl ambarlarında, pazarlarda, liman ve tren istasyonlarında beslenebilirler, yakın sahalarda yuva yapabilirler ve uyum sağlayarak nüfuslarını istikrarlı kılabilirler. Meşhur evrimci Charles Darwin’in dediği gibi, “Hayatta kalanlar, ne en güçlüler ne de en zekilerdir. En iyi uyum sağlayanlardır.” Öte yandan biyo-çeşitlilikle ilgili öngörüleri Harvard’dan Edward O. Wilson’u korkutuyor: Yeryüzündeki tüm biyo-çeşitliliği imha ettikten sonra insanlar boşanmış anne babanın çocuğu gibi yalnız başına kalarak ağır bir duygusal sarsıntı geçirebilir ve onun deyimiyle “Eremozoik Çağ” yani Yalnızlık Çağı’na girebilir.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

One response to “Serçeler nereye gitti? — Sanjeeva Raj

  1. Pingback: Intertwine Olurlar — çeviri derlemesi | YERSİZ ŞEYLER